KİTAPLARIMIZA SİLAH NİYETİNE EL KOYDULAR

MELTEM TUNA

Öncelikle kendimden ve bu mektubu size niçin yazdığımdan bahsedeyim.Adım Meltem. Gazi Üniversitesi Felsefe bölümü son sınıf öğrencisiyim. Son dönemde yazılı ve görsel basında sıkça duyduğumuz, tanık olduğumuz ‘tutuklama’ furyasından nasibini almış yüzlerce öğrenciden biriyim. Bu mektubu size Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden yazıyorum.
Yaklaşık bir ay önce sabahın erken saatinde (tam da vize sınavlarımın olduğu hafta) onlarca polis ailemle birlikte yaşadığım evi basıp deyim yerindeyse alt üst etti. Odamı, kitaplarımı, cd’leri, bilgisayarımı, özel bütün eşyalarımı didik didik aradı. Sözde örgütsel döküman Marx ve Engels’in kitapları dahil birçok kitaba, bilgisayarımın hard diskime, film cdlerine, cep telefonuma el konuldu vegözaltına alındım.

 

Üç kişi ile yaşadığımız eve terörle mücadele şubesinden 15 polis gelmişti beni almak için,burda ‘törerist’ oturuyor,gözünüzü açın der gibi konukomşuya! 4 gün gözaltı süresi, ardından savcılık ifadesi, mahkeme derken THKP-C Direniş Hareketi üyesi olmaktan tutuklandım ve işte hapishanedeyim hala. Savcılıkta ve mahkemede tutuklanma ve örgüt üyesi olmama gerekçe olarak da katıldığım tamamen yasal eylemler (8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği, 2 Temmuz Sivas Katliamı Anması, 12 Eylül darbesi sonrası idam edilen Ömer Yazgan’ın mezarını ziyaret etmek, 8 Ekim’de KESK,TMMOB,TTB,DİSK’in düzenlediği insanca yaşam mitingine katılmak vb.), Ankara’da ‘Yolsuzluğa,Yolsulluğa,Gericiliğe Karşı Eğitim Ve Dayanışma’ şiarıyla düzenlediğimiz konser, yasadışı hiç bir unsur içermeyen telefon ve internet görüşmlerimiz gösterildi. Tabi yalnızca ben değildim tutuklanan. Aynı zamanda, aynı gerekçelerle Denizli’den, Eskişehir’den, Kocaeli’den ve yine Ankara’dan 5’i öğrenci 8 kişi tutuklandık. Şimdi benimle beraber toplam 7 kişi Sincan Hapishanesinde, bir öğrenci arkadaşımız da Kandıra 2 no’lu F tipi hapishanesinde bulunuyor.
Gözaltına alındığım andan itibaren yaşadığım herşeyi sadece şaşkınlıkla seyrediyorum. 12 Eylül darbecilerini yargılamak için  referandumda ‘Evet’ denilsin diye ekranlarda dil dökenler, 12 Eylül’de idam edilenlerin adlarını utanmadan ağızlarına alıp, kürsülerden seslenenler, gözyaşı dökenler şimdilerde 12 Eylül’de idam edilen Ömer Yazgan ve arkadaşlarının mezarını ziyeret ettik diye bizi yargılıyor, yetmiyor bizi hapise atıyor.
Sivas’ta 2 Temmuz’da yakılan 37 insanın katillerini, faillerini aramak yerine, yakılan insanlarımızı unutmadığımızı meydanlarda söyleyen bizler yakalanıp hapislere atılıyoruz. Hal böyleyken merak ediyorum terörist biz miyiz onlar mı diye!
Şimdi siz diyebilirsiniz sen ve tutuklanan diğer arkadaşların necisiniz, ortak noktanız ne diye. Biz yasal yayın yapan (vergisi ödenen, kayıtlı, izinli) siyasi bir dergi olan ‘ODAK Dergisi’ okurlarıyız. Yaklaşık dört yıldır  Eğitim ve Dayanışma adında bir kampanya yürütmeye bu içerikte bir toplumsal hareket geliştirmeye çalışıyoruz dergi okurları olarak. Eğitim ve Dayanışma kampanyası ile yoksulluğa, yolsuzluğa, gericiliğe karşı çıkıyor, Cemaatin sahte menfaatçi sözde dayanışmasının karşısına dayanışma sözünün özüne yakışır olanı koymaya çalışıyoruz; ezberci eğitim yerine diyalog temeline dayanan, sorgulamayı esas alan eğitimi koyuyor veezilenlerin dayanışmasını örmeye , yükseltmeye çalışıyoruz. Ve aslında biliyoruz ki göstermelik gerekçelerle tutuklanmamızın temelinde işte bu çaışma var. Biliyoruz ki kendilerine alternatif istemiyorlar, mualif her sesi bastırıyorlar terör damgasıyla. Hiçbirimizin silahı tüfeği yok; o sebeple sadece kitaplarımızı aldılar delil olarak.
Şimdi sizden istediğim sesimize ses olmanız sadece bizim için değil, benzer gerekçelerle tutuklanan yüzlerce öğrenci arkadaşımız için durumumuzu sizinle paylaşmak istedim. İlgileneceğiniz ümidiyle şimdiden teşekkürler…

Sevgilerle…

MELTEM TUNA

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi C-1

 

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir