68 Süreci ve Kapitalizme Karşı Uluslararası Eylemler Paneli

68’in öncü kadın devrimcilerinden Gülay Ünüvar ile Kocaeli’de ‘Kapitalist Küreselleşme Karşıtı Uluslararası Eylemler’ konulu bir Panel düzenledik.

Panel 16 Mayıs 2009 Cumartesi Günü, Saat 14:30’da ve TMMOB Makine Mühendisleri Odası (MMO) Eğitim Salonu’nda gerçekleştirildi. Aynı gün öğle saatlerinde Gülay Abla -arkadaşlarla birlikte- İzmit’e geldi. Biz, hem sohbet etmek hem de Gülay Abla’yı biraz dinlendirebilmek için otururken, bir arkadaşımız son hazırlıkları tamamlamak ve doğrudan oraya gelecek arkadaşlara yardımcı olmak amacıyla Panel’in yapılacağı MMO’na gitti. Kısa bir süre sonra Gülay Abla ile birlikte biz de oraya geçtik. Panel’in başlamasına yakın, arkadaşlar da gelmeye başladı.
Yaklaşık 30 kişi idik. Bizce bu iyi bir sayıydı ve gelenler de ilgi, katılım ve soruları ile bizi yanıltmadılar… Önemli mazeretleri olduğu için gelemeyen arkadaşlar da vardı.
Koşullarımız nedeni ile hazırlıkları ağırlıklı olarak son hafta yapmak durumunda kalsak da, tüm deneyimsizliğimize karşın aslında Panel’e oldukça disiplinli bir biçimde hazırlandık. Gülay Abla ile iletişim kurularak konu ve tarih gibi ayrıntılarda anlaştıktan sonra; çalışmalara afiş ve bildiri tasarımı ile başladık. Afiş boyutunda sorun yaşayınca son anda yetiştirilen format ile yetinmek durumunda kaldık. Daha iyi bir planlama ile bu konuda daha iyi sonuç elde edebilirdik.

Bildirilerimizi ise zamanında hazırlayıp Salı Günü İzmit Merkezi’nde halka dağıtmanın yanı sıra bazı kurumlara ve gençlerin çoğunlukta olduğu mekanlara bıraktık. Ertesi gün ise bir arkadaş yakın çevremiz ve kalan kurumlara dağıtım yaparken biz de okulda arkadaşımızla belli bir işbölümü içinde bildirilerimizi dağıttık. Perşembe Günü ise Afiş’i çıkartarak kafe ve kurumlara astık. Özellikle üç arkadaş olarak yakın çevremizle sürekli iletişimde kalarak bilgilendirmenin yanı sıra kendi heyecan ve coşkumuzu da onlarla paylaştık ve bu tarzımıza oldukça olumlu yanıtlar aldık… Çoğu Panel’e katıldılar.
Hepimiz açısından etkileyici ve eğitici bir Panel oldu. Normal ve ilan ettiğimiz süre 2 saat olmasına karşın katılımcıların ilgi ve katılım ile özellikle de 68 Süreci ile Anti – Kapitalist Mücadele konularındaki soruları sonucu Etkinlik 3 saat sürdü.

Gülay Abla ilk olarak Türkiye ve diğer ülkelerin 68 dönemini anlattı ve aradaki farklara değindi. 68 Gençliği’nin mücadelelerinde ne denli inançlı ve özverili olduklarını, örnekleri ile aktardı. “O gençlerde bir devrimcide olması gereken, yaratıcılık, özveri ve kararlılık gibi birçok özellik vardı… ODTÜ’de okurken Sinan CEMGİL de, Ulaş BARDAKÇI ile birlikte Sosyalist Fikir Kulübü’nde (SFK) faaliyet gösteriyorlardı. SFK o dönemlerde ‘sosyalist’ adını alan ilk kulüp olma özelliğiyle, o gençlerin ne denli cesur ve kararlı olduklarını da belgeliyordu. Taylan Özgür katledildiğinde Sinan’ın kitleye yaptığı konuşma bugün bile kulaklarımda çınlar. Yaşantımda Sinan Cemgil denli etkili, güzel ve ajitatif konuşabilen; hitap ettiği tüm kitleyi topyekün eyleme götürebilen benzeri yeteneğe sahip kimseyi tanımadım.”

Şimdi bizler üniversitede okuyoruz. Aklımızda soru işaretleri: Okul bitince ne yapacak nerede çalışacağız? İş bulabilecek miyiz? Kafalarımız bu sorularla meşgulken nasıl ‘mücadele’ edeceğiz? Cebimizde paramız yok ki, atlayıp eylemlere gidelim benzeri, samimiyetle yöneltilen sorular karşısında Gülay Abla: “Biz de sizler gibiydik. Sizlerle aynı kaygıları taşıyorduk, öğrenci olarak bizim de paramız yoktu ama insiyatifli olmayı bildik. Bazılarımız hastanelerde kanlarımızı satarak ya da yemek paralarımızdan kısıp eylemler için otobüs bileti alıyorduk. Bir gün Ulaş BARDAKÇI ile köfteciden bize köfte yapmayı öğretmesini istedik. Karşılığında ise zaten sınırlı olan paramızın bir miktarını ona verdik. Hemen ardından Okul Kafeteryası’nın karşısında köfte ekmek satarak o dönem için oldukça önemli sayılabilecek paralar kazandık ve bunları ‘Hareket’ için kullandık…” benzeri ‘tanıklığı’ ile insiyatifli, yaratıcı ve özverili olma örnekleri veriyordu.

68 Döneminin en önemli olayı olarak ise 15-16 Haziran 1970’teki işçi eylemlerini andı. O günlerde birçok ilde fabrikalar, işçiler tarafından işgal edilmişti. Yozgat’ta yoksul ve topraksız köylüler topraklara el koyarak kolektif bir biçimde işlemeyi başarmışlardı. O dönemde bunlar vb birçok olumlu gelişmenin sağlanmış olmasına karşın; hatta Fransa benzeri bazı ülkelerde bunların çok ötesinde -adeta tüm gerekli koşullar sağlanmışken- Fransız Komünist Partisi (FKP)’nin iktidarı ele geçirmekteki tereddütünü ‘korkaklık’ olarak yorumladı, Gülay Abla. “Bu atılımı yapmadılar, çünkü onlar da kapitalist sitemin, yani bu çarkın bir parçası olmuşlardı…”, dedi. Gülay Abla enternasyonale de sıkça vurgu yaptı. Her yıl değişik ülkelerde yapılan sosyal forumların enternasyonal anlamda çok önemli olduğu ve zamanla radikalleşebileceğinin altını çizerek; bizleri de 2010’da İstanbul’da yapılacak olan Forum’a davet etti.

Bu ve benzeri etkinlikler düzenlemekteki ana amacımız; katıldığımız ve mücadelesini verdiğimiz yol ve değerlerimiz ile ortak geçmişimizin önemli bir boyutu olan onurlu gençlik hareketlerini öncelikle anlamak, sindirmek ve bu birikimi bugünümüz ve geleceğimizle harmanlayıp sağlıklı bir senteze ulaşarak kendimize sağlam bir yol çizmektir. Gülay Ünüvar bu amacımız doğrultusunda en güzel ve daha da önemlisi döneminin ‘canlı’ ve aktif bir tanığı olarak bizler açısından oldukça etkileyici bir örnek oluşturdu. Siyasi tarihimizi, geçmişimizi kavramadan; bu geri planımızın olumluluk ve eksikliklerinden gerekli ders ve sonuçları çıkartmadan, yani geçmişin birikimi üzerinden yarına talip olmaksızın; hedeflerimize ulaşabilmeyi olası görmüyoruz. Bu yönüyle de Panel’imizin amacına ulaştığını düşünüyoruz. Eminiz ki, bizim gibi Panel’e katılan diğer arkadaşlar da 68 Süreci ve Anti-Kapitalist Mücadele hakkında farklı boyutlarını, özellikle de ‘birinci ağız’dan dinleyerek, diyalog temelinde çok değerli bilgilere ulaştılar.

Sonuç olarak, bu yolda önümüzde daha uzun bir yolumuz ve birçok görevlerimiz olduğu açık. Bunu Gülay Abla ve ağır bedeller ödemiş olmalarına karşın mücadeleye devam etme kararlılığını gösterebilmiş insanlarımızın ‘duruş’ ve aktarımlarından da anlayabiliyoruz. Canlı bir tanık; tam da ‘içinden’ yaşanılarak aktarılan mücadele anıları; sergilenen ve adeta kültürel bir boyut haline gelme potansiyeli olan özverili yaşam tarzı ve hiç duraksamadan ödenen bedeller… biz gençleri daha bir motive ediyor ve devrimci mücadelede asla yılgınlığa düşmeden ve giderek artan oranda emek katarak; saygı, sevgi, güven, dayanışma ve en önemlisi de alçakgönüllülükle çalışmalara, görevlerimize yoğunlaşmamız gerektiğine dair, çok değerli örnekler oluşturuyor.

‘Sol memesinin altındaki cevher’in sönmesine izin vermek şöyle dursun, hala ve sürekli olarak onu ‘harlayan’, dünyadaki devrimci mücadele ortamlarını gezen, örneğin Peru’daki devrimcilerden güç alıp, güç veren, 62 yaşında bir ‘delikanlı’ devrimci Kadın örneği olarak Gülay ÜNÜVAR’ı Kocaeli’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.

İyi ki varsın Gülay Abla ve iyi ki bu buluşmayı gerçekleştirdik. Yoldaşça teşekkürlerimizle…

Başka Bir Dünya Kesinlikle Mümkün!

Direne Direne Başaracağız!
Kocaeli ODAK adına Rüzgar ve Berfin

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir