AKP’nin Gazze Sömürüsü ve İç Savaş Olasılığı

recep_tayyip_erdogan

İsrail’in 8 Temmuz’da başlattığı Gazze’ye saldırılarında Filistin halkından çoğu çocuk bini aşkın insan öldü. Binlerce insan da yaralandı. ABD Başkanı Obama ile Almanya Başbakanı Merkel İsrail’i desteklediklerini açıkça ifade ettiler. İşbirlikçi Arap rejimleri ve AKP ise sözde Filistin’in yanındalar. İsrail hastaneleri dahi vuruyor ve akıl almaz vahşet yapıyor. BM ise İsrail yerine Filistinlileri kınıyor. Filistinlilerin hedef aldığı insanlar asker iken İsrail hiç tereddütsüz sivilleri öldürüyor. Gazze halkı katledilirken Küba, Venezuela, Şili hükümetleri İsrail büyükelçilerini kovdular. Bolivya Ulusal Meclisi İsrail’i terörist devşet statüsüne koydu. Peru ve El Salvador elçilerini geri çağırdılar. Türkiye’den İsrail saldırısına karşı fiili bir tepki olmadı. Yetkililer Gazze edebiyatı yapıyor.

AKP gerçekte kimin yanında?

Erdoğan’ın 29 Ocak 2009 Davos toplantısında İsrail’i ”One minut!” diye ”azarlayarak” İslam dünyasında kahraman olmuştu. İsrail o tarihten bir yıl önce Gazze’ye saldırarak 1700 Filistinliyi katletmiş 6 bin insanı da yaralamıştı. ”One minute” gösterişi aslında fiili tavır koymamanın ambalajıydı. Gösterişin amacı Filistin davasını sömürmekten başka bir şey değildi. Nitekim Erdoğan bir yandan da İsrail’e ulaştıracak şekilde ”Ben orada İsrail devlet başkanına değil moderatöre kızdım” demişti. AKP hükümeti Türkiye’de 2009 yılında İsrail mallarının boykot edilmesini de önledi.

Türkiye’nin adı İsrail’e tek tavır alan Müslüman ülke diye geçiyor. Ünlü yazar Chomsky bile Erdoğan’a inanmış. Kendisini İsrail karşıtı olarak yutturmayı başarmış olan Erdoğan gerçekte İsrail’e büyük hizmetler yapmış insandır.

Bu nasıl tavır ki ticari ilişkiler sürekli gelişiyor? Şimdi Kürdistan petrolü İsrail’e Türkiye üzerinden satılıyor ve ayrıca İsrail ile dış ticaret hacmi AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2013 yılı sonuna kadar yüzde 360 artmışken (1 milyar 405 milyon dolardan 5 milyar 67 milyon dolara) gelişiyorken Erdoğan’ın İsrail eleştirileri samimiyetsiz kalıyor.

Erdoğan Amerika’daki Yahudi lobilerinden Davud Yıldızı cesaret ödülü almış bir insandır. Ödülü ona Filistin davasını cesaretle savunduğu için vermediler.

Siyasi ilişkilerde de öyle. Türkiye 1948 yılından beri sürdürülen hükümetler üstü Filistin politikasını AKP iktidarı ile değiştirdi. İsrail’in NATO tatbikatlarına katılmasını veto etmeye son veren AKP iktidarıdır. İsrail’in OECD üyeliğine veto oyu vermeyi de AKP hükümeti kaldırdı. AKP hükümeti ”İsrail’de nükleer silah var mı?” oylamasına çekimser oy kullandı. Kürecik Üssü İsrail’i korumak için AKP döneminde yapıldı.

Libya ve Irak hükümetleri Filistin’in destekçileriydi. AKP hükümeti onların yıkılmasına aktif destek oldu. Filistin’in Arap dünyasındaki en büyük destekçisi Suriye oldu. AKP iktidarı Suriye’yi bombalayan İsrail uçaklarına kendi hava sahasını açtı. Ayrıca Türkiye İsrail jetlerine yakıt sağlıyor. Türkiye Suriye’de iç savaş çıkaran ülkelerin başında geliyor. Suriye’de iç savaş Filistin direnişine vurulmuş büyük bir darbe oldu. Canının derdine düşen Suriye rejimi Filistin’e destek veremez hale geldi.

Ayrıca Erdoğan HAMAS’ın Suriye’den taşınması için sürekli gayret etti. 10 Şubat 2012 tarihli gazeteler Hamas’ın Suriye’den çıktığını yazdılar ve bunu Esat’a vurulmuş son darbe olarak yorumladılar. HAMAS Suriye’den çıktıktan sonra bin kadar HAMAS militanı Esat’a karşı savaştı ve intihar saldırıları düzenlediler. HAMAS ile Suriye’nin arasını açmak Filistin direnişine büyük darbe vurmaktı.

Ama HAMAS’ın Gazze’de İsrail’e karşı kendisini savunduğu silahlar hala Suriye ve İran’dan alma silahlar. Onları tüneller yoluyla Gazze’ye sokmuşlar ve o sayede İsrail’in çok yerine ulaşabiliyorlar. Gazze saldırısı Filistin direnişini kırmayı amaçlıyor.

İsrail Erdoğan sayesinde en rahat dönemini yaşıyor. Suriye başını kaldıramıyor. Bir tek İran ayakta kalabildi, çünkü ona diş geçiremediler. Erdoğan’ın besleyip silahlandırdığı çeteler Irak’ta ve Suriye’de kestiği insan kafalarıyla top oynuyorlar. Suriye’de Alevileri, Rojova’da Kürtleri ve Irak’ta Şiileri kesiyorlar.

İç savaş korkutması

Suriye’deki iç savaşa Türkiye’den 5 bin insanın gittiği tahmin ediliyor. Bunun geriye yani Türkiye’ye bir etkisi olacaktır. Ayrıca dünyanın çeşitli yerlerinden Suriye’deki mezhep savaşına giden çeteler büyük ölçüde Türkiye’yi kullandılar. Ülkemizi yol ettiler. Savaş sonucu Suriye’den Türkiye’ye 1,5 milyon insan geldi. Bu sayının 2014 sonuna kadar 2 milyona yaklaşması bekleniyor. Ortadoğu’daki kaos Türkiye’yi de tehdit ediyor.
AKP hükümeti daha öncesinden dağıtılmış olan Hizbullah’a yeniden can verdi. IŞİD’in bile AKP’den ne kadar bağımsız olduğunu tahmin etmek zordur. Bir kaos riskinin olduğu gerçek. Bu riski Cemaat sürekli işliyor ve abartıyor ki çaresiz kitleleri istediği yöne çekebilsin. CHP yönetimi iç savaşı önlemek için çareyi Ekmeleddin İhsanoğlu’nda arıyor: Laik görünen cici dinci İhsanoğlu gelecek, yaramaz dincileri terbiye edecek, iç savaşı önleyecek. Başka bir deyişle, hep beraber dinciliğe razı olacağız, başımızda Cemaat’i başımıza getirip hayatımızı garantiye alacağız.
Oysa Türkiye’de bir Gezi direnişi oldu. Dincilik varsa büyük bir demokratik laik potansiyel de var. Cumhuriyet mitinglerinde de görülmüştü ki halkın rejime karşı tepkileri akacak kanal arıyor. Cemaatçiliğin ve Kürt ulusal hareketinin etkisindeki Türkiye solu o potansiyeli zamanında doğru göremedi. Halkın demokratik tepkilerini Cumhuriyet mitingleri adı altında yönlendiren ve Ergenekoncu denen ulusalcı güçler tasfiye edilince halkın bu tepkilerinin sola yakın niteliği Gezi direnişi sayesinde daha iyi görülebildi. Fakat Türkiye solu birlik halinde bir etki yaratamadığı için Gezi direnişinin sonuçlarını büyük ölçüde Kürt ulusal hareketi ve Türk ulusalcıları derlediler.
Evet, AKP olmasaydı İsrail bu kadar insiyatif kazanamaz ve Filistin direnişi bu kadar ağır darbe yemezdi. AKP mezhepçiliği yüzünden şimdi Türkiye de kaos tehdidi altında. Cemaat ve CHP halka, mezhep savaşından kaçınmak için Amerikancı dinciliğe teslim olmayı dayatıyor. Oysa Türkiye’de direnebilecek çok büyük bir potansiyel var. Türkiye solu birlik halinde ve aktif olabilirse halk dincileri alaşağı edecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir