İran İle Nükleer Anlaşma

Mustafa YILMAZ

‘’225 ile 8000 arasında nükleer silaha sahip BM’nin 5 daimi üyesi ve bu teknolojiden arındırılsa da ABD’nin sağladığı 60 nükleer bombayı kullanma hakkına sahip Almanya, bir tek nükleer silahı olmayan İran ile nükleer kördüğümü çözdü. Atom bombasına kapalı güvenli nükleer yola karşılık ambargo ve yaptırımları kaldıran anlaşma 12 yıllık tantanalı bir süreç, 20 aya yayılan pazarlıklar ve 18 günlük nefes kesen son raundun ardından dün Viyana’da sağlandı.’’ Fehim Taştekin, 15/07/2015, Radikal

p5-1-iran

İran ile nükleer kriz on yıllardır sürmekteydi. 1978 yılında ABD’nin onayı ile Şah rejimi döneminde başlatılan nükleer faaliyetler 1979 yılındaki rejim değişikliği sonrası krize dönüşmüştü. Bugün için varılan anlaşmanın da kalıcılığı belirsiz. ABD başkanı Obama, yapılan anlaşma için ‘’Bu güvene dayalı bir anlaşma değil, denetime dayalı bir anlaşma ‘’ dedi. İran’a uygulanan yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programın kısıtlanması üzerine yapılan anlaşmanın maddeleri şöyle:

•BMGK onayından itibaren anlaşma 90 gün sonra yürürlüğe girecek.

•Anlaşma yürürlüğe girdikten sonra İran’a yaptırımlara dayanak oluşturan 7 BMGK kararı iptal edilecek.

•Silah ambargosu 5, füze ambargosu 8 yıl daha yürürlükte kalacak.

•Uranyum zenginleştirme oranı 15 yıl boyunca yüzde 3.67’yi geçmeyecek.

•Bomba için zenginleştirilmiş uranyum üretebilecek santrifüjlerin 3’te 2’si kaldırılacak.

•Zenginleştirilmiş uranyum stoğunun yüzde 98’i elinden çıkarılacak.

•İran, Fordo nükleer tesisini bir teknolojik merkeze dönüştürecek. Bu tesisteki santrifüjler izotop üretiminde kullanılacak.

•Tahran yönetimi, gelecek 15 yıl içinde herhangi yeni bir ağır su reaktörü inşa etmeyecek. Arak ağır su reaktöründe değişikliğe gidecek.

•P5+1 ülkeleri ve İran yılda en az 2 kere olmak üzere bakanlar düzeyinde toplantılar gerçekleştirip nükleer anlaşmanın gereklerinin yerine getirilip getirilmediğini değerlendirecek.

•İran anlaşmayı ihlal ederse, 65 gün içinde yaptırımlar geri getirilecek.

•Yeni BMGK kararı 10 yıl geçerli olacak.

•Tahran’ın BM tarafından gelecek askeri tesislere giriş talebini sorgulama hakkı olacak. (Hürriyet)

iran 2

 

İran adına görüşmeleri yürüten Dışişleri Bakanı Cevad Zarif anlaşma sonrası ilk açıklamasında, anlaşmanın, mükemmel olmamakla birlikte tarafları memnun edeceğini belirtti. Nükleer anlaşmayla İran ile ilişkilerin ‘’normalleşmesi’’ sonrasında ABD ve Avrupa sermayeleri seksen milyonu aşkın nüfusu olan bir ülkeyi kendi Pazar alanlarına katmak için rekabet edeceklerdir. İran ise ambargonun kalkması ile ekonomisini rahatlatmayı ve bunun verdiği güçle bölgede etkisini artırmak isteyecektir.

İran ile yapılan anlaşmaya en sert tepkiler bölgedeki tek nükleer güce ve 100 ile 200 arasında nükleer başlığa sahip olduğu bilinen İsrail ile Suudi Arabistan’dan geldi. İran üzerindeki yaptırımların kaldırılması bölgedeki dengeleri değiştireceğinden her iki ülkede rahatsız. ABD Başkanı Obama’nın iki ülkenin gösterdiği tepki sonrasında Netanyahu ve Kral Selman ile görüşeceği bildirildi.

Yapılan anlaşma ‘’tarihi mutabakat’’ olarak adlandırılırken, İsrail anlaşama için ‘’tarihi hata’’ dedi. Suudi Arabistan ise anlaşma ile İran’a taviz verilmiş olacağını bunun da bölgeyi daha da tehlikeli hale getireceğini ifade etti. Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan politikalarında İran bu ülkelerle çatışma halinde. AKP’nin bölgedeki dış politikaları da Suudilere yakın olduğundan İran ile ilişkileri gerilimli tutmaktadır. Bu gerilimli ilişki, yaptırımların hafifletilmesiyle İran ile ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirmek isteyecek olan Türkiyeli sermayedarları zorlayacaktır.

ABD’nin Sünni ittifaka dayalı Büyük Ortadoğu Projesi bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden düzenleme projesiydi. Özellikle Suriye’de rejimin teslim olmaması bu projenin çökmesinde etkili oldu. Türkiye’de AKP iktidarı bu projenin ürünü- dür. AKP iktidarı Katar ve Suudi Arabistan gerici rejimleriyle ittifak halinde bölgedeki karışıklıkların sorumlularıdırlar. Emperyalist oyun tutsaydı bölgedeki gerici kuşatma bugün dökülen kandan daha fazlasını dökecekti.

ABD açısından da başarısız bir girişim olan BOP bölge halklarının arasında var olan çelişkileri de artırarak her gün onlarca insanın ölümüne neden olan mezhep savaşları başlattı.. ABD tüm bunlara kendi yol açmamış gibi yeni ilişkilere yönelerek hakimiyetini kaybetmemenin hesabını yapmaktadır. İran ile nükleer müzakerelerin anlaşma ile sonuçlanması bu ihtiyacın ürünü olmalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir