Denizleri Anmak, Deniz Olmak…

18362088_10154509710457197_343968431_oGençlerimiz devrimci gençliğin sembolleri Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve İbrahim Kaypakkaya gibi yürekleri insan sevgisiyle dolu olsunlar. Ezilenlere ve ülkesine derin sevgi ve sorumlulukla bağlı olsunlar. Zulme ve haksızlıklara karşı mücadele etmeye yürekleri olsun. Dünyayı değiştirmek için mücadeleye atılacak denli cesur ve kendilerine güvenli olsunlar.

Bugün 6 Mayıs. Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan adlı THKO önderlerinin idam edilmelerinin yıldönümü. Onlar ülkemizin bağımsızlığı ve halklarımızın mutluluğu için savaştılar. Ölümlerinden 45 yıl sonra halkın kalbinde kahraman olarak yaşıyor olmaları, haklarında verilen idam cezasının vicdanlarda mahkum edildiğini, düşünce ve eylemlerinin ise taktir edildiğini gösterir. Çok büyük sevgi ve saygı görüyorlar çünkü sömürüye ve zulme boyun eğmediler. Kalplerde ve bilinçlerde yaşıyorlar.

Birinci Kurtuluş Savaşı öncesindeki durumu tasvir etmek için “Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini” denmişti. Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini ve şimdi Denizler gibi olmak zamanıdır!

Denizler, mücadelelerine İkinci Kurtuluş Savaşı adını vermişlerdi. Kısa zamanda yenildiler ama çok büyük ve kalıcı bir etki yarattılar. İkinci Kurtuluş Savaşı devam ediyor.

16 Nisan referandumu ülkemizin ve halkımızın bağrına dayanmış olan hançeri gösterdi. Esaret altındayız. Referandumda halkın dinci diktaya zorla oy vermesi istendi. Çoğunluk #Hayır oyu verdiği halde onlar sandıkta dahi hile yapıp sonucu Evet ilan ettiler.

Diktatör şimdi ülke ülke geziyor ki bu dünyanın egemen devletlerinin onayını alsın. Bu konuda vermeyeceği taviz yoktur.

Denizlerin idam edilişlerinin yıldönümünde Sıla Abalay adlı devrimci kız öldürüldü. Gazeteler 18 yaşındaki Sıla Abalay’ın DHKP-C militanlarına eylem emirlerini vermekten arandığını ve polisle silahlı çatışmaya girdiğini yazdı. “Çocuklarınızı tutun yoksa Sıla’yı öldürdüğümüz gibi onları da öldürürüz” mesajıdır bu.

Kılıçdaroğlu diyor ki CHP’li gençlerin hemen referandumdan sonra Yüksek Seçim Kurulu’na yürüyüşe geçmesini engellemiş olmasının sebebi karşı tarafın sopalar ve silahlarda beklediği haberini almış olmalarıymış.

Bizler Denizler gibi mücadeleye, ülkesine, halkına, örgüte ve arkadaşlığa adanmış, Denizler gibi kararlı olmalıyız. Şimdi şartlar Denizlerin döneminde olduğundan daha zor. Ayrıca geçen zaman içinde düşman çok tecrübe kazandı. Bir atımda bitecek kadar hazırlıksız davranırsak Denizler gibi olamayız. Kendinden önceki devrimci birikimi özümsemek ve aşmak için öğrenmeye ve gelişmeye Denizler gibi açık olmalıyız.

06.05.2017

Odak

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir