Pislik Yuvalarını Hep Birlikte Temizleyelim!

ODAK / ANKARA sayfa-21-alt
Geçmişte devrimcilerin ve sosyalistlerin Ankara’daki kalelerinden, simgelerinden biri olan Tuzluçayır mahallesi şimdilerde devletin yozlaştırma politikasıyla mücadele ediyor. Geçmişte bir tek birahane ve kumarhanenin bile bulunmadığı Bölgemiz ardı ardına bu tip yerler açılıyor. Kıraathane veya oyun salonu adı altında açılan bu yerler birahane ve kumarhane olarak faaliyet gösteriyorlar. Bu yerler insanlarımızı özellikle de gençlerimizi yozlaştıran, geleceğimizi tehdit eden birer pislik yuvası halindedir. Çünkü buralarda içki ve kumarın yanı sıra kadın ticareti de yapılmaktadır. Uyuşturucu ticareti için bu tür yerler mekân olarak kullanılmaktadır. Sokak çeteleri çoğunlukla buralarda örgütlenmekte ve bu pislikten beslenmektedir. Bölgemizde sabahlara kadar nara atan, geleni geçeni rahatsız edip esnaftan haraç isteyen alkol ve uyuşturucu bağımlısı serseriler türedi. Gençlik serserileştiriliyor, sapıklaştırılıyor.

Bölgemizde birçok hayati ihtiyaç var. Gençlerin spor salonlarına, kültür merkezlerine, doğru dürüst okula, onlara meslek öğretecek kurslara, çalışabilecekleri işyerlerine ihtiyaç var. Bu durum sebepsiz değildir. Bu durum devletin bilinçli bir politikasıdır. Devlet; işsizlik, geçin sıkıntısı içinde bunalan emekçi insanları, yarından umudu olmayan gençleri bu düzeni yıkmak için verilen devrimci mücadeleden uzak tutmak için bu yola başvuruyor. İçkiyle, kumarla, uyuşturucu ile ona sahte mutluluklar sunuyor. Sonrada insanlıktan çıkarıyor. Kızlarımıza geçim kapısı olarak fuhuşu gösteriyor.

Polis bu tür yerleri gençleri faşistleştirmek için kullanıyor. Buralardan rüşvet alıyor. İşte bu yüzden polis, ne parklarda sokaklarda içki ve uyuşturucu içen bu serserilere, ne de bu pislik yuvalarına dokunuyor. Kadın ticaretine, kumara, çocukların tinerci olmalarına, sokaklarda gezen serseri çetelerine ses çıkarmıyor. Ama polis bölgemizde devrimcilere, yurtseverlere göz açtırmamaya çalışıyor. Durum son derece açıktır, devlet ve onun polisi gençliğin serserileşmesini, yozlaşmasını istiyor. Bu çete düzenine, yolsuzluklara, adaletsizliklere, pisliklere karşı çıkmasınlar, mücadele etmesinler de ne yaparlarsa yapsınlar diye düşünüyor.

Tuzluçayır Mahallesi Emekçileri sayfa-21-alt-2

Hiç kimse benim çocuğum serseri olmaz, kızım kötü yola düşmez diye kendini aldatmamalıdır. O duruma düşenler aynı bizim gibi emekçilerin, yoksulların çocukları değil mi? Onlar başka bir gezegenden gelmediler! Bu mahalleden, emekçi ailelerden çıktılar. Bu nedenle uyuşturucu bağımlısı haline gelmiş gençlerimizden de, kötü yola düşmüş kızlarımızdan da hepimiz sorumluyuz. Çünkü biz insanlarımızı bu pisliğe itenlere karşı yeterince mücadele vermiyoruz. Çocuklarımıza, gençlerimize, mücadelemize yeterince sahip çıkmıyoruz. İçinde yaşadığımız mahallenin, toplumun kirletilmesine ses çıkarmıyoruz. Yarın piyangonun kime vuracağı belli olmaz. Her yanı pislik yuvalarıyla dolu mahallede paçasına pislik bulaşmamış kimse kalabilir mi?

Bu pislik yuvalarını iş işten geçmeden temizlemeliyiz. Bu işi bizden yani mahalle halkından başkası yapamaz. Bu bir namus sorunudur, onur sorunudur. Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğine karşı sorumluluğun gereğidir. Daha geç olmadan harekete geçelim. Tuzluçayır halkı şimdiye kadar olduğu gibi bu toplumsal sorunda da örnek bir tavır, örnek bir mücadele ortaya koymalıdır.

Pislik Yuvalarını Dağıtalım!

Çocukları, Gençleri Topluma, Mücadeleye Kazandıralım!

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir