ÖSS’yi Kazanamayan Kızlara Bir Darbe Daha!

sayfa-8-altÖSS sonuçlarını en çok kızlar merak ediyor çünkü…
Liseden bu yıl mezun olan kızların alacakları sonuç, sosyal güvenliklerini de doğrudan etkileyecek.
1 Ekim 2008`de uygulanmaya başlanan “Sosyal Güvenlik” adı altında Sosyal Güven(siz)lik Reformu’yla, sigortalıların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin hak sahipliği yeniden düzenlendi. Düzenleme dolayısıyla yasanın etkilediği son kesim, bu yıl liseyi bitiren kızlar oldu. Yapılan düzenlemeyle, 18 yaşını dolduran kız çocuklarından eğitimlerine devam etmeyenlerin anne ve babalarının sağlık güvencelerinden yararlanma hakkı kaldırıldı. Buna göre, 1 Ekim 2008`den sonra 18 yaşını doldurup 2008-2009 eğitim-öğretim yılında liseden mezun olan kız çocuklarının üniversite sınavında alacağı sonuç, anne ve babalarının sigortalılığından doğan sağlık haklarının devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Yani, ÖSS`de alınacak sonuç, kızların sadece eğitim alanındaki geleceklerine değil, sosyal güvenlik alanındaki geleceklerine de yön verecek. Kız çocukları, 18 yaşını doldurduktan sonra eğitime devam etmeleri halinde ise erkek çocuklarında olduğu gibi orta öğretimde 20 yaşına, yüksek öğretimde 25 yaşına kadar anne ve babaların üzerinden sağlık hizmeti alabilecek.
Peki, eğitimine devam edemeyecek kızları neler bekliyor?
Hayatının her döneminde sınavlar ve tercihlerle boğuşan genç kızları bu kez bir de “sosyal güvenlik tercihi” bekleyecek. 18 Yaşını tamamlayarak anne ve babasının güvencesinden çıkan kızların, sağlık hizmetlerinden yararlanmak için yerine getirebilecekleri dört seçenek var. Kızlar; ya primlerini kendileri ödeyecek, ya sigortalı biri ile evlenecek, ya sigortalı bir işte çalışacak ya da yoksulluklarını kanıtlayacaklar. Ancak bu dört durumdan birinde tekrar sağlık güvencesine kavuşmuş olacaklar!
Yoksulluğun kanıtlanması için aile fertlerinin kişi başına düşen gelir miktarının, brüt asgari ücretin üçte birinden az olması gerekecek. Bu durumdaki kişiler “yoksul” kabul edilerek sağlık harcamaları devlet tarafından karşılanacak.
Primini kendisi ödeyeceklerin genel sağlık sigortası prim miktarları ise, gelir durumlarına göre belirlenecek. Buna göre, aylık geliri asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar ayda yaklaşık 28 TL, aylık geliri asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olanlar yaklaşık 83 TL, aylık geliri asgari ücretin iki katının üzerinde olanlar yaklaşık 166 TL ödemede bulunacak. Asgari ücrette yaşanacak artışlar bu miktarlara da yansıyacak. İşe girme-işten çıkma, evlenme-boşanma gibi değişiklik olması halinde de bu haklarını kaybedecekler ve sağlık hizmeti için prim ödemek durumunda kalacaklar.
AB’ye uyum yasaları çerçevesinde uygulamaya konulan Sosyal Güvenlik Reformu,yaşamın her alanında ikinci sınıf cins muamelesi gören kız çocuklarını daha da zor durumlara düşürecektir. Maddi imkansızlıktan okuyamayan kızlara, sırf sigortası devam etsin diye zorla evlenmesi dayatılacaktır. Zaten bu yasa yoksul kız çocukları için “okuyamıyorsan evlen” demenin değişik yolu değil midir?
Yasa ve getirdikleri üzerine bir üniversite öğrencisi ile yaptığımız söyleşiyi aşağıda yayınlıyoruz.
Sevda 24 yaşında ve Ankara’da üniversitede okuyor. Son sınıf öğrencisi. Aslen Mardin’li, ailesi orada, kendisi okul için gelmiş Ankara’ya.
Odak: Kaç kardeşsiniz?
Sevda: 6 kardeşiz, ben en küçükleriyim.
Odak: Baban, annen ne iş yapıyor?
Sevda: Babam emekli, şimdide çiftçilik yapıyor. Annem çalışmıyor, ev hanımı.
Odak: Ailende başka okuyan kardeşin var mı?
Sevda: Benim ailemde okuyan tek çocuk benim, yani üniversite okuyan. Ablalarım ve ağabeylerim maddi imkansızlıklardan dolayı liseye kadar zorluklarla okudular. Hatta ablam üniversiteyi kazandı; ancak parasızlıktan gidemedi. Ben onların yardımıyla şimdi Ankara gibi bir yerde okuma fırsatı buldum. Bizim memleketimizde bir çok kız çocuğu, gerek parasızlıktan gerekse kız olduklarından zaten okutulmuyor..
Odak: Herhangi bir sağlık sigortan var mı?
Sevda:Evet var. Babam SSK’lı. Ondan yararlanabiliyorum.
Odak: Sosyal Güvenlik Reformu’nun kız çocuklarına yönelik çıkardığı yasadan haberin var mı?
Sevda: Bazı gazetelerden okuma fırsatım olmuştu. Ancak çok ayrıntılı bilgim yok. Sadece 25 yaşıma kadar babamın sigortasından yararlanabilecekmişim, o da okumam kaydıyla!
Odak: Okumasaydın, yasa gereği; evlenmen, primini kendin ödemen yada sigortalı işte çalışman durumunda tekrar yararlanabilecekmişsin sigortadan. Ne diyorsun bu yasa için?
Sevda: Bu detayları bilmiyordum. Elbette ki kız çocukları için hiçte olumlu bir yasa değil. Ben okuduğum için hala yararlanabiliyorum yasadan, şanslıyım sanırım şimdilik. Ama okul bitince hemen iş bulma imkanım yok bu şartlarda. Bu durumda sigorta primlerimi kendim ödeme ya da evlenme seçeneğim kalıyor sanırım. Sigorta primlerini ödeyecek durumum da mevcut değil ne yazık ki, tek kurtuluşum sigortalı biriyle evlenmek demek ki ( gülüyor).
Şimdi gülüyorum ama benim memleketimde bir çok arkadaşım lise biter bitmez, bazıları da lise bile okumadan evlendirildi. Bu yasa zorla evlendirilmelere de teşvik gibi. İnsanlar yoksul, zaten zor bakıyorlar çocuklarına. Bir de böyle yasalar çıkınca, bakamıyorsan evlendirin kızlarınızı, demiş gibi oluyor. Zorla evliliklere meyil veriliyor.
Odak: Son olarak söylemek istediğin bir şeyler var mı?
Sevda: Doğu gibi bir yerden gelip okudum, kendimi hep şanslı gördüm bu konuda. Ama bundan sonrasını kestiremiyorum hayatım adına. ÖSS gibi bir çıkmazı alt ettim kendimce. Üniversitede son sınıfa geldim. Ama biliyorum ki bitirince iş bulma ihtimalim çok kısıtlı. Zaten kız çocukları için zor olan okuma, hatta toplumda var olma durumunu böyle yasalarla neredeyse iyice yok ediyorlar.
Odak: Teşekkür ederiz söyleşi için.
Sevda: Ben teşekkür ederim. Yasayı ayrıntısıyla öğrenmeme vesile olduğunuz için özellikle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir