Hüseyin Kırlangıç Hakkında Dönemin Cezaevi Temsilcisinden Açıklama

Ramadan Sadıkoğulları-

Ağustos 2012 sayımızda « Odak dergisine ve Hamza Yalçın’a Komplo » başlıklı yazımız yayınlandı. Yazıda Hüseyin Kırlangıç adlı polis işbirlikçisini teşhir ettik. Hüseyin Kırlangıç, Kürt ulusal hareketini istismar ederek tanıdıklarını, çevresini ve hatta devrimci kamoyunu Hareketimiz aleyhine etkilemeye ve bizi çeşitli devrimci hareketlerle düşman etmeye çalışıyor. Yurtsever arkadaşlarla bu konudaki görüşmelerimiz ne yazık ki sonuç veremedi. İlk görüştüğümüz sorumlu arkadaş Hüseyin’in sahtekarın teki olduğunu demişti. Sonraki görüşmelerimizde ise yurtseverlerin Hüseyin konusunda ortak bir karara varamadıklarına şahit olduk. Kimileri meselenin önemsiz olduğunu belirtiyor. Hatta daha ileri giderek «O şahsa ne yaparsanız yapın, bizi bağlamıyor » diyor. Başkaları ise sahip çıkıyorlar.

Ama biz merak ediyoruz : Kendilerinden bu kadar haklı gerekçeyle ihraç edilen biri Türkiye devrimci hareketini istismar ederek benzeri şeyleri yapmaya kalksaydı onlar ne yaparlardı? Hüseyin Kırlangıç gene uğraşmış ve yeni şeyler bulup yazdırarak gerek elektronik haberleşme aracılığıyla gerekse de bildiri olarak adres adres, dernek dernek dağıtmış. Yeni yazdıklarında Zafer adlı kişinin aslında Hamza Yalçın’ın kendisi olduğunu, Hamza Yalçın’ı savunan kimsenin kalmadığını, Odak’ın dağıldığını ve Hareketimizin son çırpınışlarını yaşadığını iddia etmiş. Hatta bazı isimlerin baş harfleri vererek Hareketimizin bizden ayrılanlara iftira ve kötülükler yaptığını dahi uydurmuş. Hareketimiz aleyhine dedikodu edenler, moralimizi bozmak ve bizi dağıtmak için çalışanlar, yaptıklarını görmek için Hüseyin Kırlangıç’a baksınlar. Biz ne dersek diyelim kimi muhbir, kimi sağlıksız, kimi sorunlu, kimi de hataya düşmüş çeşitli insanlar bize zarar vermek için çalışmaya devam edeceklerdir. Esas olan birbirimize sahip çıkarak mücadelemizi sürdürmemizdir. Aşağıda uzun yıllar Direniş Hareketi davası tutsakları cezaevi temsilciliğini yapmış olan Ramazan Sadıkoğulları arkadaşın kouyla ilgili mektubu var. Arkadaş, Hüseyin Kırlangıç’ın bazı ifadeleri hakkında açıklama yapmış.

Odak

Hüseyin Kırlangıç Alçağının Hezeyanları

Son dönemde Odak dergisi ve devrimci hareketin ileri kadrolarından Hamza Yalçın’a yönelik Hüseyin Kırlangıç tarafından hakaretler, küfürler eşliğinde saldırılar gerçekleştirilmektedir. Bu alçağın sırtını Kürt ulusal hareketine dayayarak bu kadar pervasızca yalan ve iftiralara girişmesi dikkat çekicidir. Hiçbir politik muhtevası olmayan hayal ürünü saldırıları nasıl değerlendirilmeli ? Kürt ulusal hareketi hangi mantıkla sahip çıkmaktadır bu alçağa ? Dikkat çekici gelişmelerdir bunlar. Son noktada Kürt ulusal hareketi de zarar görecektir bu tartışmalardan, gelişmelerden.

Şimdi gelelim Hüseyin Kırlangıç alçağının küfürnamelerine. Bu alçağın 5 Ekim 2012 tarihli küfürnamesinde yazdığına bakılırsa mesele, alçağn yiğenlerine « devrimci harekete hiçbir faydası olmayan bu hareketten uzak durun » diye yazmasıyla başlamış.

Peki nasıl yazışmaymış bu ? Bu alçak yiğenlerine devrimci hareketten uzak durmalarını niye söylediğini biliyoruz. Tahmin ediyoruz sürekli yaptığı bir şeydi. Bizi daha çok ilgilendiren, alçağın bu işi kimlere dayanarak ve nasıl yaptığıdır.

Hüseyin Kırlangıç sözünü ettiği yazışmada yiğenlerine Hamza Yalçın’ın poliste teslim olmuş biri olduğunu ve yurt dışında çok eşli yaşadığını yazmıştı. Yiğeni Hüseyin ile işbirliğine yanaşmayıp görüşmeyi öğrenci arkadaşlardan birine teslim etmiş. Yani dürüstçe bilgi vermiş. Arkadaş da bunun üzerine « bunları sen mi yazdın ? » diye Hüseyin’e sorup cevap alamamış.

Hüseyin alçağının poliste Hamza Yalçın aleyhine yalan ifade vererek tutuklanmasına sebep olmuş bir polis işbirlikçisidir. Hüseyin o tutuklamada sadece Hamza Yalçın arkadaşa değil, başka çok arkadaşa zarar verdi. Söz konusu arkadaşlar poliste suçlamaları reddedip direndikleri halde sonradan ceza aldılar. Bu alçak ise « zaman aşınımı » gerekçesiyle ilgili hususta beraat ettirilmiş. Alçağın şubeden çıktıktan sonra cezaevinde devrimci hareket tarafından cezalandırılmaktan nasıl korktuğunu da biliyoruz.

Poliste aleyhinde yalan ifade verip de ceza aldırttığı arkadaşa hala saldırıyor olmasından hareketle mahkeme karar metnine baktığımızda bakıp iddianameye bakılınca bu kez de yazdıklarına bir kaç çarpıcı örnekle cevap vermek gerekirse bize saldırılarını niye başlattığını son küfürnamede şöyle gerekçelendirmiş: “Yiğenlerime devrimci harekete faydası olmayan bu hareketten uzak durun dememdir”.

Evet, Hüseyin Kırlangıç alçağının geçmişine, politik duruşuna, yaşanan sürece bakmakta fayda var. Bu alçak 1991 yılı sonlarında bizimle ilişkilendi. Bugüne kadarki bildiğim tek politik eylemi sendika işgaline katılmasıdır. Başka bir eylemini bilmiyorum. 1996 yılında şubeye devrimci çalışmadan dolayı düşmedi. O dönemde Hüseyin mücadeleyi bırakmış biriydi. Yakalanmasına gerekçe edilen olay adli bir olaydır. Polis o olaydan hareketle ilişkilerimize operasyon yapmış. Bir çok insanımız gözaltına alınmış, kimileri yıllarca hapis yatmış ve Esenler bölgesindeki örgütlülüğümüz dağıtılmıştı. Evet, o insan girdiği pis işlerle operasyon almamıza sebep olmuştur.

Gelelim alçağın hapishane sürecine. Hüseyin Kırlangıç yakalandıktan sonra hapishanede dosyasına bakılmış ve sorgulanması yapılmıştı. Çıkarttığımız sonuç, iddinamede görülenleri aşan şeylerdi. Bir korsan gösteri sonrası alınmış ve polise muhbirlik etmeyi kabul etmiş olduğunu öğrendik. Polise içinde yer almadığı eylemlerle ilgili ifadeler vermesi ve arkadaşlarımız hakkında verdiği asılsız ifadeler de cabasıydı. Bu konuda sorgulamayı yapan… ‘ün tanıklığına başvurulabilir.

Evet, Bayrampaşa Hapishanesinde birçok nedenden dolayı Hüseyin Kırlangıç’ı koğuşumuzdan atma kararına vardık. Bunu kendisine ilettikten sonra Cezaevleri Merkezi Yürütmesi’ne (CMK) ve cezaevleri konseyi örgütlenmesine bilgi verdik.

« Siyasal sorumluluğunu kabul edebilecek olan bu şahsı koğuşuna alabilir » dedik. Onu koğuşuna alan olmaz ise blok dışına atacağımızı söyledik. Hiçbir siyaset almadı. « Sizin tasarrufunuzdur, hareketinizin açıklaması bizim için esastır », denmiş ve alçağı kimse sahiplenmemiştir. Bu konuda CMK yürütmesinden Aydın Hambayat (sonradan şehit düştü) ve Şadi Özpolat şahidimizdir. Konsey üyeleri de. Son çare olarak Hüseyin Kırlangıç Kürt ulsal hareketinden arkadaşlara gitmiş ve oraya sığınmıştır. Kürt ulusal hareketine sığınması onun ilk tercihi değil son çaresi oldu. Başka bir yere gidemeyince oraya sığındı. Bu hususu o zamanın TDP, TDKP, HKK, Acil, MLKP ve PKK davası tutsakları temsilcileri bilir.

Hüseyin Kırlangıç alçağı Hamza Yalçın arkadaşa « ölüm oruçlarinin olduğu bir dönemde cezaevi koordinasyonunun mahkemeleri boykot kararının olduğu bir dünemde, bir grev kiricisi gibi mahkemeye çıkıyorsun ve ceza almadan elini kolunu sallayarak çıkıyorsun. Nasil « çıktığın» ortadadır. Senin bu hareketinden sonra hepimiz örgütü bırakıp başka örgütlere geçtik.» diyor. Tümüyle yalan !Kendisikoğuşumuzdan atılmıştır. Başkaca ayrılan veya başka örgüte giden olmamıştır. « Açlik grevinin bırakılmasını sözde bir örgüt kararı sonucunda alındığını iddia ediyorsun. Böyle bir toplanti olmamıştır ve tek başina aldığın kararı örgüt karari olarak herkese deklare ettin. » diyor alçak. Sen anlamazsın bu işlerden. Senin gibi şaibeli bir alçağın bilgisinin olmaması normaldir. Biz o süreci bütün yönleriyle tartışmış ve karar almıştık. CMK’ya da bilgi verdik. CMK yürütmesi ve üyeleri de bu kararımızı istisnai bir durum olarak kabul etmişler ve saygıyla karşılamışlardır.

Arkadaşa karşı kullandığı « Namussuz, alçak, seviyesiz, çapulcu, kişiliksiz » nitelemeleri kime yakıştırılır? Dürüst, namuslu bir insan sözü ve pratiği ile ayırdedilir.

Biz Hüseyin alçağını koğuşumuzdan attıktan sonra kendisiyle ilgilenmedik. O yaptığı pis işlerle Hareketimizin güçlü bir mahalli çalışmasının olduğu bölgede bize operasyon yaptırdı. Olanaklarımızın polis eline geçmesine ve insanlarımızın içeri atılmasına yol açtı. Hamza Yalçın o dönemde dergide çalışıyordu. Operasyon Odak’a da yansıdı. Hüseyin Kırlangıç bugün küfrettiği Hamza Yalçın aleyhine ifade vererek onun tutuklanmasına yol açtı. Mahkeme daha sonra o yalan ifadelere dayanarak bir de ceza verdi. İnsanda utanma olur. Direnemediysen direnene saygı duy ! Niye düşmanlık ediyosun ? Aradan 15 yıldan fazla zaman geçmiş olduğu halde hala kinini atamamış. Anladığımız kadarıyla akraba ve tanıdık çevresinde hareketimiz aleyhinde davranmaya sürekli devam etti.

Hüseyin gibi bir insanın Hareketimize ve arkadaşımıza polis ağzıyla hakaret etmesini anlıyoruz. Ama Kürt ulusal hareketinin bu alçağı sahiplenmesini anlayamıyoruz. Arkadaşlar bunu niye yapıyorlar ? Arkadaşların devrimcilerle bir polis işbirlikçisi arasında seçim yapma zorlukları mı var ? İhanete ve haine arka çıkmak haklı davalara yakışır mı ? Bu konularda duyarlılığımız olmazsa her türlü sağlıksız insan solun bölünmüşlüğünü kullanarak devrimci hareketlere rahatlıkla düşmanlık yürütemez mi ? Bu pis insanla yazışan, görüşen herkes düşünmelidir.

Kürt ulusal hareketinin dikkatini çekmek isterim. Bu alçak sıkışırsa kendisini garantiye almak için liman arayışlarına başlar ve kendisini bulunduğu ülkenin istihbaratının kucağına atabilir.

Böylesi durumda bize ve yoldaşımıza karşı yalanların ve hakaretlerin kat be kat fazlasını Kürt ulusal hareketine yapar ve o zaman dilerim ciddi tahribatlar yaratmaz. Kürt ulusal hareketi madem devrimcilere hakaret edilmesini umursamıyorsa bari kendisini düşünsün ve önlemini alsın.

Hele Hüseyin alçağının onca yalanı sıraladıktan sonra « Peki ben Direniş Hareketi’nde ne görmedim de PKK’de gördüm? Kulaklarini aç beni iyi dinle: Devrimci saygi, dürüstlük, samimi- yet, emeğe saygi, değerlere saygi, şehitlere saygi, inanilmaz disiplin, devrimci eğitim, devrimci ahlak, fedakarlik, devrimci ruh, kadrolaşma, organlaşma, kitle pratiği vs.” sözlerine ne demeli?

Harekete operasyon yaptırtan, içeride polisle işbirliği ederek devrimciler aleyhine yalan ifade veren alçak, yaptıklarından utanacağına ”Emeğe saygı, değerlere saygı, devrimci ahlak…” tan bahsederek devrimcilere küfrediyor. Bu davranışıyla en büyük hakareti şu an arkasına aldığı siyasal güce yapmış oluyor. Bu ahlaksızlığı bu yalancılığı ona yurtseverlerin öğretmiş öğretmiş olduğuna inanmıyoruz.

Alçağın arkadaşımıza saldırıken « Sen puşt olmazsan devlet sana göz yummaz» diye Fidel Kastro’dan verdiği örnek gülünç. Esası Che örneğindedir : « Devlet sana saldırıyorsa bil ki doğru yoldasındır » sözü rehberimizdir.
Selamlar
Ramadan Sadıkoğulları

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir