“İsveç’te Kadın Hareketi ve Feminizm” Paneli

sayfa-31-ust68 Önderlerinden Gülay ÜNÜVAR ile Eskişehir’de; “İsveç’te Kadın Hareketi ve Feminizm” Paneli

Türkiye’de 68 dönemi anti-emperyalist, anti-faşist ve anti-şovenist mücadelenin bir isyana dönüşerek büyümesi şeklinde bilinir. 12 Eylül darbesiyle birlikte 70 ve 80’ler ise idamlar, işkenceler, zorlu hapis koşulları ve her türlü maddi ve manevi baskıya maruz kalanlar ile doludur.

68 gençlik hareketi döneminde Deniz Gezmiş’lerin, Sinan Cemgil’lerin yoldaşı olan Gülay Ünüvar ile Eskişehir’de “İsveç’te Kadın Hareketi ve Feminizm” konulu bir panel düzenledik.

Panel, 30 Mayıs Cumartesi günü KESK’in salonunda gerçekleşti. Salonda 30 kişi idik. Etkinliğimiz ilk önce bir arkadaşımızın kısa bir açılış konuşması yapmasıyla başladı. Konuşmada “Bugün burada, erkek egemen toplumun bin yıllardır ikincil plana indirgediği kadının mücadele ve kurtuluş yollarını tartışmak için toplanmış bulunuyoruz. Bugün en saldırgan biçimiyle dünyaya egemen olan Kapitalist düzen, kadını, kadın olduğu için ezmektedir. “Sosyalizm ve Kadın” ilişkisini tartışmaya açacağız bugün. Bu ilişki içerisinde önemli somut örnekler barındırdığını ve kadın hareketi açısından önemli dersler çıkarılabileceğine inandığımız İsveç’teki kadın hareketleri üzerinden yürüteceğiz tartışmayı. Panelistimiz 68 Kuşağı’dan, Deniz Gezmişlere dostluk ve yoldaşlık yapmış Gülay ÜNÜVAR. Gülay ablamız, İsveç’te Kadın Hareketleri ile edindiği tecrübeyi ve bilgiyi bizimle paylaşacak.” denildi.

Konuşmanın ardından panelimiz başladı. Gülay Abla, bizimle, İsveç’teki kadın Hareketlerindeki deneyimlerini paylaştı. İsveç’teki Kadın Hareketleri’nin tarihlerini, teori ve pratiklerini aktaran Ünüvar; sol parti ile kadın hareketlerinin yaşadığı sorun ve ayrımlara da örneklerle dikkat çekti. Sınıf mücadelesi – kadın hareketi ilişkisini ele aldı. İsveç’te feminist hareketlerde görülmüş teori – pratik diyalektiğindeki çelişkilerden örnekler verdi. Daha sonra İsveç’teki farklı feminist akımlar ve farklılıkları, değişimleri ele alındı. Türkiye’deki ve İsveç’teki feminist hareketler arasındaki farklar değerlendirildi ve İsveç’teki feministlerin artık MYK’larında erkeklere yer verebildikleri; “burjuva, beyaz, heteroseksüel kadın hareketi” olmaktan çıkmaya başladıkları gibi örnekler üzerinden İsveç’teki feministlerin Marksist çizgiye Türkiye’dekilere oranla daha çok yaklaştıklarını belirtti.

Bizler, toplumda ikinci plana itilen kadının sorununun salt ona ait bir sorun olmadığını; aynı zamanda karşı cinsin de sorunu olduğunu, toplumsal mücadele olmadan bireysel özgürleşmenin olamayacağını düşünmekteyiz. Bu toplumsal sorun, kadın-erkek diyalogu halinde, ortak mücadele edilerek aşılabilir. Bu mücadele ise emek-sermaye çelişkisine karşı verilen mücadeleyle bütünleştiğinde anlam bulur.

Mücadeleden hiç vazgeçmemiş olan Gülay Abla, zorlu dönemlerin ardından İsveç’e gitmek zorunda bırakılmış ve İsveç’te de mücadelenin içerisinde yer almıştır. Biz 68 Kuşağın canlı tanığı olan Gülay ablayı Eskişehir’de misafir etmekten büyük mutluluk duyduk. Katılan tüm arkadaşlar için, verimli ve keyifli bir panel olduğunu tahmin ediyoruz.

Eskişehir’den Bir Kadın Genç Direnişçi

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir