BİR KİTAP: “DEVLET VE DEVRİM”

sayfa-30-1Rüzgar KIZIL

Devrimciler devleti nasıl görür? Devletsiz bir yaşam mümkün mü? Devlet huzur, güvenlik ve refah için örgütlenmiş bir toplumun vazgeçilmez bir harcı mı? Devlet özgürlüklerin garantisi mi, yoksa inkarı mı? Devrim mücadelesinde devletten faydalanılabilir mi? Devrimden sonra devlet ne olacak? Gerçek bir halk devrimi devleti ortadan kaldırmayı mı yoksa onu ele geçirip amaca uydurmayı mı hedefler?
Lenin’in 1917 yılı Ağustos ve Eylül aylarında yazdığı Devlet ve Devrim adlı kitabı yukarıdaki soruları tartışmaktadır. 1917 yılında Rusya’daki Sosyalist Ekim Devrimi öncesi ilk olarak broşür şeklinde yayımlanan Devlet ve Devrim; burjuva devlet ve proletarya diktatörlüğü sorununu Anarşistler ve oportünistlerle tartışma temelinde ele alıyor.
Lenin bu kitap için 1916 yılında çalışmaya başlamış ama Rusya’da patlak veren 1917 Şubat Devrimi, çalışmalarını kesintiye uğratmıştı. Devrime katılmak için yurtdışından Rusya’ya gelmiş olan Lenin kısa zamanda burjuva devrimi tarafından kurulan Geçici Hükümet tarafından aranır duruma düşmüştü. Kitabına Finlandiya’da saklandığı yerlerde devam etti. Lenin devleti tartışırken Engels’in, ‘Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’ adlı eserinden; Marks ve Engels’in 1848-59 Avrupa devrimleri ve 1871 Paris Komünü hakkındaki yazılarından geniş ölçüde yararlandı. Kitapta Rusya’da yaşanan 1905 ve 1917 Şubat devrimi deneyimlerini de incelemek istemişti ama patlak veren Ekim Devrimi yüzünden bunu yapamadı.
Devlet nedir; hangi ihtiyaçlar sonucu ortaya çıkmıştır; işçi sınıfı devlete nasıl yaklaşabilir; işçi sınıfı iktidarı aldığında nasıl bir yönteme başvurmalıdır noktalarında Lenin’in yaklaşımına biraz değinelim.
Bugün bütün toplumsal ilişkileri elinde tutan ve toplum yönetimiyle ilgili en geniş kurum olan devlet ezelden beri var olan bir kurum değildir. Devlet toplumun kendi kendisini yönettiği bir aygıt veya sistem de değildir. Devlet ilkel toplumlardaki eski kendi kendini yönetme ilişkisinin sınıflı topluma geçiş sürecinde toplumdan kopup yabancılaşarak bir kurum halini almasıdır. İlkel komünal toplumda bir çeşit öz yönetim vardı. Bu toplum içinde sınıf çelişkileri geliştikçe öz yönetim örgütlenmesi özel bir nitelik kazanmaya başladı. Gelişen sınıf karşıtlıklarını yumuşatmaya çalışan ve bu süreçte birbirine düşmanlaşmakta olan toplum katmanlarını bir arada tutmaya çalışan bu aygıt giderek toplumun üstünde ve ona yabancı bir kurum haline geldi ve zamanla da ekonomik olarak güçlenen sınıfın eline geçti.sayfa-30-2
Burjuvazi devlet aygıtını kendisinden önceki egemen sınıflardan devraldı ve onu daha da geliştirerek kendi amaçlarına uydurdu. Burjuva devlet; polisi, ordusu, bürokrasisi, hapishaneleri ile kapitalistlerin halkı bölmesi ve yönetmesine olanak sağlayan bir kurumdur.
Proletarya devrimi devlet karşısındaki tutumuyla anarşistler ve reformistlerden şu temel noktalarda ayrılır: Anarşistler devletin hemen ortadan kalkmasını savunurlar. Marksistler ise bunu olanaksız görür. Marks ve Engels; devrimin burjuvaziye karşı savunulması ihtiyacını ve halkın bujuva düzenden ve alışkanlıklardan birden kopmasının zor oluşunu göz önünde bulundurarak sınıfsız ve devletsiz topluma geçişte özel bir devlete ihtiyaç olduğunu ileri sürdüler. Bu devlet; amacı devrimi burjuvaziye karşı korumak ve halkın kendi kendisini yönetme ve yeni bir dayanışma kültürü geliştirmesine yardım etmek olan bir çoğunluk devleti olacaktır. Marks ve Engels bu devrimci devlete proletarya diktatörlüğü adını verdiler. Kitlelerin sosyalist bilinci ve örgütlenmesi geliştikçe proletarya diktatörlüğü adı verilen devrimci devletin de giderek söneceğini düşündüler.
Kapitalist sisteme alışmış olan halkın birden özel mülkiyetin ve devletin kalktığı bir düzene geçmesi ancak tepeden inmecilikle mümkün olabilirdi. İlk aşama olan sosyalizm temelde “herkesten yeteneğine göre ve herkese emeğine göre” ilkesine dayanacaktı. Bu bölüşüm ilkesini Lenin burjuva sınırları aşamamış bulur, çünkü gerçek bir sosyal eşitliğe dayanmamaktadır. Gerçek eşitlik “herkesten yeteneğine göre ve herkese ihtiyacına göre” ilkesidir ve bu ilke özel mülkiyet ile devletin ortadan kalkacağı komünizme denk düşer. Bu ilkenin uygulanması için üretici güçlerin gelişmesi, bolluk ve zihniyet devrimi gereklidir. Lenin; sosyalist geçiş döneminde devletin fonksiyonlarının okuma yazma bilen işçilerin öğrenebileceği kadar basitleştirilebileceğini, yöneticilerin ayrıcalıklarının kaldırılmasını, memurların tümüyle seçilebilir, her an da görevden alınabilir olması gerektiğini düşünüyordu.
Lenin üretim araçlarını devrim yoluyla kapitalistlerin elinden alıp toplumsal mülke çevirerek sınıf ayrımını yavaş yavaş ortadan kaldırma yolunu savundu. Engels’e “Özel mülkiyeti bir çırpıda kaldırmak olanaklı mıdır?” diye sorulduğunda; “Mülkiyetin ortaklaşalığını kurmak için mevcut üretici güçleri, bir çırpıda gereken ölçüde arttırmak ne kadar olanaksızsa, böyle bir şey de o kadar olanaksızdır. Şu halde nasıl olsa yaklaşan proleter devrim, mevcut toplumu yavaş yavaş değiştirecek ve özel mülkiyeti ancak gerekli miktarda üretim aracı yaratıldığı zaman kaldırabilecektir”, şeklinde yanıtlamıştı.
Marksistler devrimci mücadeleyi geliştirmek için olanağı varsa mevcut devletten ilke olarak yararlanmayı; mesela seçimlere katılmayı, parlamentoya girmeyi vb reddetmez iken, Anarşistler bunu peşinen reddettiler.
Lenin’in oportünist dediği sosyal-reformistler ise sosyalizmi; sınıf işbirliği politikası ile ve burjuva düzenin demokratik reformlarla ıslah edilmesi yoluyla ulaşılacak bir hedef olarak düşünüyorlardı. Burjuva devlet yapısının buna elverişli olduğunu sanıyorlardı. Mevcut devlet cihazını halk hareketi ile parçalayıp yerine yeni tipte ve sönmeye mahkum özel bir devlet kurmanın gereğini kabul etmiyorlardı. Hatta onlar devleti, özgürlüğün düşmanı ve ortadan kalkması gereken bir kurum olarak değil de, sonuçta toplumda özgürlüğün ve huzurun ilelebet savunucusu bir araç haline getirilebilecek bir kurum olarak görüyorlardı.
Devlet ve Devrim Kitabı sosyalist hareketin en temel yapıtlarından biridir. Bu eser bürokratik dikta sorununun tartışılması için de önemli çıkış noktaları sunmaktadır.

2 comments on “BİR KİTAP: “DEVLET VE DEVRİM”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir