Dergi Dağıtımı

Dergi dağıtımı hepimiz için üzerinde durulması gereken ve kendimizi o yönde geliştirmemiz gereken bir konudur. Çünkü dergi dağıtımı çalışmalarımızın kilit kavramı olan dialog kavramıyla bağlantılı bir konudur. Düşüncelerimizi halkımıza anlatmada, onlarla iletişime geçmekte ve fikir alışverişinde bulunmamızda çok önemli bir fırsattır. Gerek dergide yazarken gerekse dergi dağıtımı sırasında insanlarla girdiğimiz sohbetlerde bu olanağı yakalarız.

 

İnsan bir konuyu yazarken konu üzerinde okuyarak, tartışarak, belki filmler seyrederek vb bilgi edinmeye çalışır. Bu başka insanların düşünceleriyle iletişim demektir. Ayrıca bir de hep “Kendimi okurun en iyi şekilde anlaması için nasıl ifade edebilirim?” diye düşünür, kendisini yazıyı okuyacak olanların yerine koyar. Yani insan yazarken yazdıklarını okuyacak olanları karşısındaymış gibi düşünür. Yazma işi bu yüzden dolaylı bir diyalogdur. Yazarken konular üzerinde yoğunlaşma olanağı bularak öğreniriz, düşünme yoluyla akla uygun yeni fikirlere ulaşır ve gelişiriz.

 

Dergiyi dağıtırken ise daha doğrudan ve pratiğe daha yakın bir ilişki gelişecektir. Dağıtım sırasında yeni insanlara ulaşılır. Mevcut okurlarla olan ilişkiler tazelenir ve geliştirilir. İnsanların dergide yazılı olan ve olmayan çeşitli konularda fikirleri alınır, problemleri dinlenir. Biz de kendi fikrimizi söyler, sorunlarımızı anlatmaya devam ederiz. Dergi dağıtımı sırasındaki görüşmelerle Pazartesi toplantılarımıza bile hazırlanma olanağı bulunur. Dağıtımın hızlı yapılması gerektiği için çok zaman kimi okurlarla fikir alışverişi telefon yoluyla veya daha sonra dernekte, büroda vb görüşerek sürdürülür. Görüşmeler okurlarla birlikte öğrenmenin bir tarzıdır. Bizde yeni düşünceler uyanır. Kendimizi ifade etme ve karşımızdakini anlama yeteneğimiz gelişir. Bu ilişki eylemlere ve kalıcı bağlara dönüşecektir. Yakaladığımız ilişkilerle ortak faaliyetler içine gireriz. Bu hem de kendimizi geliştirmemizde yarar sağlar. Bir devrimcinin kendisini geliştirmesi gereken en önemli yer olan insan ilişkileri, girişken olmakta, insanlarla dialogda vs. yarar sağlar. Bu nedenle dergi dağıtımını bölgelerde geliştirip yeni bölgeler ve ilişkiler kazanmamız gerekiyor.

 

Yani dergi dağıtımı dergiyi her ay belirli kişilere vermek ya da satışını yapıp dağıtmış olmak için dağıtmak şeklinde görülemez. Dergi dağıttığın yerde aile ilişkileri ve gençleri, gençlik gruplarını yakalamak gerekiyor. Dağıtımı yapan insanın kendine güvenli, enerjik, insanları anlamaya açık ve onlara saygılı hali, fedakarlığı ve gayreti etki yaratacaktır. Dağıtım sırasında moral düşüklükleri olabilir, dergi verdiğimiz kişiler dergiyi almayabilir veya insanların tepkisiyle karşılaşabiliriz. Bu hemen hemen her dergi dağıtımında hatta her işte olur.  Böyle durumlarda yılgınlığa ve umutsuzluğa düşmemek, insiyatifli, disiplinli durmak gerekiyor. Bu hem bizim dergi dağıtmamızda kolaylık sağlar hem de bizim için moral olur. Dergi dağıtıcısı en az bir pazarlamacı kadar girişken ve azimli olmalıdır. Dünyayı değiştirme iddiasındaki bir devrimcinin bir pazarlamacıdan bile daha az insiyatifli ve daha az azimli olması düşününce komik geliyor. Fakat ne yazık ki çoğumuz bu haldeyiz.

 

Dergi dağıtımı özellikle İstanbul gibi önemli ve büyük bir şehirde önemli. Hareketimizin tasfiye olduğu dönemde Odak’ın İstanbul’da bazı bölgelerde ya hiç dağıtılmamış ya da bedava dağıtılmış. Hareketin dağınıklığına müdahele edildiği dönemde bile mevcut ilişkilerle ayda 500 dergiyi dağıtmak mümkün olamamış. Bölgelerde dergi dağıtımının başlatılması nice yol sonra mümkün olabilmiş.

 

Ben İstanbul’a ilk geldiğimde (2010) Sarıgazi, Sarıyer ve Tarabya’da dergi dağıtıyorduk. Daha sonra Kadıköy’de dağıtmaya karar verdik ve başladık. İstanbul’daki arkadaşların ve genç arkadaşların gayreti ile Kadıköy’de her ay arttırarak dergi dağıtmaya başladık. Bu, genç arkadaşlar başta olmak üzere bizim motivasyonumuzu arttırdı. Hem de dergimizi daha çok insana ve çevreye ulaştırdık. İstanbul’un merkezlerinden biri olan Kadıköy’de uzun süreden sonra düzenli ve artan dergi dağıtımı toparlanmaya başladığımızın bir göstergesiydi. İstanbul’da artan bu moralle diğer işlerimizede daha gayretle sarıldık. Dergi dağıtımı diğer çalışmaları da tetikledi.

 

Ancak daha sonra iç disiplinsizliğimiz ve motivasyon eksikliğimizin etkisiyle dergi dağıtımımız aksamaya başladı. Bölgelerde daha az ve gecikmeli dağıtmaya başladık.  Dergiye yazılar geç geliyor, dergi geç basılıyor ve dağıtıma da geç başlanıyordu. Bu da beraberinde yılgınlığı ve isteksizliği getirdi. Daha önce bu işi sırtlamış arkadaşlar bu havadan etkilendiler, tabi gençler de etkilendi. Dergi dağıtımındaki motivasyon düşüklüğü ve moral bozukluğu diğer çalışma alanlarını da düşürdü. Bir kurumun dergi dağıtması geniş bir konu olduğu için moral ve motivasyon durumu genel olarak kurum içindeki diğer alanlardaki çalışmaları da etkiliyor.

 

Böyle bir anda sıçrama yapamazsak eğer bu durum dahada kötüye gider. Bugün dergi dağıtımıyla başlayan düşüş yarın mücadele ile ilgili diğer işleride yokuşa sürer. Önümüzde hedeflerimiz var. Yurt projemiz var; arkadaşlarımız cezaevinde; onlarla dayanışma içinde olmaya çalışıyoruz; geliştirmeye çalıştığımız bir eğitim ve dayanışma hareketi var. Böyle bir süreçte yeniden toparlanmaya sesimizi daha fazla duyurmaya çalışmalıyız, bunu da mücadeleye karşı sorumluluklarımızı yerine getirerek başlayabiliriz.

 

Polis baskısının ağırlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Geçmişten de görüyoruz ki devlet dönem dönem sosyalist hareketi sindirmek ve caydırmak için böyle baskılar yapmakta. Bizim bu dönemleri elimizden geldiğince başarılı bir şekilde atlatmalıyız. Hatta, emperyalizm krizleri nasıl kendi lehine çevirmeye çalışıyorsa bizim de böyle zor dönemleri kendi lehimize çevirmeyi öğrenmemiz lazım. Böyle dönemlerde mücadeleye daha gayretli katılmalı ve birbirimize inancımızı yitirmemeliyiz. İnanıyoruz ki Odak dergisi olarak dergi dağıtımını ve diğer çalışmalarımızı daha iyi ele alacağız. Bu dönemden güçlenerek çıkacağız.

 

Hem bir insanın bile olduğu yerde neler olmaz ki?

 

 

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir