H. CLİNTON’UN TÜRKİYE ZİYARETİ VE ‘’OPERASYONEL PLANLAMA’’

ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton, uzun Afrika turu sonrası Türkiye ziyaretinde bulundu.

Ziyarette, Suriye politikasında yeni bir aşamaya geçileceği, bunun için de ‘’ yoğun operasyonel planlama’’ yapıldığı açıklandı. Uçuşa yasak bölgenin (tampon bölge) olusturulması ve Esadsız yeni bir rejim sürecini yakınlaştırmayı amaçlayan operasyonların planlanması görüşüldü.

Suriye’ye yönelik yeni yaptırımların uygulanacağı, Clinton’un ziyaretinin bir gün öncesinde ABD tarafından açıklanmıştı. Clinton’a ziyaretinde eşlik eden üst düzey yetkililer de ‘’Esad rejiminin yıkılmasını hızlandırmayı amaçlay- an yeni yaptırımların çok yakında uygulanmaya konacağını’’ söyledi.

ABD adına yapılan tüm açıklamalar Esadsız bir yeni rejim oluşturmada birleşiyor.

Kofi Annan’ı istifaya vardıran sürecin devamındaki adımlar bunlar. Kendilerini Özgür Suriye Ordusu ( ÖSO ) diye adlandıran Esad muhalifi çeteci takım, Suriye’de bir geçiş sürecinin oluşturulmasını amaçlayan Cenevre görüşmelerinde kararlaştırılan hiçbir karara uymayarak bu işi sabote etmiş oldu.

ABD, bunu hep yapıyor. Dün Saddam ve Kaddafi benzer kaderi paylaştılar, şimdiki hedef Esad. Görüşmeleri sabote eden ve en aşağılık metodları uygulayan çeteci, çakal takımı ‘’muhalif’’’ kimliği altında mazluma büründürülürken, Esad ve yanlıları bir canavar ve katil sürüsü olarak gösteriliyor.

Ülkenin içişlerine yapılan müdahale ve elde tuttukları işbirlikçilerin sayesinde gerçekte muhalif kimliği taşıyanlar dışlanmış oluyor bu ‘’oyun’’da. Çünkü onlar ülkelerine emperyalist müdahaleye, saldırıya karşılar. Çünkü onlar etnik ve mezhep savaşları istemiyorlar.

ABD, Ortadoğu’daki kirli oyunlarından birini Suriye’de oynuyor. H. Clinton, yaptığı görüşmelerle ilgili olarak ‘’Zorlukları biliyoruz, hazırlamamız gereken B planı var. Suriye için olabilecek bütün senaryoları görüştük’’ açıklamasını yaptı. ‘’En iyisini en sona bıraktım’’ dediği bu ziyareti şu övgüyle tanımladı ‘’Şu aşamada Türkiye’nin yaptıklarını ne kadar övsem yetmez. Burada (Suriye’de) durmak bilmeyen şiddete karşı Türkiye’nin yaptıkları çok önemli’’

Komşu ülkelerle ‘’sıfır sorun’’ politika yürütmenin mimarı Dışişleri Bakanı Davutoğlu’da ‘’Krizin başlangıcından bu yana yakın temas halindeyiz. Ancak bundan sonrası için bu operasyonel planın ayrıntılarına girmemiz gerekiyor. Her iki tarafın Dışişleri Bakanlıkları bu süreci koordine ediyor. İstihbarat servislerinin ve orduların süreçte üstlenecekleri önemli yükümlülükleri ve rolleri var. Bunu yerine getirmek için de ortak bir çalışma grubu kuracağız.’’

ABD’nin BOP planı için Başbakan Erdoğan bu planın ‘’eşbaşkanı’’ biziz diyordu. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’da (Başbakanına yaraşır bir bakan olduğunu kanıtlarcasına) ABD’nin saldırılarının şimdiki durağı olan Suriye’ye yönelik operasyonlar için benzer göreve soyunmuş durumda. Onlar, adına ‘’eşbaşkanlık’’ ya da ‘’ortak çalışma grubu’’ ne derlerse desin, dün olduğu gibi bugün de üstlenilen rol bellidir: Kirli savaşın tetikçiliği ve bu savaşın mali yükünü sırtlanmak. H. Clinton’un ‘’hazırlamamız gereken B planı var’’ dediği operasyonel planlamada da bu role soyunulmuş olundu. ÖSO çetelerini silahlandırmak ve eğitmek.

ABD’nin planları çerçevesinde hükümet olmuş ve giderek tüm idari alanları eline geçirmiş olan AKP hükümeti ülkemizi emperyalist saldırganlığın üssü haline getirdi. En kirli hesapların içinde bunları görüyoruz. Bölgedeki gerici saldırganlığın ve yayılmacılığın merkezi olan Suudi ve Katar emirlikleriyle girilen ittifak ülkemiz için de bölge halkları için de bir felakettir.

Kahrolsun emperyalizm ve işbirlikçileri!
Yaşasın halkların kardeşliği!
Suriye işgaline ve mezhep savaşı kışkırtıcılığına hayır!

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir