Cerablus Operasyonu ve Türk-Kürt Kardeşliği

Erdoğan’ın ordusu Cerablus’un da PYD’nin eline geçmesini önlemek için Suriye’ye askeri harekât başlattı. Artık nasıl olduysa Cerablus IŞİD’den kurtarıldı ve bölgeye ÖSO adlı dinci çeteler yerleştirildi. Şimdi Erdoğan’ın ordusu ile ÖSO adlı cihatçılar Membiç’e doğru hareket ediyorlar.

Cerablus Gaziantep ile Suruç’un orta ilerisinde yer alıyor. Cerablus’un sağında ve solunda Kürt kantonları bulunuyor. Kürt ulusal hareketi bu bölgeleri birleştirmeye çalışıyor.

Operasyon, ABD önderliğindeki Koalisyon’un sembolik hava desteğiyle yapıldı. Rusya’nın sert tepki göstermemesi de operasyona pek itirazı olmadığı ve hatta haberdar edildiğini gösteriyor. AKP yazarlarından Abdülkadir Selvi operasyondan önce TSK’ya bağlı özel kuvvetlerin gidip bazı hedefleri temizlediğini yazdıysa da (Hürriyet, 24 Ağustos 2016) bu ifadenin sadece bir süsleme olduğu anlaşılıyor. IŞİD Cerablus’tan düpedüz çıktı ve nereye gittiği de açıklanmıyor. Demek ki askeri harekât IŞİD ile de anlaşmalı yapıldı. Ona “ Sen çık, yerine ÖSO gelecek”, demiş olmalılar. IŞİD’ in oradan hangi anlaşmanın karşılığında çekildiğini bilmiyoruz. Cerablus operasyonu bir yandan da Erdoğan’ın Fetöcülerden arındırdığı ordusunun görücüye çıkmasıdır.

AKP yanlısı yazarlar ve AKP paşaları ordunun 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan tasfiyelerden etkilenmediğini yazıyorlar. Cerablus operasyonu toplumda bu algıyı yaratmayı amaçlıyor.

getimageCerablus operasyonu aynı zamanda Erdoğan’ın Kürtlere karşı kışkırtılmış ulusal duyguları arkasına alarak toplumdaki desteğini güçlendirmeyi amaçlıyor. MHP yanında Vatan Partisi ve CHP liderliği bu konuda AKP’ye hizmet ediyorlar. Bunlar MHP’de ve sosyalist iddialı Vatan Partisi’nde ne gibi sonuçlara yol açar, bilemiyoruz ama bu kadar fazla Erdoğan ve savaş yanlısı tutumun CHP tabanında tepki yaratacağını ve parti liderliğini zora sokacağını sanıyoruz.

Çünkü hala CHP’ye oy veren Kürtler var. Üstelik savaş sadece Kürtlerle sınırlı kalmayacak. Bu savaşta AKP’ye destek vermek demek sadece dışarıda ÖSO adlı dinci çetelere değil içeride Osmanlı Ocakları ve IŞİD gibi çetelere, SADAT gibi kontra örgütlere, tarikatlara; yolsuzluklara ve yağmacılığa; çocuklara tecavüze destek vermektir. Milli mutabakat adı altındaki AKP ye teslimiyet, dinci ve yağmacı ahlaksızlık rejiminin yerleştirilmesinde mutabık olmaktır. CHP tabanı bunu istemez. Zaten Yenikapı sahte milli mutabakatına karşı CHP içinde yükselen seslere Kılıçdaroğlu bile katılmaya başlamıştır.

ABD emperyalistleri Cerablus’a izin vererek Erdoğan’ın ağzına bir parmak bal çaldı. Burjuva basın ABD kurumlarının karşı karşıya gelmiş olduğunu yazıyor. Söylentiye göre CIA Erdoğan’ı Pentagon da Kürtleri destekliyormuş. Gerçekte ise o kurumlar Türklerle Kürtleri birbirine karşı kullanmak için eş güdümlü çalışıyor.

AKP şimdi dinciliği yaymak için Kürt hareketi hakkında yalana dayalı bir kötüleme kampanyası yürüterek Türk milliyetçilerini kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Vatan Partisi bu konuda AKP ile çok sıkı ittifak içinde. Ama Kürt hareketi bazı şoven milliyetçilerin sürekli yazdıkları gibi ABD’nin hizmetinde bir hareket değildir. Kürt hareketi kişiliklidir ve büyük bir yiğitlik ve fedakârlık hareketidir. Onlar Müslümanlık ya da Türklük adına gezen liderler gibi çıkara ve yolsuzluğa batmamışlardır. Onun liderleri ve kadrolarının büyük çoğunluğu şahsi çıkar nedir bilmeyen insanlardır. Hatta birçoğu özel hayat nedir onu dahi bir yana bırakmış olarak mücadeleye hizmet etmektedirler.

Kürt hareketinin liderleri birbirine kuvvetle bağlıdırlar yani generaller ya da sözde Atatürkçüler gibi ABD’nin ya da şunun bunun gözüne girmek için birbirini satmazlar. Kürt hareketi ayrıca dincilikten uzaktır. Bu bakımdan Kürt hareketi ger- çek Türk yurtseverliğinin düşmanı değil dostudur. Kürt hareketi milliyetçidir ama onun milliyetçiliği Türklük adına yürütülen sahte milliyetçilikten ve şovenizmden farklıdır ve ancak sosyalizm tarafından eleştirilebilir. Kürt hareketi özgür vatan için mücadelemizde; yolsuzluğa ve dinciliğe karşı mücadelede çok önemli müttefikimizdir.

Emperyalizm Türkiye devleti ile Kürt ulusal hareketini birbirine karşı kullanarak kendi egemenliğini geliştirmeye çalışıyor. CHP’lisinden HDP’lisine bütün Türkiye halkı bu plana karşı birlikte mücadele etmelidir. Bu anlamda Mustafa Kemal’i sevenler ile Öcalan’ı sevenler arasındaki ön yargıların ve düşmanlıkların kalkması ve diyalog oluşması gerekiyor. Türkiye solu her iki taraftan çokça insanın sevdiği Denizleri, Mahirleri ile bir gönül köprüsüdür. Türkiye solu taraflar arasındaki rekabetin parçası olmamaya özen göstererek birleştirici rol oynamalıdır.

Cemalettin Can

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir