BDSP’ye Yönelik Saldırıya İlişkin Protestolar

bdspe28099ye-yonelik-saldiriya-iliskin-protestolarEsenyurt İşçi Platformu üyesi bir grup, örgütlenme çalışmaları temelinde Haramidere’de bulunan Sabra Tekstil önünde bildiri dağıtırken işyeri sahibinin saldırısına uğradı. 8 Haziran günü tekstil firması patronunun kışkırtmasıyla güvenlik elemanlarının saldırısına uğrayan Esenyurt İşçi Platformu üyeleri bir sonraki gün silahlı saldırıya maruz kaldılar. 9 Haziran günü bu durumu protesto etmek isteyen BDSP üyelerine polis azgınca saldırdı. Fabrika önüne yapılan yürüyüşü engellemek isteyen polisin saldırısı sonucu birçok insan yaralanırken, gözaltına alınan 4 BDSP’li Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanarak; Emine Burcu Eker, Sergül Tarhan ve Melek Can Bakırköy Kadın Cezaevi’ne, Deniz Erdemir de Metris Cezaevi’ne cezaevine sevkedildiler.
Örgütlenme çalışması yaptıkları Sabra Tekstil’de 8 Haziran günü; patronun saldırısı yeterli gelmemiş olmalı ki, bir sonraki gün patron tarafından yönlendirilen güvenlik elemanları yine kitlenin üzerine ateş açmış ve iki işçi bacak ve göğüslerinden yaralanmışlardır. Yine bu durumu protesto etmek isteyen BDSP’lilere polis gaz bombaları, joplarla ve havaya ateş açarak kitlenin üzerine saldırmıştır.
Yaşanan bu saldırılar çeşitli yerlerde yapılan açıklamalarla kamuoyuna duyurularak kınandı.
Bu eylemlerden biri de 10 Haziran günü Osmanbey’de bulunan Sabra Tekstil satış mağazası önünde BDSP ve Esenyurt İşçi Platformu tarafından gerçekleştirildi.
Osmanbey Metro İstasyonu önünde saat 14.00’da biraraya gelen BDSP ve Esenyurt İşçi Platformu “Baskı ve Terör Sökmeyecek! Sabra Patronu Hesap Verecek/ Esenyurt İşçi Platformu”, “Kurşunlar Mücadelemizi Durduramaz! Haramilerin Saltanatını Yıkacağız/BDSP” imzalı pankart ve ozalitlerle Sabra Tekstil mağazası önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdiler. Burada gerçekleştirilen açıklamada; yapılan saldırı protesto edilirken, saldırının sorumlusu olarak Sabra Tekstil patronu ve onun tetikçileri gösterildi. Gerçekleştirilen saldırının Esenyurt İşçi Platformu’na değil, tüm işçi, emekçi ve devrimcilere yapıldığı vurgulandı. Esenyurt İşçi Platformu’nun açıklaması “Bizlere yönelik bu saldırının hesabı, eninde sonunda sorulacak, sorumlular işçi-emekçiler tarafından yargılanacaktır. Katiller, işçi kanıyla geçinenler şunu unutmasın ki, bunların hesabını biz işçi, emekçiler, devrimciler soracağız… Kirli işlerinde, uyuşturucuda, fuhuşta, işçi katletmede kullandıkları çok güvendikleri silahlarının karşısına işçilerin birleşen yumruklarıyla bir balyoz indireceğiz. Bu dostun, düşmanın önünde böyle bilinsin. Her saldırıda sesimiz güçlenerek büyüyor. Hiç bir güç işçi emekçilere ulaşmamıza, örgütlenmemize, kan emiciler sürüsünü alaşağı etmemize, sömürü düzenini devirip yerine insanca yaşanacak bir dünya kurmamıza engel olamadı, olamayacak. Tarihte her zaman işçi kanı dökenler döktükleri kanda boğulmuşlardır, bugünde boğulacaklar… Ve buradan bir kez daha başta eli kanlı haydutların fabrikasında sömürülen Sabra Tekstil işçilerine, tüm işçi emekçilere sesleniyoruz. Bu silahlı saldırının hesabını sormaya çağırıyoruz. Düşük ücretlere, işsizliğe, sigortasız/güvencesiz çalıştırılmaya, fabrikalarda köle gibi ağır çalışma koşullarında çalıştırılmaya, açlığa ve yoksulluğa karşı birlik olmaya, örgütlenmeye, mücadeleye etmeye çağırıyoruz. Esenyurt İşçi Platformu’nun yürüttüğü bu mücadeleye katılmaya çağırıyoruz. Çağrımız tüm emeği çalınanlaradır” sözleriyle sona erdi.
Yürüyüş ve açıklama boyunca “Baskılar, Gözaltılar, Bizi Yıldıramaz”, “Gözaltılar Serbest Bırakılsın”, “Sabra Sömürü Satıyor”, “İşçiler Saflara Hesap Sormaya”, “İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek” gibi dövizler taşınırken aynı içerikli sloganların yanı sıra “Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz!”, “Sabra İşçisi Yalnız Değildir!”, “Sabri Yılmaz Hesap Verecek!”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!”, “Güvencesiz Çalışmaya Sigortasız Çalışmaya Düşük Ücretlere Hayır!”, “Direne Direne Kazanacağız!”, “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!” sloganları atıldı.
bdspe28099ye-yonelik-saldiriya-iliskin-protestolar-211 Haziran günü, BDSP ve Esenyurt İşçi Platformu, uygulanan terör ve baskının kendilerini yıldırmayacağını gerçekleştirdikleri eylemle bir kez daha haykırdılar.
Taksim Tramvay Durağı’nda saat 18:00’de yapılan eyleme bir çok devrimci-demokrat kurum da destek verdi. “Haramiler Düzeni: Patron Kurşunladı, Polis Terör Estirdi, Mahkeme Tutukladı… Faşist Baskı ve Terör Sökmeyecek! Eli Kanlı Haramiler Hesap Verecek/ BDSP” ve “Baskı Terör Sökmeyecek! Sabra Patronu Hesap Verecek/ Esenyurt İşçi Platformu” pankartlarının açıldığı eylemde; “Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma” “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm” , “Kahrolsun Sermaye Diktatörlüğü”, “İşçiler Saflara Hesap Sormaya” gibi sloganların yanı sıra aynı içerikli dövizler de taşındı.
BDSP ve Esenyurt İşçi Platformu adına gerçekleştirilen açıklamada; “Sabra patronu fabrikanın önünde bildiri dağıtan devrimci işçilere kurşun yağdırırken, polisin işi Sabra patronunu korumak oluyor. Sabra patronu elini kolunu sallaya sallaya polis korumasında dolaşırken, Sabra Tekstil önünde saldırıyı protesto edenlerin üzerine kurşun, gaz bombaları yağdırıyor” denildi. Yapılan saldırıda gözaltına alınanların sudan bahanelerle tutuklandığına dikkat çekildi. Açıklama; saldırılara boyun eğilmeyeceği vurgulanırken “Yoldaşlarımızın canına yeltenen patronlar ve onların faşist beslemelerinden hesap soracağız” sözleriyle devam etti. Açıklamada; son dönemlerde artan baskı ve saldırılara dikkat çekilirken, KESK’e yönelik yapılan saldırılarla muhalif güçler üzerindeki baskı ve sindirme politikalarının tırmandırıldığına yer verildi. Son olarak “hiçbir güç bizi devrim mücadelesinden alıkoyamaz. Hiçbir kurşun devrimci sınıf faaliyetine engel olamaz. Hiçbir duvar devrimci soluğumuzu kesemez. Hiçbir güç milyonlara yaşam hakkı tanımayan bu çürümüş düzeni ve kurumlarını ayakta tutamaz” sözlerine yer verildi.
Ardından HSGGP adına Nuri Günay kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında; “patronların işçi sınıfı ve halkın başkaldırmasından korktuğunu ve bunu engellemek için silah bile sıkmaktan çekinmediklerini” belirtti. Günay, yaşanan saldırılara karşı ancak birlikte yanıt verilebileceğinin önemine vurgu yaparken sözlerini; “tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı ve yaralanan arkadaşlara acil şifalar dilerim. Korkmuyoruz, Yaşasın Devrimci Dayanışma” sözleri ile konuşmasına son verdi.
HSGGP adına yapılan konuşmadan sonra KESK adına yapılan konuşmada; yaşanan saldırıya karşı ortak mücadele vurgusu yinelendi.
Eylem ve açıklama atılan sloganlarla ve destekleyen kurumlara katılımları için teşekkür edilerek sonlandırıldı.

Emeğe ve Savunmaya Yönelik Polis Terörüne Son!
Esenyurt Haramidere’de bulunan Sabra Tekstil önünde patronun yönlendirmesi ile kurşun yağmuruna tutulan Esenyurt İşçi Platformu üyelerine yapılan saldırı ve hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla ÇHD İstanbul Şubesi, 16 Haziran günü saat 13.00’de Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması yaptı.
Galatasaray Lisesi önünde “Emeğe ve Savunmaya Yönelik Polis Terörüne Son!” pankartıyla biraraya gelen ÇHD üyeleri adına Güray Dağ kısa bir konuşma yaptı. Yapılan konuşmanın ardından ÇHD üyesi Hülya Deveci basın açıklamasını okudu. Deveci, Sabra Tekstil önünde bildiri dağıtmak isteyen Esenyurt İşçi Platformu üyelerinden iki kişinin fabrika idaresinden kişiler tarafından darp edildiği ve üzerilerine ateş açıldığı halde, ateş açanlardan yalnızca iki kişinin gözaltına alındığını ve çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldıklarını belirtti. İşçilere kurşun sıkanların serbest bırakılmalarına rağmen, olayda gözaltına alınan dört kişinin tutuklanmasındaki hukuksuzluğa ve çifte standarta dikkat çekti. Deveci, “4 kişinin gözaltına alınmasının ardından Esenyurt Merkez Karakolu’na müdafi olarak giden İstanbul Barosu avukatlarından Av. Seyit Nusret Öztürk, Av. Meryem Asıl ve Av. Şerife Ceren Uysal, buradaki polislerin hakaretlerine, sözlü ve fiili tacizlerine maruz kaldıklarını” belirtti. Polislerin saldırgan tutumunun adliyede de devam ettiğini belirten Deveci “gözaltındaki 4 kişi adliyeye bileklerini morartacak kadar sıkılmış şekilde kelepçelenerek getirilmiş ve orada öylece bekletilmişlerdir. Gözaltındaki kişilerin su içmek, tuvalete gitmek gibi yaşamsal ihtiyaçlarını gidermeleri dahi, müdafilerince yazılı şikâyette bulunulana dek, polislerce engellenmiştir” dedi. Açıklamada, “gözaltına alınan 4 kişi, polise direnme suçunu işlediklerine dair kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesi ile tutuklanmıştır” denildi.
Manisa Barosu’na kayıtlı bir meslektaşlarının polis kurşunu ile katledildiğini, bir diğer meslektaşlarının da Kadıköy’deki bir karakolda polisler tarafından darp edildiğini belirten Deveci, bu gidişatın önü alınmadığı takdirde gelecek günlerde daha çok sayıda polis cinayeti işkence ve kötü muamele haberinin alınacağına vurgu yaptı.
Deveci son olarak “yasalar karşısındaki eşitsizliğin, hukuksuz uygulamaların, polis terörünün karşısında, ezilenlerin ve sömürülenlerin yanında mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz” diyerek açıklamayı sona erdirdi.

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir