Gündem…

iki_aday_facebookta_kapisacak_1474549123_1796Amerika seçimleri
ABD Başkanlık seçimlerini medyanın favorisi Hillary Clinton değil de Donald Trump kazandı. Trump Amerikan vatandaşlarına bol keseden vaatler dağıttı. Vatandaşlar da zaten adaylardan aldatıcı vaatler bekliyordu. Sağ genelde böyle gelişmektedir. Trump tipik sağ liderler gibi yabancı düşmanı söyleme başvurdu. Seçimi kazanması bu söylemin de tuttuğunu gösteriyor. Trump farklı olarak Rusya ile işbirliğinden söz etti. İşte bu, önemlidir. Eğer Trump Rusya ile işbirliğine yaklaşırsa o zaman Erdoğan’ın alanı daralır. Çünkü Erdoğan sadece Türkiye’deki kamplaşmadan değil ABD-Rusya gerginliğinden de kendisine güç yaratıyordu. ABD’nin Erdoğan’ı devirmek istediği, biliniyor. Fakat ABD bu haliyle de idare ediyor. Erdoğan’ı Kürtlere Kürtleri de Erdoğan’a karşı kullanıyor. ABD’nin Rusya ile işbirliğine yanaşması Erdoğan’ın Batılı sistemin dışına çıkmasını imkansız hale getirir.

Clinton seçilirse Kürtleri silahlandırmayı vaat etmişti. Trump seçildi diye ABD’nin Kürtleri karşısına alması beklenemez. Donald Trump IŞİD’i Obama’nın kurduğunu da iddia etmişti. Başkanlığı aldığında bakalım bu iddiasını açıklayacak mıdır.

Cumhuriyet gazetesi ve HDP operasyonları
hdpli_idris_baluken_tutuklandi411201634FETÖ operasyonlarıyla oyalanırken AKP hükümeti Diyarbakır belediye eş başkanlarını gözaltına alıp hapse koydu. Yerlerine ise kayyım atadı. AKP onunla kalmadı, Demirtaş ve Yüksek Dağ’ın aralarında olduğu 8 HDP milletvekilini de hapse koydu. Tutuklama ve gözaltıların yasadışı olduğu biliniyor. AKP’nin “seçimle gelinir seçimle gidilir” söyleminin demagojiden ibaret olduğu bir kez daha görüldü.
Demokratik kamuoyu HDP milletvekillerinin tutuklanmasına karşı protesto eylemleri düzenledi. Halkta belirli bir kıpırdanma olduğu görülüyor. Burada sorun demokratik muhalefetin birliği ve yaklaşan iç savaşa karşı direnişe hazırlanmaktır. AKP, toplumu kutuplaştırılarak kendisine güç sağlarken CHP, HDP ve sosyalistler AKP’ye karşı birleşik bir direniş geliştiremiyorlar.
cumhuriyet_gazetesi_okurlari_eylemAKP İkinci Cumhuriyetçileri yanına alıp Birinci Cumhuriyetçilere vurdu. Sol “Ulusalcı onlar, Ergenekoncular”, deyip sessiz kaldı. AKP sonra Ergenekon operasyonlarını zevkle seyreden sosyalistlere vurdu. Ardından bir kısım ulusalcıyı yanına alıp var gücüyle Kürtlere saldırıyor.

Aleviler huzursuz ama bir şey yapmadan sırasını bekliyor. CHP çok huzursuz ama sırasını bekliyor. Türkiye solu çok huzursuz. Bir şeyler yapmaya çalışıyor ama çok örgütün içten içe asıl umudunu AKP’nin Avrupa ya da Amerika tarafından yıkılmasına bağlamış olduğu hissediliyor. Herkes de görüyor ki iç savaş geliyor. CHP’nin yaklaşan iç savaşa karşı stratejisi onu uslu durarak önlemeye dayanıyor. CHP yönetimi AKP gericiliğine karşı stratejisini MHP ile yakınlaşma üzerine kurdu. Ona bu stratejiyi önce 12 Eylül darbecileri öğretmişlerdi.

AKP işbaşına gelince 28 Şubat generalleri “CHP ile MHP’yi karıştıralım, direniş gücü oluşturalım” dediler. Cumhuriyet Mitingleri bu yaklaşımla başlatıldı. Doğu Perinçek de vatanseverliği, MHP ile CHP’nin birleşmesinde görüyordu. MHP’nin tepesi ile CHP’nin tepesi birbirine uyabilir ama seçmen kitlelerinin kimyası uyuşmaz. MHP seçmeni . Alevi, Kürt ve sol düşmanlığı karakteriyle AKP seçmenine yakınıdır. Ayrıca Bahçeli her seferinde AKP’nin yanında yer almıştır. Ecevit koalisyon hükümetini yıkarak AKP’nin mutlak zaferinin önünü açan Bahçeli olmuştu. Erdoğan’ın bütün başarılarının arkasında Bahçeli vardır.
CHP yöneticileri daha sonra Cemaat aklıyla MHP ile bir olma çabasını sürdürdü. O kafayla Ankara Belediye Başkanlığı’na CHP düşmanı MHP’li Mansur Yavaş’ı aday gösterdi. Cumhurbaşkanlığı ise gene dinci şimdi MHP’ci Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterdi. CHP yöneticileri bu yaptıklarını “sağa yanaşıp AKP’yi geriletme planı” gibi gösterdi. Bütün bu planlar bir bir iflas etti.

İşin garip tarafı HDP ve Kürt hareketinin dostu bir kısım sosyalist hareketler CHP’nin MHP’ye yanaşmasını zevkle seyrettiler. “Bir adama kırk kere deli dersen deli olur” deyişine dayanarak sabah akşam “CHP=MHP” dediler. “HDP; “CHP’yi faşist edersek biz güçleniriz”, diye düşündü. Kürtlerin akılsız dostu sosyalistler “CHP’yi faşist edersek sol güçlenir”, diye düşündü. CHP; MHP’ye yaklaştıkça eridi ama sol güçlenmedi ve Kürt hareketi yalnız kaldı. CHP eğer MHP ile yakınlaşırsa sol hareket de Kürtler de bundan zarar görürler.

Biz Türkiye solu olarak CHP ile HDP taraftarlarının, Türk ve Kürt yurtseverlerinin, M. Kemal’i sevenlerle Öcalan’ı sevenlerin birlikte mücadelesini savunmalıyız. Bulunduğumuz alanlarda bunu sağlamalıyız.

Erdoğan’ın bir seçimle gitmeyeceği biliniyor. O artık devlet olmuştur. Onun Avrupa ya da ABD tarafından devrilmesi de zordur. Türkiye’nin gerici bir iç savaş tarafından ezilmesine karşı çıkmanın yolu “ne yapıp edip iç savaşı engelleyelim”, adına teslim olmaya değil onu devrimci tutumla karşılamaya hazır olmaktan geçiyor. Türkiye solu kendini savunmaya ve halkın savunmasına ön ayak olmaya hazırlanmalıdır.

Odak Dergisi

13/11/2016
Continue reading

Amerikan Seçimleri

ABD Başkanlık seçimlerini medyanın favorisi Hillary Clinton değil de Donald Trump kazandı. Trump Amerikan vatandaşlarına bol keseden vaaadler dağıttı....

Paris’te Söyleşi

img_0301
Odak Dergisi ve ASFA derneğinin 28 Ekim’de Paris Villejuif’ta düzenlediği tartışma toplantısına konuşmacı olarak Hamza Yalçın, Merdan Yanardağ ve...