Münster’de Akyazı anması

almanya_3

Almanya’nın Münster şehrinde faaliyet yürüten Odak Kültür Merkezi olarak, Mustafa Suphiler ve Ömerlerin ölüm yıl dönümleri vesilesiyle bir anma etkinliği gerçekleştirdik.

Bir dakikalık saygı duruşu ile başlattığımız etkinliğin başında, Münster şehrinde çalışmalarımıza daima destek olmuş iki dostumuzu andık. İki yıl önce kaybettiğimiz Hüseyin Çetinyılmaz abimiz ile bu yılın 13 Ocağında kaybettiğimiz ömrünü yabancıların eşit hakları mücadelesine adamış yunan dostumuz S. Marinos’u andık ilkin.

almanya_1Sonra kronolojik bir sıra sıra ile Prometheus’tan Spartaküs’e, Şeyh Bedreddin’den Marks’a, Mustafa Suphi’den Mihri Belli’ye, Mahirlerden Denizlerden Ibolardan, Ömerlere kısa bilgiler eşliğinde bir dia gösterisi gerçekleştirdik. Elbette ocak ayında katledilen Alman devrimcileri Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg, yine ocak ayında kaybettiğimiz Lenin’i de anmayı ihmal etmedik. Arjantin baskınında Cemalettin Yalçın’ı, faşistlere karşı direnişte Müslüm Çakıcı’yı,

Akyazı’da direniş hazırlığındaki Metin Adil Toraman’ı, Ali Aktürk’ü, İzmit Cezaevinde darağacına giderken sloganlarını haykıran Ömer Yazgan’ı, Mehmet Kanbur’u, Ramazan Yukarıgöz’ü ve Erdoğan Yazgan’ı andık, niçin o eyleme cüret ettiklerini ve ölürken verdikleri mesajı anlatmaya, anlamaya çalıştık.

Çeşitli tarihlerde suikaste kurban giden, Musa Anter, Hrant Dink ve Tahir Elçi, tüm dünyaya zulme karşı nerede olursa olsun direnme mirasını bırakmış Che’yi de unutmadık.

Ülkemizin direnen güçlerinden sembolleşmiş kişilerle devam eden direniş yolculuğumuzu Rojava’da İşid’e karşı direnişte hayatını kaybedenleri anarak bitirdik.

almanya_4Dia gösterisinin ardından, katılımcıların sorduğu bazı soruları tartıştık. Sorulardan birisi acaba ölenler aşırı idealize edilip, bir şekilde onlara iman mı ediliyor sorusu idi. İkinci bir soru ise silahlı direnişe daha mı fazla önem veriliyor sorusu idi, bir bilim adamı, bir kültür adamı da romanı, şiiri ile devrime katkı sunmuyor muydu. Sunumu yapan arkadaş niyetlerinin kimseyi idealize etmediklerini, bu insanları başkaları için ölümü dahi göze alacak bir yola çıkaran duyguları anlamaya çalıştıklarını, onların bu insani yönlerini örnek almaya çalıştığımızı anlattı. Anılan insanların çeşitliliğine bakıldığında bizlerin belirli bir mücadele yöntemini öne çıkarmadığımızı ama aynı zamanda da her hangi bir yöntemi reddetmediğimizi vurguladı.

almanya_1Kısa bir aradan sonra dernek üyemiz yunan asıllı bir üniversiteli arkadaşın kendi inisiyatifi ile hazırladığı ve daha çok bazı önyargıları tartışmaya açmaya çalıştığı bir dia gösterisi ile etkinliğimiz devam etti.

Söz veren müzisyen arkadaş son günde katılımını iptal ettiği için kültürel program ise iptal edilmek zorunda kaldı.

Etkinliğimize yaklaşık yirmibeş kişi katıldı.

2017-01-31

Münster Odak

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir