Göteborg Eğitim ve Dayanışma Hareketi Derneği Yeni Yıl Etkinliği

Hamza Yalçın

Hamza Yalçın

Eğitim ve Dayanışma Hareketi olarak yeni yılı Göteborg’da birlikte karşılamak için 30 Aralık akşamı bir etkinlik düzenlemeye karar verdik.  Böylece çevremizdeki insanların evlerinde oturmak yerine bir araya gelerek birlikte söyleşmesine, eğlenmesine, demokratik bir birlik duygusu geliştirmesine yardımcı olmak istedik. Eğlence etkinliği Eğitim ve Dayanışma Hareketi olarak ekip çalışmamızı, çevremizle bağlarımızı güçlendirmeye ve amaçlarımızı bir kez daha ifade etmeye olanak sağlayacaktı.

 

Etkinliğin organizasyonunda bazı eksiliklere rağmen bir ekip gibi çalışılabildik. Ekip üyeleri birbirine büyük ölçüde moral verebildi. Ayrıca ekibimiz kendi eksikliklerini de gördü. Ekibin bu etkinlikteki en net eksikliklerinden bir tanesi, İsveçli demokratik ve ilerici kesime gidemeyişi oldu. Bir diğeri ise Türkiyeli ailelerle de daha etkili bir temas kuramayışımızdır.


Etkinlik hazırlıkları konusunda eksiklerimiz muhakkak olmuştur ve oldu da. Örneğin katılım konusunda net cevaplar alamadık. Netleşmeyen katılımcı sayısı işlerin belirsiz gitmesine yol açtı. Bu da salon hazırlığının geneline yansıdı. 


Hazırlık sürecimizi olumsuz etkileyen bir sebep de, etkinliği düzenleyeceğimiz salonu çok geç bir tarihte kiralayabilmiş olmamızdı. Bir ay önceden arayış içine girmiş olsak da, lokallerin salonlarından olumlu geri dönüş alamadık.
Söz konusu salonu da, etkinliğimizden sadece bir hafta önce tutabildik. Sonuç olarak, etkinliğimizin bir haftalık bir çalışmanın ürünü olduğunu görmemiz gerekir. 


Etkinlik hazırlıkları eksikliklere rağmen, planladığımıza uygun gitti. Örneğin ziyaret etmeyi planladığımız ailelerin büyük kısmına gittik, onları evlerinde veya iş yerlerinde gördük ve onlarla sohbet ettik. Facebook’ta etkinlik sayfası açtık, internet ve telefon gibi araçları etkili bir biçimde kullandık. 


Her etkinliğimizde eksik kaldığını söylediğimiz ”Genç kesime ulaşmaktaki sıkıntımız”ı bu sefer bir nebze de olsa aşabildiğimizi düşünüyoruz. Gençlerin ve çocukların da katılım sağlayacağı şekilde planladığımız etkinlik, onların ilgisini belki yeterli oranda çekemese de, katılımlarını sağlamıştı. Çocuklar birlikte oyun oynayabildiler. Onlarla genç arkadaşlarımız ilgilendiler. Aileler bu anlamda rahat etmişti. Bu sayede gençlerin daha etkin katılabileceği, kendilerinden bir şeyler bulabileceği, kendilerini rahat ifade edebilecekleri ortamları sağlamakta başarılı olabileceğimizi görmüş olduk. 


Etkinliğimiz sayesinde insanların birbirine kaynaşması, tanışması konusunda da belirli bir oranda başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Ancak daha iyisi kesinlikle olabilirdi.
Etkinlikten sonra görüşüp sohbet ettiğimiz insanlardan ”İyi ki gelmişim! İyi ki bizi davet etmişsiniz, bu programların devamını ve biz yine gelelim!” diyen insanları dinlemek bizde güzel bir etki yarattı. Göteborg’a üç saatlik araba mesafesinde oturan bir aile başka program yüzünden yetişemeyeceklerini ama benzeri bir etkinlik olduğunda çağrılmayı istediklerini belirtti.

15824491_699909353507116_17039331_o
Bu etkinlikle birlikte Göteborg’da bir sonraki adımımız için iyi bir adım daha atmış olduğumuzu düşünüyoruz. Öyle olmasa bile, daha iyisi için çalışmaya devam etmeliyiz, devam edeceğiz!


Programımız, misafirlerimizin getirdiği yemeklerin paylaşımı ile başladı.
Ardından Eğitim ve Dayanışma Hareketi Koordinatörü Hamza Yalçın bir konuşma yaptı*.

 

Hamza Yalçın’ın konuşmasına, yıl boyunca Göteborg’da göstermiş olduğumuz faaliyetleri ve Aysen Furhoff’un tutsaklık sürecini anlatan bir fotoğraf gösterisi eşlik etti.

screenshot_2017-01-03-00-03-34

Aysen Furhoff


Daha sonra 17 ay boyunca Gürcistan’da alıkonulan ve kısa zaman önce aramıza yeniden katılan arkadaşımız Aysen Furhoff yaşadığı süreci ve bundan sonra yapmak istediklerini anlatan bir konuşma yaptı. Aysen Furhoff konuşmasında ne denli zorda kalırsak kalalım yılgınlığa düşmeye ve bunalıma girmeye asla hakkımız olmadığını, daima moralli, daima mücadeleci olmamız gerektiğini söyledi. Kendisinin tutsaklık döneminde bu duygu ve düşüncelere davrandığını belirtti ve tutsaklığı süresince kendisine destek olanlara teşekkür etti. Odak’tan yoldaşlarının dayanışmasına ise özellikle teşekkür etti.


Aynı zamanda Odak Dergisi’nin web koordinatörü de olan Aysen arkadaşımızın konuşmasının ardından müzik grubu sahne aldı ve oldukça ilgi gördü. Halaylar çekildi ve oyunlar oynandı.

15857712_699905536840831_421806648_o
Bütün bu akış boyunca ailelerimizin çocukları birbirileri ile oyunlar oynadılar. Onlara yine kendi arkadaşlarımızın çocukları, genç yetişkin kızları refakat ettiler. Belki de bizi en çok sevindiren şey, çocuklarımızın biribini tanıması, birbirleri ile ilgilenmeleri ve birbirlerine tahammül ve yakınlık göstermelerine olanak yaratabilmiş olmamızdı. 


Etkinliğimizin sonuna doğru 68 kuşağından Ahmet Erdoğan ve Kutay Doğan’ınn  öncülük ettiği bir gelişmeye şahit olduk. Kutay abi söz aldı ve ayağa kalkarak etkinliğe katılmış olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kutay abi uzun yıllar boyu İsveç’te yaşadığını ve İsveç’te böyle bir ortamı bir süredir görmediğini ifade etti. Kutay abi etkinlikte kadınlarla erkeklerin daha ziyade ayrı oturmalarını eleştirdi ve katılımcılardan kendilerini tanıtmaya ve yeni yıldan ne beklediklerini ifade etmeye çağırdı. birbirlerine Kutay abi, etkinliği düzenleyen ve katılan herkese katılımı için teşekkür ederek sonlandırdı.


Salonda kalanlar Kutay abinin çağrısının ardından sırayla kendilerini tanıttı ve yeni yıldan beklentilerini ifade etti.

img-20170103-wa0023
Etkinliğimize çocuk ve gençlerle beraber 60 kişilik bir katılım oldu.

Hamza Yalçın’ın etkinlikte yaptığı konuşma:

Bir süredir Göteborg’da Eğitim ve Dayanışma Hareketi olarak faaliyet gösteriyoruz.
Bu yıl Nisan ayında burada bir konser etkinliği yaptık.

4 Eylül’de yaptığımız eylemde IŞİD’e karşı mücadelede ölen devrimci kadın Eylem Ataş’ın cenazesinin ailesine verilmesini istedik. Eylem Ataş’ın cenazesi iki aydır Kuzey Suriye’de bekletiliyor ve çürüyordu. Cenazenin aileye teslim edilmesine katkıda bulunmuş olmaktan mutluyuz.

10 Ekim Ankara Katliamı’nın yıldönümünde bu salonda toplanarak ölenlerimizi andık ve IŞİD’e karşı mücadeleyi tartıştık.

Demokratik güçlerin düzenlediği çeşitli eylemlere katıldık.

Eğitim ve Dayanışma Hareketi Türkiye’de yayınlanan Odak dergisinin görüşleri çizgisinde bir sosyalizmi savunuyor. Bizler Avrupa’da yaşayan devrimci sosyalistleriz, Denizlerin Mahirlerin ve İbrahimlerin yolundayız. Şu an aramızda Denizlerin ve Mahirlerin yakın arkadaşları var. Onlarla birlikte olmaktan mutluyuz. Yaşadığımız toplumda alternatif insan ilişkileri için mücadele ediyoruz. Kimse kendisini yalnız hissetmesin. Kimse kimseyi istismar etmesin. Acılarımızı paylaşarak azaltalım. Sevinçlerimizi paylaşarak çoğaltalım. Bütün dertlerimizin dermanı birbirimiziz. Bizler el ele verdikçe hayat kolaylaşır ve güzelleşir. Birbirimize sırt çevirdikçe hayat zorlaşır ve çekilmez olur.

Aynı zamanda Türkiye’deki devrimci mücadeleyle dayanışma içindeyiz. Türkiye’de olan biten her şey bizi yakından ilgilendiriyor. Hatta içimizden kimi arkadaşlar gerektiğinde Türkiye’ye  gidip orada mücadeleye katılıyor.  


Bu ülkede birbirine saygılı ve  dayanışma içinde bir çevre yaratmak istiyoruz.
Şu dönem özel bir isteğimiz ise şudur: Yurt dışında yaşayan Türklerle Kürtler birbirinden uzaklaşmasınlar, birbirine dost olsunlar. Türk yurtseverleri ile Kürt yurtseverlerini, Arap yurtseverlerini, Süryanileri, Alevileri, Sünnileri, Hristiyanları vb birbirleriyle dostça ilişkiler içinde, dayanışma içinde görmek istiyoruz. Türklerle Kürtleri birbirine karşı kutuplaştırmaya çalışan gericiler bizi İsveç Türklerinden tecrit etmeye çalışıyor. Buna karşı mücadele ediyoruz.

 

Aynı zamanda İsveçte işçi hakları, eşitlik ve kadın hakları için demokratik mücadelede çoğunluk grupla ve göçmenlerle birlikte yer almak istiyoruz. 


Çabalarımızı Sevgi’nin başkanlığında bir derneğe dönüştürmek üzereyiz. Önümüzdeki yıl İsveç’te ve İskandinavya’da bir dizi kültürel ve sosyal çalışmalar ve etkinlikler yapmayı planlıyoruz.

2016 yılındaki en sevindirici gelişmelerden biri aramızda bulunan Aysen Furhoff’un 1 yıl 7 aylık zorunlu ikametinin ardından özgürlüğüne kavuşması İsveç’te Frige Aysen! diye eylemler ve dayanışma etkinlikleri yapılıyordu. En son Edit 17 Eylül’de “Mamma kom hem!” diye Dışişleri Bakanlığı önünde eylem yaptı. Biz ona destek olduk. Ne yazık ki yetkililer bu eylemden de fazla etkilenmedi. Bunun üzerine Aysen riskleri göze aldı,  daha fazla beklemeyip eksi 20 derecede 15 saat yürüyerek yiğitçe dağı aştı ve ardından da İsveç’e ulaşmayı başardı. Aysen bugün aramızda olmak için de Edit ile birlikte Stockholm’dan buraya geldi.

Tebrikler ona, bravo ona!

Aysen şimdi hem Odak Dergisi’ne bakıyor hem de Eğitim ve Dayanışma Hareketi içinde çalışıyor.

 

Hepimize mutluluk, umut, mücadele ve dayanışma dolu anlamlı bir yeni yıl diliyorum!”

 

Ekip olarak gerçekten gayretli ve fedakarca bir çalışma ortaya koyduk. Etkinliğin hemen ardından ekip olarak toplandık ve değerlendirme, eleştiri ve özeleştiri yaptık.

ODAK

2017-01-03

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir