Ankara Eğitim Ve Dayanışma Hareketi, “Ya Hep Beraber, Ya Hiç Birimiz” Konserini Gerçekleştirdi

IMG_81027 Ocak Cumartesi günü Ankara’da “Ya Hep Beraber, Ya Hiç Birimiz” şiarıyla yalnızlığa karşı birlikte olmayı, bencilliğe karşı dayanışmayı ön plana çıkardığımız Eğitim ve Dayanışma konserimiz gerçekleşti.

Konserde Cevdet Bağca, Agire Jiyan ve Marsis sırasıyla sahne aldı. Türküler söylendi, halaylar çekildi. Ne yazık ki katılım açısından beklentimizin altında bir konser gerçekleştirmiş olsak da, salondaki izleyici coşkusu katılımın düşüklüğünden ileri gelen moral bozukluğunu engeller nitelikteydi. Dostlarımız bizi yalnız bırakmadı. Özellikle Devrimci 78’liler başta olmak üzere, dost kurum ve örgütler, bizlerle birlikte idi. Katılımın beklentimizin altında olmasının nedeni kendi eksikliklerimiz başta olmak üzere, sürecin insanlar üzerinde yarattığı tedirginlik olduğu konser sonrasında hızlıca yaptığımız eleştiri-özeleştiri toplantısında ifade edildi. Konserin olumlu ve olumsuz yanlarına dikkat çekildi. Başarısızlığımızın öncelikle kendi çalışma eksikliklerimizde aranması gerektiğine dikkat edildi. Bu nedenle, çalışmalarımızdaki baştan beri süreç incelendi.
İnsanların sokağa çıkmaya bile korkutulmaya çalışıldığı, en küçük hak arama eylemlerinin bastırıldığı, bir araya gelişlerin engellenmeye çalışıldığı ve türlü baskılamaların geliştirildiği ağır günlerden geçiyoruz ülke olarak. Tamamen hukuksuz bir şekilde çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle muhalif, emekten yana, barıştan yana olan insanların işine son veriliyor. İşte bu çetin günlerde insanların bir araya gelebilmesinin, ortak bir duruş sergileyebilmesinin önemli olduğunu düşünmüştük. Konserimizde, en çok da bu zor günlerde bir arada olmanın ihtiyacı üzerinde durduk. Zor koşullarda örgütlenen ve çalışmaları sürdürülen konserimizde, bu günlerin ancak birlikte, mücadele ve dayanışma ile atlatılacağı ağırbastı. “Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganlarının sıkça atıldığı konserimiz, eşlik edilen türküler, çekilen horon ve halaylar ile başladığı coşkuda son buldu.2010_05_13__7956Konserimizde Hamza Yalçın ve yurt dışı örgütlenmelerimiz de bizi yalnız bırakmadı. Hamza Yalçın arkadaşın ve sırasıyla Fransa ASFA, Almanya ODAK Kültür Centrum ve İsveç Göteborg Eğitim ve Dayanışma Derneği’nin mesajlarını aşağıda siz okuyucularımız ile paylaşıyoruz:

Eğitim ve Dayanışma Konseri Etkinliğine

Sözlerime Ocak ayında kaybettiğimiz Metin Adil Toraman, Ali Aktürk, Erdoğan Yazgan, Ramazan Yukarıgöz, Mehmet Kanbur, Ömer Yazgan arkadaşları; Ömer Yazganların idam edilmesiyle aynı gün Karadeniz’de boğdurulan Mustafa Suphi ve 14 devrimci önderi; Denizleri, Mahirleri, İbrahimleri, Cemalettinleri, Müslümleri, Ali Aktaşları saygıyla anarak başlıyorum. Onlar kendileri için değil halk için, insanlık için mücadele ettiler. Zulüm ve baskı karşısında teslim olmayıp direndiler. Güç kaynağımızdır onlar. Onlar hem kalbimizde yaradır hem de güç kaynağımız ve gururumuzdur.

Bugün en büyük ihtiyacımız birbirimize daha fazla bağlılıktır. Özgürlük adına birbirimize sırt çevirdiğimiz, her birimiz kendi başımızı kurtarmaya yoğunlaştığımız, birbirimize sorumluluğumuzu, birbirimize ihtiyacımızı unuttuğumuz için bu durumlara düştük. Özgürlük falan kalmadı artık. Ne siyasi özgürlüğümüz var ne de hayat tarzımızı seçme özgürlüğü. Vatan da kalmadı. Bir canımız kaldı, sıra ona geldi.IMG_8048

İstersen bu ülkenin zenginleri arasından biri ol. İstersen büyük makamların sahibi ol. Yarın kendini hapiste bulabilirsin. Bir yerde patlayan bomba ya da gelen kurşun hayatına son verebilir. Nasıl giyineceğine bile başkaları karar veriyor. Şimdi ne giyip gitmeyeceğimize, nasıl gezeceğimize bile karar veremez hale geldik. Batılı ülkelerdeki durum da çok daha iyi değil.

Bizler ülkemizde birbirimizde uzaklaşırken gericiler birbirlerine yaklaştı. Halk içindeki destekleri azdı; mücadeleden kaçıp tek takılmayı, dar aile ve arkadaş çevresine kapanmayı, iki kafeye bir tatil yerine gitmeyi özgürlük sanan bizleri eze eze çoğunluk oldular. Onlar kenetlenip üzerimize geldikçe biz mücadeleden kaçtık, birbirimizden uzaklaştık ve küçücük dünyalarımıza kapandık. Şimdi evlerimizden çıkmaya korkuyoruz ve ne zaman gelip bizi öldürecekler, diye bekliyoruz.

En akıllı yol ilan edilen ve ne yazık ki sol çevrelere de çok benimsetilmiş olan bireysel kurtuluş, en saçma düşüncedir. Oysa yalnızca birbirimizin yardımıyla birbirimize canan olur, yoldaş olursak; birbirimize sahip çıkarak, birbirimize yardım ederek bir güç oluşturursak işte o zaman rahat edeceğimiz, mutlu ve özgür olacağımız şartlara kavuşabiliriz. Dertlerimizi birbirimizden ve mücadeleden uzaklaşarak değil mücadeleye ve birbirimize yaklaşarak çözebiliriz. Bizler birbirimize sahip çıkarsak, birbirimize yardım edersek gücümüz artar, daha güvenli hale geliriz, hayat kolaylaşır ve güzelleşir. Birbirimize ve ülke sorunlarına sırt çevirirsek bugünkü gibi dört tane gericinin korkusundan, evlerimize kapanacak hale geliriz ve hatta ülkemizi terk etmenin yollarını aramaya başlarız.

Aramızda güçlü bir dayanışma kuramazsak büyük balığın önünde yem olmamak için kaçışan küçük balık sürüsüne, bir tek kurdun teker teker boğazladığı koyun sürüsüne döneriz.IMG_7931

Bu hallere düşmemizin bir temel sebebi birbirimize ilgisizliğimiz idi. Diğer temel sebep de rekabetçiliği bir şey sanmamızdır. Bize öğrettiler ki rekabet gelişmenin anasıdır. Rekabet üzerine kurulan dünyada herkes birbirini boğazlıyor. Emekçiler, öğrenciler, öğretmenler rekabet yüzünden bölünüp parçalanıyor. Amerika Türklerle Kürtleri birbiriyle rekabete ve savaşa sokup kendi saltanatını sürüyor. Rekabetçilik bir de sol kesime bulaşmış ki, bir türlü birleşemiyoruz. Rekabetçilik yüzünden bir türlü BİZ olamıyoruz. Birbirimizi gördük mü gerektiği gibi sevinemiyoruz. Hatta rekabetçilik aramızda kara çalı, dikenli tel oluyor; aşılmaz duvarlar örüyor.

En temel ihtiyacımız birbirimize bağlılık ve dayanışmadır. Birbirimize bağlılık ve dayanışma birbirimizin yardımıyla eksikliklerimizi ve yanlışlarımızı görmemize ve daha tam daha gelişkin insanlar haline gelmemize olanak sağlayacaktır. Güvenli, gerçek ve en büyük gelişmeyi işte bu dayanışmacı eğitim anlayışı ile sağlayabiliriz.

Rekabet ve birbirimize sırt dönmemiz yüzünden korkaklaştık. Zulüm karşısında teslim olduk. Birbirimize bağlılık ve dayanışma cesaret kazandıracaktır; zulme karşı direniş cesareti, azmi ve kuvveti kazandıracaktır.IMG_8120

İşte Odak dergisinin ve Liseli Direnişçi Gençlik’in savunduğu Eğitim ve Dayanışma Hareketi dediğimiz anlayış budur.

Kendim kırk yıldır mücadele eden insanlardan biriyim. Fakat ne yazık ki halkımızın ve sol hareketin geneli bu durumda. Biz de sonuçta aynı bütünün parçasıyız. O nedenle “biz” dedik.

Ama biz devrimciler direniş odaklarıyız. Yani bu ülkenin bütün yiğit evlatları ölmedi. Toprağından yiğitlik fışkıran bu ülkenin boyun eğmemiş ve asla boyun eğmeyecek devrimcileri var. Bu ülkenin teslim olmayacak direnişçi gençleri var.

Bu yüzden durum ne denli kötü olursa olsun asla umudumuzu kaybetmeyiz. Biliyoruz ki tarihte son sözü direnenler söyler. Yukarıda belirttiğimiz anlayışla birbirimize sahip çıkarak, direnerek, birleşecek ve bir kuvvet haline geleceğiz. Kötüleri yere serecek, kendi düzenimizi kuracağız!

Kahrolsun Teslimiyet Yaşasın Direniş!

Hamza YALÇIN

Dostlar Yoldaşlar;

“Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” şiarı ile hazırladığınız etkinliği en içten devrimci duygularımız ile selamlıyoruz. Bu gerici düzene ve onun çetelerine karşı birlik ve beraberliğimizi geliştirmek en büyük devrimci görevdir. Bizler Direnişçiler olarak mücadelenizde hep yanınızda olacağız. Bu mücadelenin bir neferi olarak hep birlikte Gericiliğe ve Faşizme Karşı Direnişi yükseltelim.

Zafer Direnen Halkların Olacak

ASFA (Anadolu-Fransa Dayanışma Derneği)-Fransa (Paris) IMG_8099

Direnişçiler, yoldaşlar, kardeşler…

Karanlık bulutların ülkemizin ufkunu sardığı ve siyasi iktidarın neredeyse nefes almayı bile yasakladığı bir ortamda gerçekleştirdiğiniz bu etkinlik, bizlere umut veriyor. Etkinlik, gerçekleştirildiği tarih itibariyle de, çok önemli mesajlar veriyor. Sizler ülkemizin direnen, aydınlık yüzlerini de anıyorsunuz orada. Anmakla kalmıyor, halk türküleri ve deyişlerle de binlerce yıllık isyan ve direniş geleneğini geleceğe, yeni nesillere taşıyorsunuz. Türküleriniz ve marşlarınızla suskunluk perdesini de yırtıyorsunuz.
Almanya´dan Direnişçiler olarak etkinliğinizi selamlıyor ve başarılar diliyoruz.

İnanın, güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz.

Odak Kültür Centrum-Almanya (Münster)

Koyu, karanlık günler içerisindeyken memleketimiz, laiklik, özgürlük, bağımsızlık ve devrimcilik bayrağını omuzlayan dostlarımızı selamlıyoruz! Bugün bu salonda toplanabilmenin, sokaklarda olabilmenin önemi büyüktür. Bunu biliyoruz! Bu geceyi tertipleyen arkadaşlarımıza, onların davetlerine icabet eden dostlarımıza selamlarımızı sunuyoruz! Umudu, aydınlığı teslim alamayacaklar! Direniş kazanacak! Biz kazanacağız!
Göteborg Eğitim ve Dayanışma Derneği Adına
Sevgi Güneş- İsveç

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir