İslami Demokrasi ve CHP

Erdal KUDİŞ

 

Bu seçimin en önemli yanı ise laik-Kemalist adı verilen eski devlet yapısının yıkılmış olmasının ve onun yerine kurulmak istenen «İslami-demokrasi» nin diğer partiler tarafından da kabul edildiğidir. Özelikle Kemalizmin temsilcisi görünen CHP bu çizgiye varmış durumda. Kılıçdaroğlu’nun yerel seçimler öncesinde gittiği ABD’de bu çizgiyi ‘’benimsediği’’ tahmin ediliyor.

oic

Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Özelikle AKP bu seçimlere çok önem veriyor. Çünkü başarılı çıkmaları halinde Başkanlık sistemine geçmeyi hedefliyorlar. AKP’den Erdoğan’ın aday olması bekleniyor. Erdoğan ilk Başkanlığı da ele geçirip diktatörlüğünü kurumsallaştırmak istiyor. Muhalefet partileri ise yerel seçimlerde gelişmesini durduramadığı AKP ve Erdoğan’ı bu seçimlerde yenmeyi hedefliyorlar. CHP ve MHP’nin ortak çıkarttıkları aday Ekmeleddin İhsanoğlu’na sol partiler dışında destek gelmeye devam ediyor.
Bu seçimin en önemli yanı ise laik-Kemalist adı verilen eski devlet yapısının yıkılmış olmasının ve onun yerine kurulmak istenen «İslami-demokrasi» nin diğer partiler tarafından da kabul edildiğidir. Özelikle Kemalizmin temsilcisi görünen CHP bu çizgiye varmış durumda. Kılıçdaroğlu’nun yerel seçimler öncesinde gittiği ABD’de bu çizgiyi ‘’benimsediği’’ tahmin ediliyor. İlk belirtiler yerel seçimlerde gösterdiği adaylar ile ortaya çıkmıştı. Soyu sopu İngiliz işbirlikçiliğine çıkan, kendisi Amerikancı İslam’ın temsilciliğinden gelme bir ismin Cumhurbaşkanı adayı olarak kararlaştırılması Kılıçdaroğlu’nun geldiği noktayı daha belirgin kılıyor.
AKP iktidarı döneminde başlayan Ergenekon ve Balyoz davalarında asıl amacın devleti ele geçirmek ve onu dinci bir çizgiye çekmek olduğunu yoksa sunulduğu gibi darbeciler ile hesaplaşmak olmadığını söylediğimiz zaman bize ulusalcı deyip AKP’ye destek olanlar gelinen noktada ne düşünüyor, doğrusu merak ediyoruz. AKP yönetimi «darbe yapıyorlar” diye hapse attıkları general ve subaylarla anlaşıp onları serbest bırakmaya başladılar. Birlikte organize ettikleri bu entrikaların bütün suçunu Gülen Cemaati’ne yıktılar. Erdoğan, Gülen Cemaati’yle kavgaya tutuşunca daha önce «Savcısıyım” dediği Ergenekon davasında hakim olup sanıklara tahliye kararı verdi. Sanıklar birden bire masum oldu; ne darbeleri ne darbecilikleri kaldı. Fethullah tarafından kumpasa uğramışlar, Erdoğan da onları kurtarmıştı. Halbuki Erdoğan o davalar ile iktidardaki yerini sağlamlaştırmış ve solun bir kesiminin bile desteğini almayı başarmıştı. Şimdi ise serbest bıraktığı askerler ile ittifaka girecek gözüküyor. İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek AKP ile ittifakı benimsedi. Daha önce yazdığımız gibi Perinçek, ezilenler adına davranıyor olup da egemen güçlerle ittifaklara girme konusunda Türkiye’deki en serbest liderlerden biridir.

Ergenekon ve Balyoz davaları başladığında Erdoğan’ın karşısında bu davaların avukatlığına soyunan CHP ve Kılıçdaroğlu ise müvekkillerinin Erdoğan’a yanaşmaları sonucu açıkta kaldı. Onlar da çareyi AKP’nin islami çizgisine yanaşmakta gördüler.
Türkiye yöneticileri 70 yıldan fazladır süren Laik-Kemalist anlayışı atmış, onun yerine Amerikancı dinciliğe teslim olmuş durumdalar. AKP-Cemaat iktidarı bunu sağlamayı başardı. Ancak AKP ile Cemaat artık birlikte değiller ve hatta her biri ayakta duramaz hale gelmekteler. Yeni rejim henüz kurumlaşmayı başaramadı. Bölgedeki Amerikancı İslam üst üste yenilgiler yaşadı. Erdoğan panikledi. Zaman zaman ABD tarafından zor denetlenir duruma geldi. Bu yüzden emperyalistlerin CHP-MHP’ye ihtiyaçları arttı.

Emperyalistler Mısır’da iktidara getirdikleri Müslüman Kardeşler’den aradıklarını bulmayınca eski sistemin devamını askeri darbeyle yeniden iktidara getirdiler.Tabii kontrollerini sağlamlaştırıp ve halkı da onlara mecbur bırakarak. Libya’da süreç istedikleri gibi gitmiyor ve askeri darbe girişimlerinden bahsediliyor. Darbe Kaddafi’yi devirenleri hedefliyor. Tunus’ta da sistem henüz oturmuş değil. Irak’ta Maliki’yi başa getirmişlerdi ancak o da İran’a yaklaşınca üzerine İŞİD’i saldılar. Suriye’de 3-5 ayda devirmeyi hesapladıkları Esad halen direniyor ve son seçimleri ezici çoğunlukla kazanarak tekrar iktidara geldi. İŞİD’i orada da kullanıyorlar ancak hem Esad güçleri hem de Rojava güçleri arasına sıkışan İŞİD Suriye’de tutunamıyor. Türkiye’nin yardımları olamazsa çoktan bitmişlerdi.
Irak’ta İŞİD dincileri Irak ordusu karşısında nasıl olduysa tek kurşun sıkmadan Musul’u ele geçirdiler. Ayrıca ilerlemeye de devam ediyorlar. Şimdi Irak’ta Şiiler ve Kürtler’in ardından Sunniler de artık bir orduya kavuşmuş durumdalar. Ayrıca kontrol ettikleri bir bölgeleri var. Fiili olarak Irak üçe bölünmüş durumda.
Bölgede bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’nin Irak Kurdistanı dışında hiçbir komşusu ile düzgün ilişkisi kalmadı.

Esad Suriyesi ile ilişkileri kötü, Rojava Kürtleri ile ilişkileri kötü. İran ile kötü. Erdoğan Batılıları tatmin etmek için Ermelilerden ile özür dileme noktasına geldi ama herkes onun ikiyüzlülüğünü bildiği için çok inandırıcı olmadı. Daha önce Aleviler, Kürtler ve Çingeneler ile ilgili yaptığı çalıştaylarda olduğu gibi Ermenilere yönelik ettiği sözler sadece dönemlik ihtiyaçları karşılıyor.
Erdoğan’ın Batı dünyası ile de ilişkileri çok kötü. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için çıktığı yurtdışı seçim turlarında devletler düzeyindeki tek görüşmeyi Fransa’da yapabildi. Onunla da ciddi ticari anlaşmaları ve Suriye’de çıkar anlaşmaları var. Almanya ve Avusturya’da kapılar yüzüne kapandı. Özelikle Almanya’da Erdoğan aleyhinde ciddi propagandalar yapıldı.
Batılı güçler Erdoğan’ın güçlü bir başkan olmasını istemezler. Onun bugünkü yaralanmış hali daha çok işlerine gelir. O zaman Erdoğan’a kendi taleplerini dayatmaları daha kolay olur. CHP ile MHP Cemaat’in denetimine girmiş durumdalar. Sonuçta Türkiye’de kurulmak istenen «İslami demokrasi» adı verilen sistem yol almaya devam ediyor. CHP, AKP ile mücadele adı altında İslami demokrasi adı verilen Amerikancı İslam düzenine özellikle Alevileri ikna etmeye çalışıyor. Ancak böyle giderse Türkiye’yi, bölgeye model oluşturacak bir istikrarlı İslami demokrasiden ziyade Irak ve Suriye’deki gelişmeler bekliyor.

cumhurbaskanligi_icin_cati_aday_ekmeleddin_ihsanoglu_h25302

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir