ANADOLU ÜNÜVERSİTESİ YÖK’E HAYIR DEDİ!

ODAK/ESKİŞEHİR

12 Eylül Askeri Faşist Cuntasının ardından  ekonomik, sosyal,siyasal, kültürel  olarak  yeniden şekillenen toplumsal yapının bir ayağını da kendi aygıtları içerisinde dönüştüren Devlet, kendisinin istediği gençliği,bireyi ve toplumu dönüştürmenin bir yolunu da eğitimsistemine  ‘’Yüksek Öğretim Kurumu”YÖK’ü sokarak ‘’garanti” altına almıştır. YÖK sadece öğrencilerin ilerici-devrimci kesimlerine yönelik değil öğretim görevlilerinden üniversitelerin kendi bünyesindeki işletmelerinde çalışan işçilerine dek, bir baskı mekanizması olmaktan öteye, bir bütün olarak emperyalizme, piyasaya bu kaynaklarını peşkeş çekilmesinin de aracı olarak örgütlendi. Bilimsel eğitimden uzak olan YÖK kurulduğu günden bugüne kendi halkının çocuklarına savaş açmış, gelinen aşamada üniversite kapıları dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarının yüzüne kapanır duruma gelmiştir. Öyle ki eğitim bir hak olmaktan çıkarılıp ayrıcalık haline getirilmiştir. Bunlardan dolayı Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde YÖK protesto edildi.
YÖK’ü protesto eylemi ünivesite öğrencilerinin 6 Kasım günü Anadolu Üniversitesi Eczacılık kapısında toplanılması ile başladı. Saat 12.00’da ”YÖK Polis Medya Bu Abluka Dağıtılacak”, ”Ücretsiz Eğitim Sosyalizm’de” sloganları ile birlikte yaklaşık 100 kişi Rektörlüğe doğru yürüyüşe geçti. Rektörlüğün önüne gelindiğinde bir basın açıklaması okundu. Açıklamada; ” Ülkemiz emekçilerini ve eğitim alanında emekçi çocuklarını bekleyen yıkım tablosu daha fazla işsizlik, yoksulluk, tam bir köleleşme koşulları ve emperyalizmin ihtiyaçları çerçevesinde yeniden düzenlenmedir. Bugün üniversite har(a)çlarına yapılan astronomik zamlar, üniversite içi işletmelerin taşeronlaştırılması, üniversitelerde yarı zamanlı çalışan  öğrencilerin işten atılması, Asistanların 50/d gibi yasalarla, yasal haklarının ellerinden alınması ve ucuz iş gücü olarak kullanılması, en küçük idari işlemlerde dahi toplanan paralar, her geçen gün artan sivil- faşist saldırganlıklar, yüzlerce öğrencinin soruşturma terörüyle kitleler nezdinde terörize edilme çabası,  eğitimin ticarileştirilmesi yoluyla olduğu kadar, gençliğin demokratik haklarına ilişkin mücadelesinin de türlü yollardan engellenmeye çalışılacağının göstergesidir” denildi. Ayrıca açıklamada demokratik açılım söylemlerinin dillerden düşmediği bu dönemlerde Güler Zere ve Erol Zavar gibi devrimci tutsakların ölüme mahkum edildiği, sokak ortasında polis kurşunlarıyla insanları öldürmekte sınır tanımayan devletin 13 yaşındaki Ceylan Önkol gibi çocuklara havan topu attığını, bu gün üniversitede yaşananlarında bu toplumsal olaylardan bağımsız olmadığı, Devrimci, demokrat, yurtsever öğrencilerin ÖGB-Polis-İdare işbirliği ile saldırılara, gözaltılara, tutklamalara maruz kalmasının bunların göstergesi olduğu vurgulandı. Açıklamanın ardından ”Yaşasın Devrim ve Sosyalim”, ”Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları atıldı. Çekilen halaylarla beraber eylem sona erdirildi.

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir