LİSELİ GENÇLİK ÇALIŞMAMIZ ÜZERİNE

Gezi direnişi Türkiye’de yeni bir döneme girmemizi ve muhalefet olma meselesine farklı bir şekilde bakmamızı sağladı. Toplumun bütün kesimleri farklı nedenlerle, farklı taleplerle meydanlarda buluştu ve milyonlarca insan AKP baskısına karşı direndi. Bu direnişten sonra artık işlerin eskisi gibi olmayacağını, artık muhalefetin güçlenmekte olduğunu ve AKP’nin güç kaybettiğini biliyoruz. Gezi direnişi, çözüm sürecinin tıkanması, komşu ülkelerle yaşanan kriz ve Mısır’da Müslüman Kardeşler’in düşmesi bir şeyler gösteriyor: artık adımlarımızı kendimizden daha emin ve devrimci gelişmelere dönük atmak zorundayız.

Hiç kuşkusuz bu direnişin belirleyici, yönlendirici kesimi gençlik oldu. Daha önce politik hiç bir eyleme katılmamış ama içinde özgürlük barındıran ve bir yandan da bireyci, apolitik ve lümpen olarak tanımlanan gençlik, bütün dünyanın izlediği ve Türkiye’nin geleceğini değiştiren bir direnişte özne oldu. İktidara geldiği günden itibaren halka korku ve terör yayan AKP, gençlik enerjisi ve zekâsı karşısında her gün bir kez daha yenildi. Bu pratikte, geçmişe saplanıp kalmamanın ve gençliğin yaratıcılığının önemini daha açık bir şekilde gördük.

Peki biz gençlik olarak ne yapıyoruz? Gençlik çalışmamız ne yönde gelişiyor? Sürece etkin katılabilmek için neler yapmalıyız? Ankara’da geçmişten beri genç arkadaşlar çalışmanın içindeler ve aktifler. İyi bir lise çalışmamız var. Geçirdiğimiz operasyonlar, polisin liseli arkadaşlarımızın ve ailelerini tehdit etmesi genç arkadaşları olumsuz etkiledi. Ankara’da bu noktada gençlik çalışmamızda gerilemeler oldu ama çalışmayı sahiplenen arkadaşlar sayesinde saldırılar bu çalışmayı bitiremedi. Ve en son geçirdiğimiz Gezi operasyonu sonrasında pasif duran genç arkadaşların aktifleşmesi, saldırıların ters etki yaptığını gösteriyor. Yani baskılar direniş doğuruyor. Genç arkadaşlarda aile baskısı, okul ve dershane yükü ve bu temelde gelecek kaygısı da önemli ve üzerine gidilmesi gereken bir sorun. Bu zorlukları bilerek çalışmaları sahiplenmek gerekiyor.

Devrim iddiası olan birçok hareketin aksine Hareketimiz devrimci öğrencilerin derslerine vereceği zorunlu zamanların da devrimci çalışmadan sayılabileceğini söylüyor. Yani her arkadaş okuduğu okulda, gerçekten zorunlu olmadıkça, derslerini aksatmamaya çalışmalıdır. Kişi aynı zamanda ailesine ve çevresine karşı da sorumlu olmalıdır. Tabii bütün bunlar kesinlikle devrimci çalışma temelinde ele alınabilir. Bir devrimci için hiç bir şey devrimci çalışmanın ihtiyaçlarının üstünde olamaz. Aile ilişkileri, okul ve iş hayatı kesinlikle mücadeleye göre biçimlendirilmelidir. Bir devrimci yeri geldiğinde aileden de başka düzen bağlarından da kopmaya daima hazır olmalıdır. Zaten devrimci mücadele başka türlü yürütülemez.

Arkadaşlarımız, aynı zamanda iyi bir mücadele hayatı için ailelerine, örgütün ve mücadelenin yanlış bir şey olmadığını göstermeye çalışmalıdır. Örgütlü bir yaşama başladıktan sonra davranışlarıyla ailesine, Hareketin ona iyi şeyler öğrettiğini hissettirmelidir. Devrimi öncelikle kendi içimizde ve günlük hayatımızda yapmalıyız.

Bizim ve genel olarak solun geliştiği bir dönemdeyiz. Marks’ın Kapital’ini birlikte okuma ve tartışma çalışmamızı geliştiriyor ve genişletiyoruz. Bu çalışma Eğitim ve Dayanışma Hareketimizin somut bir adımı olduğu için önemli bir gelişme. Diğer sol gruplarla bu konuda temaslar kuruyor ve ortak çalışma olanaklarının geliştiğini görüyoruz. Çeşitli bölgelerde yeni ilişkiler yakalayıp bunları geliştiriyoruz. Bu gelişmeleri artık gençlik çalışmasının gelişmesi izlemeli. İstanbul’da uzun zaman sonra gençlik olarak adım atmaya başladık. Yeni liseli arkadaşlarımız var ve pratik adım atmak için hazırlanıyoruz. Gençlik çalışmasının kesinlikle gelişeceğini düşünüyoruz. Çünkü bu sefer çalışmalar birbirini destekliyor. Şimdi öncelikli hedefimiz Eğitim ve Dayanışma Hareketi doğrultusunda liseli gençlik çalışmamızı geliştirmek olmalı. Bunun için çaba göstermeliyiz.

AKP günden güne baskısını arttırıyor. Bu da yeni ve daha güçlü bir direnişin önünü açıyor. Kendimizi ikinci bir Gezi dalgasına hazırlamalıyız. AKP’nin baskıları karşısında bizim de çalışmalarımızı geliştirmemiz gerekiyor.

 

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir