Hırsız, Yalancı ve Yasakçı Cumhurbaşkanı İstemiyoruz

Mustafa YILMAZ

 

Mart ayındaki yerel seçimlerin hemen ardından siyasi hesaplar cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine yapılmaya başlandı. Önümüzdeki Ağustos ayında, ilk kez halk oylaması ile cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak.
Başbakan Tayyip Erdoğan, yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için; “Bu seçimden sonra sorumluluklar daha da farklı olacak. Protokol cumhurbaşkanı değil, terleyen, koşan, koşturan cumhurbaşkanı…” şeklindeki açıklaması geldi. Bu açıklamadan anlaşılan o ki, Tayyip Erdoğan kendini, görev ve yetki alanı genişletilmiş bir cumhurbaşkanlığı görevine hazırlıyor. Yürütme erki olan hükümetin başındayken sahip olduğu yetki gücünü korumak istiyor. Bu açıklama, Tayyip Erdoğan’ın daha öncesinde yaptığı ve gönlündeki sistemin başkanlık ya da yarı başkanlık sistemi açıklamasıyla örtüşüyor. Her iki açıklamada örtüşen asıl yan ise, Tayyip Erdoğan’ın demokratik ve katılımcı bir yönetimi değil, otoriter bir yönetimi sürdürmek istediğidir. Her işin kendi kafasına uygunluğu ve iznine bağlı olarak düzenlenmesinin, herhangi bir kurum tarafından da bunların değil engellenmesi eleştirilmesine dahi tahammülü yok. Hırsızlıklarına, dolandırıcılıklarına, vurgunlarına ses çıkarılmasın istiyor. Kendini Hemen-hemen her konuyla ilgili bir açıklama ve tavır koyma haline alıştırdı. Yetkisine girmese de müdahalede bulunuyor. Yerel yönetimlerin, yargının, meslek odalarının, akademik kurumların vb. yetki alanına giren meselelere doğrudan müdahalede bulunuyor.
Tayyip Erdoğan’ın AKP içindeki gücü ve etkisi biliniyor. Parti içindekilerin ona karşı itaatkârlıklarından demokrasi kültürünü nasıl dışladıkları açık. Böyle bir ortamda Tayyip Erdoğan kendi işine gelen her açıklamayı yapmakta bir sakınca görmüyor. Tayyip Erdoğan dün dediğini bugün yalanlasa ne çıkar? Bakanından, danışmanına; yardımcılarından, vekillere; yalaka haber ve yorumcularından nemalandırdığı kesimlere hep bir ağızdan “hayırlı” bir işe yorumlanıyor.
2002 yılında iktidara gelen AKP, Gezi direnişi sürecine kadar ‘’demokrasi oyununu’’ iyi sergiledi. ‘’İleri demokrasi’’ adına yaptıkları her değişiklik ve düzenlemeyle, kendi çıkar ilişkilerinin ve çevrelerinin ayrıcalıklarını artırdılar. Geçmişten gelen mağduriyetlerin giderilmesi adına kendi yasakçı ve baskıcı yasalarını egemen kıldılar. Ekonomik kalkınma adına yapılan açıklamalar ise koca bir yalandan ibarettir. Bölgedeki emperyalist çıkarlar gereği ülkeye giren sıcak para akışı ve yapılan büyük özelleştirme operasyonu ile gelen paranın ekonomi krizi ertelemiş olması kalkınma olarak gösterilmektedir. Onların ekonomide ilgilendikleri ancak müteahhitlik işleridir. Yerel yönetimleri ele geçirdikten sonra önlerine gelen rant fırsatı ile ihalede yolsuzluklar, rüşvet, hırsızlık onların işidir. Tayyip Erdoğan kurmay ekibini belirlerken buna çok önem veriyor. İstanbul Büyükşehir Başkanlığı görevi ile başladığı yolu kısa bir süre için kesilmiş olsa da, sonrasında kendisine nasıl bir ‘’yürü ya kulum’’ denildiği açıktır.
Erdoğan, dokunulmazlık zırhından hiç çıkmak istemiyor. Sayısız suç dosyası var. Şimdi, AKP’nin muhtemel cumhurbaşkanı adayı olacak Tayyip Erdoğan’ın, bu hevesini kursağında bırakmak da demokratik anlamda onunla hesaplaşmanın ilk adımıdır. Gezi direnişi ruhuyla toplumsal muhalefet sesini daha da güçlendirmelidir. Hırsız cumhurbaşkanı istemiyoruz! Yalancı ve ikiyüzlü cumhurbaşkanı istemiyoruz! Baskıcı ve yasakçı cumhurbaşkanı istemiyoruz!

2 comments on “Hırsız, Yalancı ve Yasakçı Cumhurbaşkanı İstemiyoruz
  1. akparti böyle lanet bir parti işte. bukadar yalancı yobaz kendinden başkasını düşünmeyen bencil bir hayvan partisi. ve paralel yapının 7 düveli de zaten kendileri. en güçlü görünmek için hep doping alırsan, en aşağılık örgütleri güç olarak kullanırsan ne 17 aralıklar ne de 15 temmuzlar biter. halkımızda saflığı bırakamadı ya ona yanarım.. Oyu akpartiye vermek yerine halkın camiler yerine adliyelere gittiği , seslerini arapça değil de Ata’mızdan yadigar türk alfabesiyle yazılmış dilekçelerle çıkardığı günleer nerdee..

  2. hep paralel yapıdan yakınıyorsun. ya onlarla sen niye çalışmayı bırakmıyorsun? sen niye doymuyorsun Erdoğan demeli..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir