Birleşik Emek Hareketi İçin Çağrı

BB10A7AB-92D3-4132-92B4-31E05E869010 32ABBE4E-5362-453E-BA0C-25347BA34B9B 23F921FC-CE44-422E-B499-FCDC24511A79

Türkiye’de bağımsız bir işçi sınıfı hareketinin inşası için bir araya gelen Birleşik Emek Koordinasyonu Girişimi, 17 Aralık saat 13:00’da Kozyatağı Kültür Merkezi’nde ilk forumunu düzenleyecek. Direnişçi işçilerin de katılacağı forumda demokratik ve birleşik bir işçi sınıfı hareketi için neler yapılabileceği konuşulacak. Birleşik Emek Koordinasyonu Girşimi’nin yayınladığı çağrı metni şöyle:

“Bugün, bağımsız bir işçi sınıfı hareketinden söz edilebilir mi? Ülkemizde, sermaye düzeninin fikir ve uygulamaları ile kendi arasında sınır çizmiş bir işçi sınıfı hareketi var mıdır?
Hayır yoktur. Bugün artık Saray eliyle yürütülen neo-liberal politikalar emekçilerin tüm araçlarını aşındırmakta ve kendi kendilerini temsil etme hakkını ideolojik, kültürel ve siyasal engeller üzerinden kullanılmaz hale getirmekte. Mevcut siyasal iktidarın kazanılmış haklara saldırıları, zaten cılız olan sınıf hareketini tümüyle sindirmeyi amaçlamaktadır. Kendi kendini bitiren bürokratik merkezler haline gelen sendikalar, işçi sınıfının mücadelesini sermaye düzeni içine hapsetmektedir. Bu durum sendikaların görevlerini, yani işçi sınıfının çıkarlarını savunmaları ve temsil etmelerini imkansız hale getirmektedir.
Bu sözünü ettiğimiz durum salt sarı sendikalar için değil, sol kadroların hakim olduğu sendikal yapılar için de geçerlidir. Sınıf hareketindeki kırılganlık karşısında şube ya da genel merkez yönetimlerinde yer edinmek, neo-liberal/sağcı kuşatmaya karşı bu mevkileri ne pahasına olursa olsun korumak, sınıfın çıkarlarını ikincil hale getirmekteyse de, kimilerince “sınıf sendikacılığıyla” bağdaşmaz görülmemiştir.
Fakat işçi sınıfı ne kurtarıcılarını bekleyebilir ne de sonsuza kadar şube başkanlarının, genel başkanların, yönetim kurullarının kararlarıyla ayakta kalabilir. Bu duruma son vermek hayatidir, zira sermaye sınıfı, işçi sınıfının tüm mevzilerini zapt edene, tüm mücadele alanlarını kontrol altına alana kadar durmayacaktır. Bugüne kadar durdukları görülmemiştir.
Kısacası, bu gidişe bir dur demek, işçi sınıfının çıkarlarını kendi çıkarlarıyla eş tutan sosyalistlerin en önemli görevlerinden biridir. Birleşik Emek Koordinasyonu Girişimi, işçilerin illallah ettiği bürokratik sendikal yapılardan farklı olarak, işçi demokrasisinin yeşereceği, işçi sınıfının kendi kolları ve aklıyla var edeceği merkezlerin, işçi meclislerinin ülkemizin her yerinde kurulması için bir adımdır.
Tüm bu saydığımız sebeplerden dolayı, aşağıdaki mücadele eksenlerini önüne koyan bir Birleşik Emek Koordinasyonu’nu inşa etmek üzere kollarımızı sıvıyoruz.
İnsanca yaşamayı sağlayacak bir asgari ücret için,
Esnek istihdama karşı iş güvencesi için
Her işçinin sigorta hakkının verilmesi için
Kıdem tazminatının asla teslim edilmemesi için
Taşeron çalışma ve kiralık işçilik uygulamalarının yasaklanması için,
Eşit işe eşit ücret için,
İş yerinde cinsiyet ayrımcılığına son vermek için,
Çalışırken ölmemek için,
Çocuk işçiliğini engellemek için,
Bürokratikleşmeye karşı demokratik işleyiş ve sınıf sendikacılığı için,
İşçi sınıfının örgütünde söz, yetki, karar hakkı için,
OHAL’in kaldırılması, KHK’ların iptal edilmesi için, kamu emekçilerinin işlerine iade edilmesi için,
İşsizliğe dur demek, işten çıkarmaların yasaklanması için,
Etnik ve mezhepçi bölünmeye karşı sınıf dayanışması için,
İşçi meclislerini örgütlemek için,
Bu anlayışla kendi iradesini işçilerin iradesinin yerine koymayan, destekçilerinin toplamını aşacak bir gücü oluşturmak için bir adım atıyoruz. Ne kalkınma sağladıysa bunu işçinin kanıyla canıyla sağlayan düzene karşı tavizsiz bir mücadele yürütmeyi hedefliyoruz. Emeğin örgütlülüğünü ve dayanışmasını çeşitli düzeylerde ve Türkiye genelinde çoğaltmayı amaçlıyoruz. İşçilerin sosyal, iktisadi ve politik haklarının muhafazası için daha geri gidilemeyeceğinin propagandasını tüm Türkiye’de yapmayı ve bu amaçla uzun erimli bir çabayı ortak bir zeminde birlikte örgütlemeyi önümüze koyuyoruz.
Şairin de dediği gibi;
“İşçi işçi olduğu için başkası vermez ona özgürlüğü.
Onu kurtaracak olan başkası değil, bu iş işçinin kendi işi.”

3 Aralık 2017

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir