Odak Kültür Merkezi’nden Haberler…

2013 yılının sonlarından bu yana çalışmalarını kendine ait dernek lokalinde sürdüren Odak Kültür Merkezi yoğun bir yarıyıl dönemini daha geride bıraktı. Kültür merkezimiz giderek daha fazla kişinin ilgisini çekmekte ve üye sayısı da buna paralel olarak artmaktadır. Amacımız bir yandan kültürel-politik açıdan sol bir kültür merkezi olarak hayata müdahale etmek iken, diğer bir yandan da insanın sosyal ihtiyaçlarına yanıt verebilecek bir eğitim ve dayanışma merkezi haline gelebilmektir. Ve tüm bunları enternasyonal bir çerçevede, değişik uluslardan göçmenlerin ve yerli politik çevrelerin ve insanların katılımıyla gerçekleştirebilmeye özel önem vermekteyiz. Aldığımız yol çok kısa olmakla birlikte bize gelecek için umut vermektedir.
10 Nisan’daki ilk etkinliğimiz olan Isabel Allende’yi ve onun şahsında Şili’yi tanıtacağımız ‚Edebiyat Akşamları’ etkinliğini nisan ayı için beklenmedik güzellikteki hava nedeniyle bir hafta sonraya, yazarın Ruhlar Evi adlı filminden önceye erteledik.
17 Nisan günü önce Şili ve Isabel Allende üzerine kısa bir film izledikten sonra 1993 yapımı ‚Ruhlar Evi’ filmini izledik. Filmden sonra yapılan değerlendirmelerde, Şili’de yaşananlarla Türkiye’de yaşananların benzerlikleri öne çıktı.
18 Nisan 2015 “Impro-Tiyatro”
Şu dönemde Almanya’da üniversiteli gençler arasında, özellikle ev partilerinde oldukça yaygın bir eğlence tarzı doğaçlama tiyatro oynamak. Alman üyemiz Milena’nın organize ettiği bu etkinliğimize de ağırlıklı olarak üniversiteli gençler katıldılar. Hep birlikte çok keyifli zaman geçirdik.
23 Nisan 2015‚ “adam… ADAM”
Yine nisan ayında Ankara Tiyatro Fabrikası’nı artık bir klasik haline gelmiş oyunları ‚adam…Adam’ ile misafir ettik. Nuri GÖKAŞAN’ın yazıp yönettiği ve oynadığı oyun, duyarlı bir insanın geçerli değerler sistemi ile yaşadığı çelişkileri çarpıcı bir şekilde ortaya koyan ve eleştiren bir oyun. Oyun kalabalık bir izleyici kitlesi tarafından büyük bir beğeni ile izlendi ve ayakta alkışlandı.
1 Mayıs 2015
İşçi sınıfının ve ezilenlerin bayramı için bulunduğumuz şehirdeki etkinliklerde bayraklarımızla yerimizi aldık. Alman Sendikalar Birliği’nin düzenlediği yürüyüş ve mitingten sonra artık geleneksel bir hale gelmiş 1 Mayıs pikniğimiz için alanı terk ettik. Bu sene pikniğimiz daha kalabalık, daha coşkulu, daha enternasyonaldi. Ortak sofra hazırlanması noktasında da daha fazla kişi katkılarını sundu. Tabiat ana da bizlere çok güzel bir hava hediye ederek şenliğimize katılmış oldu.
8 Mayıs günü programımızda ‚Edebiyat Akşamları’ serisinin ikincisi, Günter Grass vardı. Ancak bizlerin hem konuşmacı hem de ortak düzenleyicisi olduğumuz Türkiye’deki seçimlerle ilgili bir panel nedeniyle bu etkinliği de Yazar’ın ‚Teneke Trampet’ filmini tartışacağımız etkinlikle birleştirdik. Panelin haberini seçimlerle ilgili yazımızda okuyabilirsiniz.
22 Mayıs. Programımızı hazırlarken henüz yaşayan ve özellikle de son dönemlerinde hem gençliğinde Nazi ordusunda yer almış olduğunun açığa çıkmış olması hem de İsrail devletine karşı eleştirilerinden dolayı çokca tartışılan ünlü edebiyatcı ve heykeltraş Günter Grass 13 Nisan günü hayata gözlerini yummuştu. İzleyicilerin büyük çoğunluğunun ertesi gün, Paris’e Gezi direnişinin yıldönümü etkinliğine katılmak için erkenden yola çıkacak olmasından dolayı etkinlik Günter Grass’ın tanıtılması ve tartışılması ile sınırlandırıldı.
23-25 Mayıs Paris Gezisi
Yoğun etkinlik proğramımızdan dolayı organizasyonu ile yeterince ilgilenemesek de Paris’te arkadaşlarımızın büyük bir fedakarlık ve coşku ile hazırladıkları Gezi etkinliğine duyarsız kalamazdık. 17 kişi ile etkinliğe katılmak üzere Paris’e gittik. Bu bizim dernek olarak bu türden ilk kalabalık seyahatimiz olması itibari ile de bizler için önemli bir deneyim oldu. Hem katılımcıların hem de Paris’teki arkadaşların fedakarlıkları ile anılarımızda güzel bir yer tutacak seyahatimizi başarı ile gerçekleştirdik. Aynı zamanda Paris’te etkinliğin çeşitli evrelerinde görevler alarak da dayanışmamızı o boyutu ile de göstermiş olduk.
5 Haziran Trio Mara Konseri
Bu sezonun bizler açısından hem masrafları hem de organizasyonu açısından ikinci büyük etkinliği (diğeri Tiyatro idi) bir Kürt kadın grubu olan Trio Mara üçlüsüyle yapacağımız bu konserdi. Seçimler öncesinde ‚milli’ hassaslıkların artmış olacağını tahmin ediyorduk. Ancak havanın’da otuzlu dereceleri bulup üçüncü bir faktör olarak bu defa bizlerin aleyhinde bir rol oynayabileceğini ise doğrusu tahmin bile edememiştik. Türk milliyetçilerinin konsere verilecek paranın PKK’ye gideceği söylentisi çıkardıklarını duyduk. Kürt milliyetçilerinin de grubun bir elemanına hareketi bıraktığı için hain muamelesi yaptığını ve konsere katılımı aktif engellediğini fark edecektik. Tüm bu söylentiler ve ön yargılar bizlere ne kadar iş düştüğünü, yani her türden milliyetçilikten uzak siyasi ve kültürel çalışmalara toplumun ne kadar ihtiyacı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Tüm bu aleyhte çalışmaya ve hava faktörüne rağmen konseri yaklaşık elli kişi büyük bir çoşku ile izledi. Başta Kürtler olmak üzere coğrafyamızın acı çekmiş, yoksul insanlarının sesi Kürtçe, Türkçe, Zazaca, Ermenice ve Arapça olarak dile geldi.
6 Haziran Visionen für Europa adlı üniversiteli grubun bir çok resmi kurum ve bizler de dahil çeşitli sivil toplum örgütleri ile birlikte organize ettiği ‚Avrupa’ya varmak!? Münster şehri mültecilerle diyalogda’ etkinliğine stand açarak katıldık. Burada hem broşürlerimizi dağıtıp yeni ilişkiler kurduk hem de dernek üyelerimizin yaptığı yiyecekleri satarak gelir sağladık.
12 Haziran, 28 Şubat’ta kaybettiğimiz ünlü yazarımız Yaşar Kemal, Edebiyat Akşamları serimizin bu akşamki konuğu idi. Hakkındaki bir belgeseli izledikten sonra katılımcılar kendi okudukları kitaplarından, kitapların üzerlerinde bıraktıkları etkilerden vb bahsettiler. Yaşar Kemal: ‚İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar’ demiş. Ezilenlerden yana yazmış, mücadele etmiş büyük bir yazar olarak onun bu dünyada oldukça büyük bir yer kapladığından hiç şüphemiz yok. Kitaplarıyla aramızda yaşamaya devam edecektir.
13 Haziran 2015, derneğimiz bu defa da Münster Üniversitesi Yabancı Öğrenciler Temsilciliğinin yıllık Uluslararası Yaz Festivalinde bilgiendirme çadırı ile yerini aldı. Başlarda Münster şehrinde okuyan ve değişik ülkelerden gelmiş öğrencilerin kendi kültürleri yanında ülkelerindeki politik durumları da konu ettikleri festival son yıllarda neredeyse uluslararası bir yemek festivaline dönmüş durumda. Odak Kültür Merkezi olarak bizler, festivalin eski ruhuna sadık kalabilmeye ve politik bir stand olarak kalabilmeye gayret ediyoruz. İki yıl önce Gezi direnişini, geçen yıl ise Soma katliamını işlemiştik. Bu sene de daha çok derneğimizin çalışmalarını tanıtmaya önem verdik. Uyum meclisinin, yabancılara seçme ve seçilme hakkı verilmesi ve Rojava dayanışmasının Türkiye’ nin insani yardım kuruluşlarına sınırdan geçiş hakkı vermesi içerikli imza kampanyaları için de imza topladık.
19 Haziran Cuma; derneğimizin yaz yarıyılı programında yer alan son etkinliğini gerçekleştirdik ve hep birlikte Yaşar Kemal’ın aynı adlı eserinden Türkan Şoray’ın yönetmenliğini yapıp başrolünü de oynadığı ‚Yılanı Öldürseler’ filmini izledik. Filmden önce yaptığı kısa konuşmada dernek başkanı H. Ateş, son dönemlerde artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek filmin bu açıdan da dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyip, derneğin programda belirtilen etkinlikleri bitmekle birlikte faaliyetlerine devam ettiğini ve gelecek sezon daha geniş bir programla yoluna devam edeceğini ve bu noktada her kesin her türlü katkısına açık olduğunu belirtti.
Odak Kültür Merkezi’nde yukarda haberlerini yaptığımız etkinliklerin yanısıra şu anda öğrencilere ders yardımı, hukuk danışmanlığı, çeşitli konularda tercümanlık hizmetleri, dil kursları, yüksek okullarda okuma konusunda yabancı öğrencilere danışmanlık ve küçük çocuklara el işi ve resim kursları sunulmaktadır. Derneğimizin lokalinde Yılbaşı, Newroz gibi vesilelerle ya da zaman zaman doğum günleri ya da Münster’den ayrılan arkadaşlarımızın veda etkinlikleri gibi nedenlerle de bir araya gelmekteyiz. Derneğimizin kapısı dışımızdaki ilerici güçlere de daima açıktır. Son seçimlerde yaklaşıkbir ay HDP’liler misafirimiz oldular. Alman Marksist Leninist Partisi MLPD’nin ‚Felaket alarmı’ adlı kitap okuma ve tartışma grubu her iki haftada bir derneğimizde toplanmaktadır. DKP (Alman Komünist Partisi) gençlik grubu da toplantılarını derneğimizde yapmak üzere bizimle iletişim kurmuş durumda. Derneğimiz eğitim ve dayanışma hareketi diye tarif ettiğimiz çizgide bulunduğumuz alanda insanlaşma mücadelesine katkıda bulunma gayretine devam edecektir.odak7

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir