Katalonya’nın Bağımsızlığı ve Referandum Süreci

Seda Şanlıerkatalonya-bagimsizlik-referandumu-onaylandi-346540-5

1 Ekim Pazar günü İspanya’nın özerk bölgesi Katalonya’da yapılan bağımsızlık  referandumu ve 27 Ekim’de Katalonya’nın bağımsızlık ilan etmesi dünya gündeminin en önemli konularından biri oldu. Süreç nasıl gelişti, durum nedir, özetlemeye çalışalım.

İspanya Hükümetiyle Katalonya Özerk Yönetimi arasında referandum öncesi başlayan gerginlik, İspanya hükümetinin referandumu yasaklaması ve referandum günü polisin halka saldırmasıyla giderek arttı. Referandumda bağımsızlığa 90% oranında evet oyu çıkınca (ancak hükümetin yasaklaması nedeniyle referanduma katılım yüzde 50’nin az altındaydı) her iki taraftan konuyla ilgili yapılan açıklamalar da sertleşti.

Referandumdan sonra Katalonya bağımsızlığını ilan edeceğini açıkladı. Bağımsızlıkla ilgili Avrupa ülkeleri İspanya hükümeti yanında tutum alınca Katalonya, bağımsızlık meselesini askıya alır gibi oldu. Fakat İspanya hükümetinin senatoda aldığı kararla Katalonya’nın özerkliğini iptal edeceğine işaret etmesi, Katalonya Özerk Hükümeti’ni harekete geçirdi. Özerk Yönetim, İspanya’nın bu kararını tanımadıklarını ve erken seçime gideceklerini belirtti. Ancak Özerk Yönetim erken seçimi beklemeden bağımsızlığını ilan etti.

Katalonya’nın bağımsızlık kararına karşı İspanya Hükümeti acil toplanma kararı aldı. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy’un Katalonya Özerk Yönetimi’ni görevden alma, Katalonya meclisinin feshedilmesi ve Katalonya’yı doğrudan yönetme önerisi, senatoda kabul edildi. Ayrıca 21 Aralık’ta bölgede erken seçim yapılacak. İspanya Hükümeti’nin seçim gününe kadar Katalonya Bölgesi’ndeki resmî kurumlara el koyacağı ve bu kurumları Madrid’den yöneteceği söyleniyor.

Katalonya halkı, bağımsızlık kararı açıklanınca sokaklarda toplandı ve kutlamalar yaptı. Aslında halk bu sürece referandum oylamasından önce hazırlanmıştı. Bölgenin en büyük şehri Barselona’ya tatile gittiğimizde iki farklı bayrak ve üzerinde “Si” yazısı yazan flamalar dikkatimi çekmişti. “Si” sözcüğü İspanyolca’da ve Katalancada  “Evet” anlamında kullanılıyor. Flamada kastedilen, referanduma evet idi. Sarı ve kırmızı çizgili bayrak ise Katalonya bayrağıydı. Bunun yanında sarı kırmızı bayrağın sol üzerinde Küba bayrağındaki yıldızı andıran ve mavi bir üçgen içinde bir vardı. Bu ise bağımsızlığa evet diyenlerin sembol bayrağıymış.

Dergimizin başyazarı Hamza Yalçın’ın İspanya’da tutuklanması, bir ülkeye başka bir gözle bakmamızı da sağladı. Örneğin İspanya hakkında en fazla bildiğimiz BASK bölgesindeki bazı güncel gelişmelerdi. O dönemde de bayraklar dikkatimi çekmiş ama üzerinde durmamıştım. Hatta bir bağımsızlık isteği olduğunu dahi bilmiyorduk.

Hamza arkadaşımızın tutuklanmasından sonra yapılan ziyaretlerimizde Katalonya bölgesine ilgimiz de arttı. Katalonya Meclisi’nden referandum kararı çıkmış ve 1 Ekim’de referandum yapılacağı açıklanmıştı. Referandum ile ilgili orada yaşayan Katalan tanıdıklara “Referandumda ne olacak?” diye sorduğumda “Katalonya halkı, hep demokratik mücadele ile haklar kazandı. Bağımsızlık bir hak ve biz bağımsız olmak istiyoruz. Bunun içinde mücadele edeceğiz.” demişlerdi. Türkiye kökenli Kürt bir arkadaş ise olayı, Türkiye’deki Kürt halkının mücadelesine benzetmişti. “Ne olursa olsun, mücadele için sokaklarda olacağım.” demişti. Aynı gün bir arkadaşla Barselona’ya gezdiğimizde Berkin Elvan gibi polis tarafından öldürülen bir gencin, öldürüldüğü yerde, anısına açılan kafeye gitmiştim. Arkadaş, gencin İspanyol polisleri tarafından öldürüldüğü söyleyince, ben de orada yaşayanların ruh haline bürünmüş ve Barselona’daki havadan etkilenmiştim. Aynı arkadaş ekonominin gittikçe kötüleştiğinden bahsedince, o an bağımsızlık isteği “devrimci” bir istek gibi gelmişti. 

Türkiye burjuva basını Katalonya’nın bağımsızlık ilan etmesinin en önemli sebeplerinden biri olarak ekonomik nedenleri gösteriyor. Barselona’da yaşayan arkadaşların söylediğine göre, Katalonya’nın İspanya ekonomisine katkısı yüzde yirmi civarındadır. Katalonya Ekonomi ve Rekabet Bakanlığı’nın verilerine göre, Katalonya Özerk Bölgesi’nin İspanya’ya göre hem gelir düzeyi yüksek hem de borç miktarı düşük. 2016 yılındaki verilere göre Katalonya’da kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla 29,996 Euro iken bu rakam İspanya’da 25,000 Euro.* Bölgede işsizlik oranı yüzde 13,2 iken İspanya’da yüzde 17,2 orandadır. Bu rakamlara baktığımızda İspanya’da işsizlik oranının Katalonya bölgesindeki işsizlik oranından daha fazla olduğu görülüyor.**

Hamza arkadaşımız ise serbest bırakıldıktan sonra kendisiyle Madrid’te yapılan basın toplantısında, Katalonya referandumu soruldu ve arkadaş “Katalonya ile İspanya hükümeti arasındaki bu sorun duygusal ağırlıklı bir soruna benziyor” diyerek cevaplamıştı.

Katalonya bölgesinin en büyük şehri Barselona’da kaldığım süre içinde özgürlükler önünde  keskin kısıtlamalar görmedim. Katalonya Avrupa’nın en özerk bölgesi olarak tarif ediliyordu. Günümüzde bütün Katalanlar ilkokuldan üniversiteye kadar çift dilli bir sistem içerisinde eğitim görüyor. Okullarda, kamusal alanlarda ve resmi evrakta Katalanca dili geçerli. Katalonya’nın kendisine ait bir meclisi ve Mossos d’Esquadra adında kendi polis gücü var.

Kürt halkı ve hatta Türkiye karşılaştıracak olursak mesela Kürtlerin anadillerinde konuşmalarındaki engeller dahi yakın zamanda kalktı. Son zamanlarda bu konuda tekrardan sorunlar yaşanmaya başlandı. Bunun dışında bırakalım Kürtleri mesela Türkiye’de iktidar aleyhine yazdığınız sosyal medya üzerinden bir mesaj sizin tutuklanmanıza sebep olabilir. Türkiye’de polis büyük şehirlerde bile OHAL koşullarını öne sürerek aşırı baskılar yapma hakkına sahip. Çok değil yakında zamanda çırılçıplak, onur kırıcı şekilde soyulan Kürt vatandaşlarımızı gördük. İşini istediği için iki yüz günü aşkındır açlık grevinde olan insanlara nasıl eziyet edildiğini biliyoruz. Millet seçmiş olsa da “Kürt” olması suçlu olmasına kafi olan cezaevinde yatan Kürt siyasetçileri var. İktidar karşıtı yazı yazdığı için cezaevinde olan bir sürü gazeteci mevcut. En küçük hak arayışı çeşitli engellerle karşılaşıyor. Barselona’da buna benzer olaylar gözlemlemedim. Hemen belirteyim, gözlemlerim kısa süreli kalmış olmamla sınırlıdır.

Lenin’in Ulusların Kaderini Tayin Hakkı kitabında da ayrıntılı açıkladığı gibi ulusların bağımsız devlet kurma hakkı vardır. Bağımsızlık hakkı, Katalanların da hakkıdır, Ortadoğu’da dört bölgeye yayılmış Kürt halkının da hakkıdır. Bu açıdan İspanya hükümetinin Katalonya Özerk Bölgesi’ne referandumla ilgili yönelttiği yasadışı suçlaması doğru değildir. Aynı nedenden AKP hükümetinin Güney Kürdistan’daki referanduma gösterdiği tepki de geçersizdir. 6868CA77-5D54-441D-811E-8189AA79AB14

Biz sosyalistler açısından iki bölgede gerçekleşen referandumlar ve Katalonya’nın bağımsızlığı ne karşı çıkılacak durumdadır ne de sınırsız desteklenecek derecede önemlidir. Devrimci mücadele açısından bağımsızlık referandumlarını özel ve anlamlı kılan; içinde anti-emperyalist ve özgürlükçü mücadeleyi barındırması, ezen-ezilen sınıf çelişkisini ortadan kaldırmayı hedeflemesi, temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine yardımcı olması ve toplum ilişkilerinde dayanışmayı hedeflemesidir. Bu temel noktaları barındırmayan bağımsızlık istekleri, dünyada üzerinde varolan onlarca ülkeden daha farklı olmayacaktır.

Bu açılardan bakıldığında Katalonya yönetiminin bağımsızlık ilanını desteklemek için sebepler az değil. Çünkü Madrid hükümeti Franko rejiminden kalma güçlerin içinde yer aldığı gerici bir hükümet. Katalonya yönetimi daha ilerici. Ayrıca Katalonya Özerk Hükümeti’nin attığı adım İspanya’nın sorunlarını da dile getirmiş olması bakımında önemli görünüyor. İspanya halkı daha geniş özerklik ve daha çok özgürlük istiyor. Umudumuz Katalonya’da atılan adımların İspanya’da birleşik bir demokratik harekete dönüşmesidir. Aksi halde İspanya’da artan ulusal gerginlik nedeniyle sağcılık güçlenir.

*(http://gazetemanifesto.com/2017/10/04/dunden-bugune-katalonya/)

**(https://www.google.se/amp/s/m.haberturk.com/katalonya-referandumunun-arkasindaki-ekonomik-gercek-1655652-amp)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir