İsveç’te Ulaş Bayraktaroğlu’nu Anma ve Nuriye Gülmenler ile Dayanışma Eylemleri

IMG_1466

Göteborg Backaplan

13 Mayıs 2017 tarihinde Dayanışma Derneği’nin Stockholm’da düzenlediği Alper Taş ile söyleşide söz alan Odak temsilcisi, Ulaş Bayraktaroğlu’nun ölümünü hatırlatarak onu tanıttı.

14 Mayıs 2017’de Göteborg şehrinin Backaplan adlı merkezi semtinde tramvay durağı yanındaki üst geçite Ulaş Bayraktaroğlu Özgürlük Mücadelesinde Yaşıyor/ Odak yazılı pankart asıldı. Uzun süre asılı kalan pankarta geçenlerin ilgi gösterdikleri gözlendi.

14 Mayıs 2017 tarihinde Göteborg Kürt derneğinin Mayıs ayı şehitlerini anma eyleminde söz alan arkadaşımız Ulaş Bayraktaroğlu’nu tanıtan İsveççe bir metin okudu.

IMG_1623

Göteborg Brunnsparken

Eğitim ve Dayanışma Derneği olarak 20 Mayıs Cumartesi günü Göteborg’da Brunnsparken’da toplanarak Ulaş Bayraktaroğlu’nu açlık grevine dikkat çeken bir oturma eylemi yaptık. Eylemde Ulaş Özgürlük Mücadelesinde Yaşıyor yazılı pankart açtık, Ulaş Bayraktaroğlu ile işten atılan resimlerini sergiledik. O gün Göteborg koşusunun olması eylemimize ilgiyi artırdı. Eylemde Ulaş Bayraktaroğlu’nu ve açlık direnişini tanıtan İsveççe konuşmalar yapıp bildiler dağıttık.

IMG_1612

Halmstad Stora Torg

Ertesi günü, 21 Mayıs 2017, Halmstad Stora Torg adlı merkez meydanda toplandık. Eyleme Komünist Parti’den Ulaş Bayraktaroğlu ile şahsen karşılaşmış olan bir temsilci ile Kürt hareketinden temsilciler de katıldılar. Eğitim ve Dayanışma Hareketi adına yapılan konuşmanın ardından oturma eylemi sırasında Ulaş Bayraktaroğlu, açlık direnişi, Kürt hareketi ve Türkiye direnişler üzerinde konuştuk.

IMG_1607

Halmstad Stora Torg

Aşağıda Halmstad eyleminde Hamza Yalçın tarafından yapılan konuşmanın Türkçe metnini yayınlıyoruz.

Ulaş Bayraktaroğlu

Burada, iki hafta önce kaybettiğimiz Ulaş Bayraktaroğlu’nu anmak ve Türkiye’de açlık direnişi yapan insanları desteklemek için toplandık. Ulaş yaklaşık 5 yıl önce Halmstad’a gelmişti.

Devrimci hareketinin en etkili militan önderlerinden biri olan Ulaş Bayraktaroğlu IŞİD’e karşı savaşırken öldü. O, Kürtlerin IŞİD’e karşı savaşına hem partizan hem kumandan olarak katılarak enternasyonalist görevini yaparken esas olarak da Türkiye devrimci hareketi için bir politik ve askeri güç yaratmak istiyordu.

Ulaş ve arkadaşları AKP’nin Türkiye’yi gerici bir iç savaşa doğru götürdüğünü görüyor bu sürece devrimci savaşla yanıt vermek istiyorlardı. IŞİD’e karşı mücadelelerde kayıplar vermekle birlikte hedefledikleri yolda ilerlemeyi başardılar. Kurdukları Devrimci Komünarlar Partisi ve Birleşik Özgürlük Güçleri adlı örgütler solda politik ve askeri anlamda bir etki yaratabildi.

Fakat düşman bu süreci baltalamak için çabalarını yoğunlaştırdı.

Ulaş bu mücadelede lider olduğu halde Mahir Çayan, Hüseyin İbrahim Kaypakkaya gibi savaşın en ön saflarında yeraldı. O bu atılganlığı, düşmanın üzerine en önde yürümeye dayanan bu militanca liderlik anlayışı sayesinde önemli başarılar kazandı ama kısa zamanda hayatını kaybetmesinin nedeni de muhtemelen onun bu atılganlığı oldu.

Ulaş Bayraktaroğlu yaşantısı ve mücadelesiyle tüm sosyalistler için gurur kaynağı ve örnektir. Ulaş Türkiye solunda yılgınlığın ve bireyciliğin çok yükseldiği 1980’li yıllarda büyüdü. O dönemin sosyalistlerinde diğer dönemlere kıyasla daha fazla bireycilik ve devrimci inanç zayıflığı gözlenirken Ulaş davaya adanmışlığıyla, örgütlü mücadele içinde devrimcileşmeye ve devrimcileştirmeye yönelik yüksek çabasıyla kendi kuşağından olağanüstü farklı bir kişilikti.
Rojova’ya 2 yaşındaki kızını ve eşini bırakarak gitti.

Ulaş sosyalistlerin Kürtlerle dayanışmasının belki de en güçlü sembolü oldu.
Kürt hareketinin ABD emperyalizmi ile bir tarz ittifakı, Ulaş’ın anti-emperyalist yanına gölge düşüremez. O kesinlikle bir anti-emperyalist ve anti-kapitalistti.

Ulaş çok cüretli bir kişiliğe sahipti. Onda Don Kişot cüreti derecesindeki devrimci cüret, devrimci akıl, zeka, örgütçülük ve kararlılıkla harmanlaştırılmıştı.

Mücadelede Ulaş gibi yaratıcı, Ulaş gibi kararlı ve Ulaş gibi cüretli ve fedakar olunmalıdır.

Yaşasın Ulaş, Yaşasın Direniş!
Yaşasın Ulaş Yaşasın Özgürlük!

Açlık Direnişine Destek Ver!

Burada aynı zamanda açlık grevi yapan öğretmenlere ve işten atılmaya karşı direnen emekçilere desteğimizi ifade etmek için toplandık.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça AKP hükümetinin politik kararı yüzünden işlerini kaybetmiş öğretmenlerdir. Onlar işlerini geri dönmek için 70 günü aşkındır direniştiler. Taleplerinden biri de benzeri nitelikteki işten çıkarmaların geçersiz ilan edilmesidir.

Geçen yılın temmuz ayından bu yana kamu sektöründen atılanların sayısı 150 bine ulaştı. Muhalif memurlar, yetkililer tarafından, hiç bir delil gösterilmeksizin terörist, örgütlerle bağlantılı ilan ediyorlar. Yetkililerin politik kararlarını temyiz etmek olanaksız. AKP hükümeti muhalif memurlardan, akademisyenlerden, gazetecilerden, sanatçılardan kurtulmak ve onların yerine kendilerine bağlı insanları yerleştirmek istiyor. Bu, aynı zamanda muhalefeti susturma yoludur.

Diktatör Erdoğan bütün iktidarı kendi elinde topladı. İktidarlarına teslim olmayanları ezmeye çalışıyorlar. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eyleminin amacı bu duruma dikkat çekmek ve halkı direnişe teşvik etmektir.

Eğer Nuriye Gülmen ve Semih Özakça kazanırsa bu, muhalefet için büyük bir ileri adım olacaktır.

Türkiye’de gelişen direnişe dikkat çekmek için burada oturma eylemi yapıyoruz.

Erdoğan diktatörlüğüne hayır!
Yaşasın Direniş!
Direne direne kazanacağız!

22.05.2017

Odak Dergisi

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir