9 MAYIS EROL ZAVAR ve TÜM HASTA TUTSAKLARLA DAYANIŞMA EYLEMLERİ

Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu olarak Erol Zavar’a ve tüm hasta tutsaklara özgürlük talebimizi 9 Mayıs Cumartesi Günü İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Adana, Kocaeli ve Divriği olmak üzere 7 merkezde ve ‘eş zamanlı’ olarak gerçekleştirdiğimiz Dayanışma Eylemleri ile yeniden sokağa taşıdık. Söz konusu alanlardaki muhabirlerimizin* bu konudaki haberlerini birbiri ardı sıra aşağıda okuyabilirsiniz

İSTANBUL sayfa-8

Bu Eylem’e hazırlanmak amacıyla ilk toplantımızı tam 6 hafta önce ve Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu (Asya ve Avrupa birimleri) olarak bir araya gelmek suretiyle gerçekleştirmiştik. Eylem’in yaklaşık dizaynını çıkartmış ve ilk işbölümünü yapmıştık. Ara dönemin, 1 Mayıs dahil çok yoğun bir süreç olmasının da etkisi ile belki tüm ‘hayallerimize’/hedeflerimize ulaşamadık ama ‘yola zamanlı çıkmış olma’nın olumlu etkilerini çok net olarak yaşadık… bu boyutu ile de yararlı bir deneyim oldu bizim için.

9 Mayıs Cumartesi Günü Saat 12.00’de Cumartesi Anneleri’nin “Gözaltında Kayıplar”a yönelik Galatasaray’da her hafta gerçekleştirmekte oldukları Basın Açıklaması’na katılarak başladık eylemimize. Hemen ardından, Erol Zavar’ın ‘Ölümü Ektim Randevu Yerinde’ adlı Şiiri’nin de bulunduğu bildirileri dağıtmaya başladık. Ayrıca “Hasta Tutsaklara Özgürlük”; “İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek,”; “Yaşasın Devrimci Dayanışma”; “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur” ve “Erol Zavar’a Özgürlük” yazılı dövizlerimizle, Erol Zavar’ın fotoğrafını kullanarak hazırladığımız maskeleri de eylemcilere dağıttık. Böylelikle saat 12.30’da “Erol Zavar’a ve Diğer Hasta Tutsaklara Özgürlük” yazılı Pankartımızın önünde Basın Açıklamamıza başlamış olduk.

Aslında planımız Galatasaray Lisesi önünden Kortej halinde yürüyerek Tramvay Durağı’nda Basın Açıklamamızı gerçekleştirmekti; fakat kortej oluşturur oluşturmaz polis barikatı ile karşılaştık. Arkadaşların bir süre polisle görüşüp tartışmasına karşın sonuç alınamaması üzerine Açıklamayı Galatasaray’da yapmayı uygun gördük. Engelleme sonrası sloganlarımız daha güçlü ve coşkulu atılmaya başlandı. 170 kişilik katılımın olduğu Eylem’de Basın Metni’ni Sanatçı Sevgili İlkay Akkaya okudu. Cumartesi Anneleri de Eylemimize katılarak güç verdiler. Hep birlikte ve en güzel dayanışma duyguları ve coşku içinde sloganlarımızı Erol Zavar ve tüm hasta tutsaklar için attık. Taşıdığımız dövizler hasta tutsaklara özgürlük talebimizin ifadesi, Erol Zavar maskeleri ise Erol Zavar’a özgürlük diyenlerin çoğalan yüzleri oldu.

Basın Açıklaması’ndan sonra Taksim Meydanı’na doğru ve kalabalık bir biçimde Erol Abi ve diğer hasta tutsakların durumlarını yüksek sesle haykırarak bildirilerimizi dağıtmaya devam ettik. Meydana dek ulaşıp Hasta Tutsakların isimlerinin yazılı olduğu balonlarımızı özgürlüğe uğurladık.

Eylem sonrası toplanıp eylem değerlendirmesi yaptık. Eylem’in genel hatları ile tüm eylemciler ve o gün o güzergahta Eylem’e tanık olan birçok İstanbullu üzerinde çok olumlu etki bıraktığını gözlemlemiştik. Basının ilgisini de, öngördüğümüzden daha fazla çekebilmiş olmak bizleri sevindirdi.

Öncelikle çok moral kazandık. Tüm umudumuz ve ‘onları, oradan alma’ azmimizle çalışmalara sıkıca sarılmaya devam edeceğiz. Birlik ve dayanışma; umuttur, güçtür, geleceğimizdir. Basın Açıklamamızda da vurguladığımız gibi: “Dayanışma; kendinde insanlığı ve insanlıkta da kendini keşfederek, geliştirerek, birlikte özgürleşme eylemidir. O halde; Haydi Erol Zavar ve Tüm Hasta Tutsaklarla Dayanışmaya!”

Çoğalacağımız ve Kazanacağımız Güne Kadar Umut ve Coşkuyla!

Erol Zavar’a ve Tüm Hasta Tutsaklara Özgürlük!

ANKARA sayfa-9ank

Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu’nun; “Erol Zavar ve Tüm Hasta Tutsaklarla Dayanışma” için birçok ilde eşzamanlı olarak gerçekleştirdiği eylemlerden biri de Ankara’da yapıldı.

Sakarya Meydanı’ndaki Özgürlük Anıtı önünde, içinde aydın ve sanatçıların da yer aldığı ve katılımcıların hasta tutsakların adlarının yazılı olduğu tişörtleri giydikleri Eylemimize yaklaşık 40 kişi katıldı. Okunan Basın Açıklaması’nın ardından bazı arkadaşlarımız birbiri ardı sıra Erol Zavar’ın hayatından kesitlerin yanı sıra sürece vurgu yapan; “Adalet Bakanlığı’nın 10 saatlik sohbet hakkı sözü bir an önce hayata geçirilmelidir”; “Ergenekonculara tanınan sağlık hakkı tüm hasta tutsaklar için sağlanmalıdır” ve “Adaletin tarafsız olduğuna inanmak istiyoruz” gibi cümleler söylediler…

Her eylemimizde yanımızda olan ve desteğini sunan Sevgili Şair dostumuz Mehmet Özer ise okuduğu coşkulu Şiiri’nin ardından kısa bir de Konuşma yaptı. Mehmet Özer Konuşması’nda; “Bizlere direnmeyi ve dayanışmayı bir kez daha hatırlattıkları için” diyerek Erol Zavar ve tüm hasta tutsaklara teşekkür etti. İHD Ankara Şube’den ve diğer devrimci kurumlardan arkadaşlarımız da yanımızdaydılar.

Daha sonra “Tecrit Öldürür, Dayanışma Yaşatır”; “Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın”; “Erol Zavar’a Özgürlük” ve “İçerde, Dışarıda Hücreleri Parçala” sloganları eşliğinde Sakarya Caddesi’nden Mithatpaşa Postanesi’ne, Erol Zavar’a kart atmak üzere Yürüyüş gerçekleştirdik. Atılan kartlar aracılığıyla bir kez daha tecrit altında bile olsa devrimci tutsakların mücadelelerinde yalnız olmadıkları ve bu mücadelenin artarak devam edeceğinin vurgusunu yapmış olduk. Kartlar yollandıktan sonra Eylemimizi yine sloganlarla sona erdirdik.

7 ayrı ilde yapılan eylemlerimiz dayanışma ve birlikte özgürleşme eylemidir. Omuz omuza olduğumuzu ve tutsaklarımızı yalnız bırakmadığımızı göstermektedir. O halde;

Haydi Erol Zavar ve Tüm Hasta Tutsaklarla Dayanışmaya!

Çoğalacağımız ve kazanacağımız güne kadar umut ve coşkuyla…

KOCAELİ sayfa-9kocel

9 Mayıs Cumartesi Günü ‘Erol ZAVAR’a ve Hasta Tutsaklara Özgürlük’ adı altında eşzamanlı bir eylem yapıldı çeşitli illerde. Bu illerden biri de Kocaeli idi. Ağırlıklı olarak 3 arkadaş olmak üzere hazırlık aşamasında beraber çalıştık. “HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!” yazılı bir ozalit Pankart yaptırmanın yanı sıra kartonlara sloganlarımızı yazmak suretiyle dövizlerimizi hazırladık. Çevremizdeki tüm arkadaşlarımızı bu eyleme katmaya çalıştık.

12:30’da İnsan Hakları Parkı’nda başlayan Basın Açıklamamıza yaklaşık 30 kişi katıldı. Bir arkadaşımız Basın Açıklaması’nı okurken, bir diğeri de slogan attırarak eşlik etti. “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur”; “Hasta Tutsaklara Özgürlük” ve “Direne Direne Kazanacağız” gibi sloganlar coşkuyla ve gür bir sesle yankılandı Parkta. Yoldan geçen arabaların bile yavaşlayarak izlemeye çalıştığı, yayaların ise bizzat durarak dinledikleri güzel bir Eylem oldu.

Eyleme katılan arkadaşlar da olumlu geribildirimlerle beğenilerini sundular. Özellikle bazılarından ‘artık beraber yürüyeceğimiz’ mesajını almak bizleri çok mutlu etti. Bazı dost çevreler Eylemimize ilgi göstermezken bazılarını ise yanımızda görmek çok güzel ve motive ediciydi.

Çok deneyimsizdik, örneğin destek vereceklerine emin olduğumuz halde bazı öğretim üyelerini bilgilendirmeyi ihmal etme ya da hazırlıklarla ilgili bazı noktaları son günlere bırakmak şeklinde planlama hataları yapmış olduğumuzu gördük. Bildiri dağıtsak ve Eylemimize bir Yürüyüş boyutu da eklemiş olsak daha isabetli olacaktı belli ki. Bazı eksikliklerimiz de oldu yani ama onları fark edebilmek ve aşma konusunda irade koyabilmek için bile bu ve benzeri eylemlerin bize çok faydası olduğu, olacağı açık. Karınca kararınca bir yerinden biz de tuttuk ve başladık…

Yılmayacağız… Çoğalacağımız ve kazanacağımız güne kadar umut ve coşkuyla kalacağız…

İZMİR

Erol Zavara’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu olarak İzmir’de gerçekleştirdiğimiz Eylem de (koşullarımız göz önüne alındığında) oldukça iyi geçti. Eylemimize tam başlarken İstanbul’dakinin çok iyi geçmiş olduğu haberinin gelmiş olması moral verdi.
60’a yakın eylemcinin katıldığı Basın Açıklaması’nda önce Koordinasyon adına Alp Ayan bir Konuşma yaparak; mevcut infaz sisteminin insana tümüyle yabancı doğasını ve Kampanya kapsamındaki son gelişmeleri aktardı. Ayan, Açılış Konuşması’nın ardından Erol’un ‘Ölümü Ektim Randevu Yerinde Şiiri’ni hangi gün, nerede ve hangi koşullarda, (yani hastalığının ilerlemiş hali ile nüksettiğini öğrendiği gün ve Hastane’nin Mahkum Koğuşu’nda) yazdığını tarif ettikten sonra megafonu Yazar Sevgili Hacay Yılmaz aldı ve alabildiğine de güzel okudu Erol’un Şiiri’ni.

Basın Açıklaması’nı ise Mihriban Karakaya sundu. Onun performansı her zamanki gibi eksiksizdi. Açıklama sık sık atılan coşkulu sloganlar eşliğinde gerçekleşti. Konak Alanı’ndaki insanların da Eylem’e ilgi gösterdikleri açıkça fark ediliyordu.

Hemen Eylem sonrası 15 kadar Koordinasyon üyesi olarak yaptığımız Değerlendirme Toplantısı’nda ise geleceğe yönelik plan ve perspektifler gözden geçirildi.

Yaşasın Devrimci Dayanışma!

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!

Hasta Tutsaklara Özgürlük!

ESKİŞEHİR sayfa-9esk

Eskişehir’deki eyleme 50’ye yakın insan katıldı. Basın da eyleme ilgi gösterdi. Eylemcilerin hasta tutsakların isimlerinin yazılı olduğu tişörtleri giymiş olmaları çevredeki insanların ilgisini çekti.
Eylemimiz coşkulu geçmesine karşın bazı eksikliklerimiz de oldu. Basın Açıklaması’nın hazırlanması ile tişörtlerin gelişi son ana kalmıştı. Yapabileceğimizi düşündüğümüz ‘Sokak Tiyatrosu’nun hazırlıklarında ihmallerimiz oldu. Yürüyüş de yapabilirdik ama iyi bir planlama ile zamanında bu konuda karar vermemiş olmamız nedeni ile bu boyutu gerçekleştiremedik. Diğer kurumlarla toplantı yapılmış, eylemin saat, yer ve diğer ayrıntıları belirlenmişti; O noktadan sonra değişiklik önerisi pratik olmayacaktı.
Eylem saatinin; Erol Zavar Belgeseli’nin de Yönetmeni olan Sevgili Hüseyin Karabey’in ‘Gitmek’ adlı Filmi ile ilgili Eskişehir’de yapılmakta olan Söyleşi’yle çakışması da ortak kitleyi ‘seçim’ yapmaya zorlamış oldu. Her iki etkinlik açısından da talihsiz bir durumdu bu. Ayrıca yapmayı planladığımız Panel’i; Elif Zavar’ın ayağının alçıya alınmış olması nedeni ile gelememesi üzerine gerçekleştirememiş olmamız da üzücü idi.
Eylemimiz alkış ve sloganlarla başladı ve coşkulu bir şekilde sürdü. Eyleme birçok kurum doğrudan örgütleyici olarak katıldı ve bize geleceğe dair hem umut hem de dersler bırakan bir deneyim oldu.

Erol Ağabeyi ve Hasta Tutsakları Oradan Alacağız!

Tecrit Öldürür, Dayanışma Yaşatır!
ADANA

9 Mayıs Cumartesi Günü, Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu çalışmaları kapsamında ve Erol Zavar şahsında tüm hasta tutsakların sorunlarına sahip çıkma anlamında Adana EZYHK olarak olumlu ve anlamlı bir Gün’e ve Eyleme imza attığımızı düşünüyoruz. Bu çalışmanın amacı sistemin tüm aksi yöndeki çabalarına inat, iğdiş edilemeyen bilinç ve vicdanlara ulaşmak, onları harekete geçirmekti. Aramıza sokulan ve sürekli daha da açılmaya çalışılan mesafeyi daraltmaktı yani amaç. Bu tarihi ve kritik noktada hayata geçirebildiğimiz siper yoldaşlığı ve dayanışma ile özgürleşmeyi… aksi yöndeki tüm dayatmalara inat insanlaşmayı gerçekleştirmekti amacımız.

Solda son dönemde adeta kanıksanır hale gelen ‘artık kolay kolay birlikte iş yapamama’ pratiğini tersine çevirebilmek için de elimizden geleni yapmaktı… Karınca örneğindeki gibi ‘başaramasam da, yolunda ölürüm hiç olmazsa’ misali!

Bizler; bu çalışmanın bu amaçlara hizmet ettiğini ve ayrıca gücümüzün farkında olmamız gerektiğini; hiç bir işi ve görevi hafife almamayı da bize bir kez daha fark ettirdiğini düşünüyor ve bu anlamda çok doğru ve isabetli bir adım attığımız, ayrıca mesafe de aldığımızı düşünüyoruz.

Nicel olarak katılımın 60 kişi olduğunu, Eylem’in Şehir Merkezi’nde olması avantajını ajitatif anlamda değerlendirmemiz sonucu geniş bir kesimin Eylemimize tanık olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Katılımcı arkadaşlarımızın ağırlıklı olarak ‘yarınlarımız’ olan gençlerden oluştuğunu da eklersek, coşku, heyecan ve sahiplenme duygusunun hangi noktada olduğu kolaylıkla tahmin edilebilir.

Dostlar, bizler bugün -görevini elinden geldiğince yapmış insanlara olarak- rahat uyuyacağımız ve yarın onurlu, vicdanlı, sorumlu ve insana dair bir mücadele için daha bir coşkulu ve motive biçimde uyanacağımıza eminiz.

Tecrit Öldürür, Dayanışma Yaşatır!
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!

DİVRİĞİ

Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu Sivas/Divriği bileşenleri olarak geçmiş yıllarda gücümüz ve olanaklarımız ölçüsünde İmza Kampanyası benzeri süreçlere aktif olarak katılmış ve Hasta Tutsaklarla Dayanışmayı Erol Zavar nezdinde bu yolla gerçekleştirmiştik. Bu yıl ise kendi ölçülerimize göre ‘çıta’yı biraz daha yükselterek, önce ‘Ölümü Ektim Randevu Yerinde Belgesel Filmi’nin gösterimini gerçekleştirdik, daha sonra ise 9 Mayıs’ta Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu tarafından “Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın” talebi ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilen eylemlere, Erol Zavar’a Dayanışma Kartı göndermek sureti ile katıldık. Etkinlik için bir hafta öncesinden gelebileceğine inandığımız herkesle yüz yüze görüşerek haberdar ettik.

Atacağımız kartları temin için araştırma yaptığımızda bir “sürpriz” ile karşılaştık. Cep telefonları, bilgisayar gibi iletişim araçlarının yaşamımıza girmesi ile birlikte, eskiden her kırtasiyede rahatlıkla bulunabilen kartların artık satılmadığını öğrendik. Biz de bu sorunu, uygun renk ve özellikte karton alıp, keserek kart şekline getirmek ve üzerine duygularımızı çeşitli biçimlerde (yazı, resim gibi) aktarmak suretiyle çözdük.

9 Mayıs Cumartesi Günü Postane kapalı olacağı için Koordinasyon’un da olurunu alarak kartlarımızı 8 Mayıs Günü yolladık. 8 Mayıs Saat 12’de Postane önünde buluştuk. Kısa bir Açıklama’nın ardından önceden hazırlanmış olan kartları Erol Zavar’a yolladık.

Eyleme tamamı gençlerden oluşan bir katılım vardı. Katılımcıların gözlerinden, Erol Zavar ve diğer hasta tutsakların özgürlük istekleri okunabiliyordu. Bu gençler ve onların hasta tutsaklarla dayanışma istekleri var olduğu müddetçe, Erol’u Sincan’dan almamız çok uzun sürmeyecektir. Eylem ve etkinliklerin yapıldığı diğer yerlerde de benzer duyguların yaşandığından hiç şüphemiz yok: Gün dayanışma günüdür.

“Damla suya düşende,

Su nehir olanda,

Nehir yatağını bulanda”

Erol Zavar’ı ve tüm hasta tutsakları ‘oradan almak’ için, damla olmaya, su olmaya, nehir olmaya…

Yurtdışındaki Koordinasyon üyelerinin maddi manevi desteğini tüm süreç boyunca yanımızda hissettik. Örneğin Cemalettin Can Arkadaşımız da aynı gün gönderdiği Mesajı’nda; “Eylemlere çok sevindim. Bu eylemlerde ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ anlayışını görüyorum… Dayanışmayı görüyorum” diyordu.

* İstanbul, Ankara, Kocaeli, İzmir, Eskişehir, Adana ve Divriği’den; Ebru – Yeşim – Seda – Kemal – Gözde – Meltem – Berire – Gülcan – Doğan – Zübeyde – Fidan – Alp – Betül – İsmail – Nejat – Yasin ve İlhan

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir