KOMUTAN CHAVEZ’İN ÜLKESİNDE EMPERYALİST OYUN SÜRÜYOR

Venezüella, birçok Latin Amerika ülkesi gibi sömürgecilik döneminde ve sonrasında doğal zenginlikleri dışarıya taşınmış ve ülke yoksulluk içinde bırakılmıştır. Amerika’nın “arka bahçe” diye nitelendirdiği süreçle ülke kaynakları buraya aktarmıştır. Kıta’nın birçok ülkesinde var olan direniş geleneğinin sürdürücülerinin mevcut sömürü ilişkilerinin yol açtığı yıkıcı sorunlara karşı mücadeleleri Amerikan destekli faşist darbelerle şiddetle bastırılmış ve ülke yönetimlerine onlarca yıl hükmedecek katil diktatörler getirilmiştir. Yoksullaşmanın ve derinleşen krizlerin nedeni olan neo-liberal politikaları değiştirmeye yönelik çıkışlar her zaman bir tehdit olarak görüldü. 1970’li yılların başında, Sili’de, Allende yönetiminin toplumsal projelerinin şiddetle bastırılması gibi bugün de Venezüella’da, Chavez’in ,”21. yıl sosyaliz mi” ni yaratma yolunda, katılımcı bir demokrasi inşa etme çabası ve Latin Amerika’da “katılımcı” birlikteliği savunan toplumcu anlayışı, yine, Amerika tarafından boğulmak isteniyor.

chavez_maduro_lChavez, ülkeyi, elitistlerin ülkesi haline getirmiş, neo-liberal politikalara teslim etmiş sağcı yönetimlerin aksine, ülke kaynaklarının yoksullara dağıtılacağını ve sosyal adaletin sağlanacağı sözünü vererek girdiği, 1998 seçimlerini, yüzde 56 oyla kazanarak iktidara geldi.

Chavez, sözlerinin arkasında durdu ve gecekondu mahallerinin yoksul insanların yasam düzeylerini iyileştiren projeleri hayata geçirdi. Ücretsiz, erişilebilir eğitim ve sağlık hakki sundu halkına. Kendi ülkesindeki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların mücadelesini vermenin yanında; gerek Latin Amerika kıtasında, gerekse dünya genelinde emperyalist baskılarla karşılaşan halkların yanında saf tuttu.

Chavez’in politikalarının yol açtığı değişimden rahatsız olan Amerika, kendi dediklerini ikinci kez söyletmeden uygulamaya hazır sağcı ve faşist güçlere desteğini artırarak, 2002 yılında Chavez’e darbe yaptılar. Chavez’in halkçı politikalarına sahip çıkan halk, karşı gösteriler örgütleyerek Chavez’i tekrar görevine getirdi. Darbe planları suya düsenler ise, ekonomide, petrol ve gıda işletmelerinden başlayarak, ülkenin milyarlarca dolar kaybına neden olacak, haftalarca sürecek lokavtlar örgütlediler.

Chavez, bu sancılı süreçten de güçlenerek çıkmasını bildi. 2006 seçimlerinde yüzde 62 gibi yüksek bir oyla yeniden başkan seçildi. Fakat Komutan Chavez’in, Mart 2013 tarihinde olumu ile Venezüella, yine, zorlu bir surece girmiş oldu.

Chavez’in başkanlığı döneminden hazırlıklı olan, Chavez’in devlet başkanlığı sırasında basarisiz darbe girişiminde bulunmuş işbirlikçi faşist güçler, Chavez’in ölümünü fırsat bilerek yeniden sahneye çıkmakta gecikmediler.

Nisan 2013’te, yapılan başkanlık seçimini az farkla da olsa Chavez’in varisi Nicholas Maduro kazandı. Maduro, ‘’Bolivarcı’’ çizginin sürdürücüsü olacağını açıkladı.

maduro-venezolano--644x362

Seçimlerde beklenenin üzerinde, yüzde 49 oranında oy alan sağcı kanat lideri Henrique Capriles, taraftarlarını sokağa dökerek, Maduro hükümetine karşı saldırılarını başlattı.

Çıkan olaylarda 11 kişi ölmüştü. İşbirlikçi sermaye örgütlerinin ekonomide yaptıkları spekülasyonlar ile halkçı çizgideki hükümet zorda bırakılmaya devam edildi. Özel medya kuruluşları da ‘’kargaşa ve umutsuzluk’ ’kokan haberleri ile saldırının psikolojik yanını üstlenerek; sabotajlara ve faşizan sokak gösterilerine ortam hazırlamaktalar.

Dışarıya yapılan servis haberlere ise; ‘’Batı’nın ana akım medyası, bu kampanyaya gönülden ve eleştirmeksizin destek sunuyor. Kasım ayında Washington Post “Venezüella İç Patlama Yolunda” başlığı atarken, sanki sözleşmişçesine Miami Herald da “Venezüella’da Umutsuzluk” başlığını attı. FT ise onları “Caracas’ta Kaos” ile takip etti. Foreign Policy dergisinde “ABD, Venezüella’nın İflasına Hazır mı?” diye bir bölüm vardı.’’ (Francisco Dominguez / Chavez’den sonraki ilk yerel seçimde Şili’nin gölgesi Venezüella’nın üzerinde/ Sendika.org.)

Bu kargaşa ortamının hazırlanmasında da öncekilerde olduğu gibi Amerika’nın aktif rolü var. Amerika, finansal destek vermekle kalmamakta; diplomat kılıklı görevlileriyle doğrudan sabotaj planlamaktalar. Sabotajlara karıştıkları gerekçesiyle son beş ay içinde Amerikalı 6 diplomat sınır dışı edildiler. Kolombiya’nın eski Cumhurbaşkanı Alvaro Uribe’de önemli destekçilerden bir diğeri. Maduro’nun “barbar, kapitalist parazitler” olarak nitelendirdiği işbirlikçi oligarşik yapı arkasındaki bu güce güvenmektedir. Şubat ayında sokak şiddetine dönüşen olaylar, Aralık 2013’te yapılan seçimlerin öncesindeki planların devamı niteliğindedir. Ekonomide spekülasyona, enflasyona, kara-borsacılığa yol açan ‘’kapitalist parazitler’’in oyununa karşı; Maduro yönetiminin tutumu ise, fiyatları şişirerek vurgun yapan büyük mağazaların sattıkları ürünlerin fiyatlarının yarı fiyatının altına indirilmesini, işletme karlarına ise yüzde 15 ile 30 arasında sınırlama getirilmesi vb. yeni düzenlemeler oldu. 8 Aralık 2013’teki yerel seçimlerden de başarıyla çıkan Maduro yönetimi, bu kez de sağcı kanadın 12 Şubat 2014’te başlattığı yeni bir sokak şiddeti ile karşı karşıya kaldı. Son çıkan olaylarda şimdiye kadar üç kişinin olduğu açıklandı.

Obama yönetimindeki Amerika “arka bahçesinde” sorunsuz yönetimlerin iktidara gelmesi yolunda daha bir kararlı görünüyor.

Francisco Domingez’in Venezüella’daki son yerel seçimlerin hemen öncesinde yaptığı kısa hatırlama durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır.

“Önümüzdeki haftalarda muhalefetin anti-demokratik kesimlerinden yapılan Maduro hükümetine son verme çağrıları daha da keskinleşeceğe benziyor. Muhalefet eğer dış destekçileriyle birlikte planlarını başarılı bir şekilde gerçekleştirebilirlerse, Venezüella’daki toplumsal ilerleme ile demokraside bir gerilemeye yol açacaklar…. Bu nedenle Venezüella’daki durum riskli ve sonuçları çok ağır olabilir. Bir geriye gidiş, Latin Amerika’nın tümündeki ilerlemeye büyük bir darbe olacaktır.

Venezüella’nın seçilmiş hükümeti ile küresel dayanışma sergilemek yaşamsal önem taşıyor. Bir zamanlar Martin Luther King’in dediği gibi, “Her şeyin sonunda düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın sessizliğini de hatırlayacağız.” (Francisco Domingez, Middlesex Üniversitesi’nde Latin Amerika Çalışmaları kürsüsünün yöneticisi ve Venezüella Dayanışma Kampanyası’nın sekreteri / Sendika.org)

Chavez’e yapılan karşı-devrim darbesini boşa çıkaran Venezüella halkının, yeniden, karşı-devrim hazırlığı içinde olan güçlerin planlarını boşa çıkaracağına inanıyoruz. Venezüella halkı ile dayanışma görevi ile karşı karsıya olduğumuz bilinciyle VENCEREMOS diyoruz.

Ayşenur Arslan, 2 Mart 2014, Yurt gazetesi köşesinde “Bu gidişin sonu ‘Milli Mutabakat’ mı?” adlı yazısında Venezüella üzerine çarpıcı veriler ortaya koymaktadır.

MERAKLISINA NOTLAR

• Venezuela’da okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim-öğretim ücretsizdir.

• Yaşları 15 ila 24 arasında değişten gençlerin % 79’u okumakta ve bunların % 67’si devlet okullarında öğrenim görmektedir. Bütün okullar yemekhaneye sahiptir. Bunun dışında öğrencilerin büyük bir kısmı burslardan veya devlet yardımlarından yararlanmaktadır.

• 15 yılda hükümet 58.236 devlet okulu inşa etmiştir.

• 2005 yılında UNESCO, Venezuela’yı nüfusunun tamamı okur-yazar ülke ilan etmiştir. • Venezuela’da 1999 ile 2013 yılları arasında Sosyal Yatırım % 62 oranında artmıştır. Dikkat edin; ‘Sosyal Harcamalar’dan değil, yatırımdan bahsediyoruz.

• Venezuela’da kayıtlı olarak çalışmış olsun olmasın bütün yaşlılara emekli maaşı bağlanmıştır. Bu maaş asgari ücretin % 60’ına tekabül etmektedir. On yılda, üç yüz bin emekli sayısını neredeyse üç milyona dayanmıştır.

. Sosyalist hükümet gelmeden önce Venezuela’da kişi başı et tüketimi yıllık 14 kilo iken, bugün bu rakam kişi başı yıllık 44 kiloya çıkarılmıştır.

• Sağlık hizmetleri tüm Venezuelalılar için ücretsizdir.

• Devrimci Hükümet idaresinde geçen 15 yılda, 13.700 kamu sağlık merkezi kurulmuştur. 4. Cumhuriyet zamanında geçen 40 yıl süresince ise sadece 5.000 merkez kurulabilmişti.

• Kayıtlı istihdam % 62 oranına çıkmış, işsizlik oranı ise % 9 ile % 7 arasında değişmektedir.

• Bolivarcı Hükümet 2011 yılından günümüze kadar, 549.608 konutu ücretsiz olarak ülke çapında dar gelirli ailelere vermiştir.

Mustafa Yılmaz/ 09.03.2014

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir