Taksim Dayanışması: 21.00 eylemleri sürecek, parklarda forumlar büyütülecek!

13.06.2013

Polisin Taksim Gezi Parkı’na müdahalesi sonucunda direnişçiler alandan çekilmek zorunda kaldı. 118 kurum ve siyasi örgütten oluşan Taksim Dayanışması, yaptığı toplantıda direnişin tüm Türkiye’ye yayılmasını, çeşitli parklar ve alanlarda forumlar düzenlenmesini kararlaştırdı. Talepler kabul edilene kadar forumlar, atölyeler ve tartışmalar ile direniş büyüyeceğe benziyor. Aşağıda Taksim Dayanışmasının kararlarını yayınlıyoruz… (ODAK)

dayanışma taksimMahallelerde düzenlenen tencere tava eylemleri sürecek. Park ve meydanlarda yapılan forumlar büyütülecek. Cumartesileri Gezi Parkı nöbeti sürdürülecek.

Taksim Dayanışması, Gezi Parkı direnişinin 4 talebinin kabul edilmemesi ve AKP hükümetinin Gezi Parkı’na insanlık dışı bir saldırıda bulunması üzerine eylemleri yaygınlaştırarak sürdürme kararı aldı.
Bugün (18 Haziran Salı) alınan kararlara göre mahallelerde 21.00’da düzenlenen tencere tava eylemleri sürdürülecek ve parklarda düzenlenmeye başlayan forumlar yaygınlaştırılacak.

İstanbul’da Avrupa Yakası’nda Beşiktaş Abbasağa Parkı’nda Anadolu Yakası’nda ise Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda 21.00’da forumlar düzenlenmeye başlamış ve bu etkinlikler yoğun ilgi görmüştü. Park eylemleri de yaygınlaştırılacak.

Abbasağa ve Yoğurtçu dışında Elmadağ – Harbiye ahalisi Maçka Parkında, Cihangir ahalisi Cihangir Parkında, Ümraniye ahalisi Çarşı Park’ta, Bağdat Caddesi ahalisi Göztepe Parkı, Bahçelievler ahalisi Egemenlik Parkı’nda, Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek ahalisi Bebek Parkı’nda buluşacak.

Yeni kararlar
• Hastanelerde yatan direnişçiler ziyaret edilecek.
• Talepler sürekli ve yeniden dillendirilecek.
• 21.00 ses çıkar eylemleri sürdürülecek, mahallelerde afet kaçış alanlarında yapılacak olan forumlar ile biçimlenecek.
• Büyük ve kapsamlı bir forum organize edilecek.
• Cumartesi günleri Taksim Gezi Parkı Nöbeti sürdürülecek ve kitlesel katılım çağrısı yapılacak.
• Duran adam gibi desteklenecek ve yaygınlaştırılacak.
Taksim Dayanışması ve talepleri:

Taksim Dayanışması, Gezi Direnişinde yer alan toplumsal muhalefetin 118 örgütlü kurum ve inisiyatif tarafından oluşturuldu. Taksim Dayanışması’nın hükümete ilettiği dört temel talep; Gezi Parkı’nın şartsız olarak park olarak kalacağının açıklanması, polis şiddetinin durdurulması ve sorumlular hakkında işlem yapılması, gözaltındakilerin serbest bırakılması ve Taksim ve Kızılay başta olmak üzer kent meydanlarını ve caddeleri demokratik kitle eylemlerine kapatan yasaklamalara son verilmesi taleplerinden oluşuyor.

Dayanışmanın 18 Haziran tarihli basın açıklaması:

BUNCA ÖLÜM, YARALI YETMEDİ Mİ? ŞİMDİ DE YÜZLERCE GÖZALTI NE İÇİN?

Gezi parkındaki ağaçları kesen, parkta çadır kuranlara sabahın beşinde gaz bombaları ve tazyikli sularla saldıran, buna tepki gösteren milyonların üzerinde kimyasal madde içeren sular, plastik mermiler kullanan polis, şiddete devam ediyor. Bununla birlikte polis desteğindeki eli sopalı ve bıçaklı saldırganlar devreye sokuluyor.

Dört kişinin ölümüne neden olan, Ankara’da Ethem Sarısülük’ü kurşunla öldüren, onlarca kişiyi sakat bırakıp ağır yaralayan iktidar anlayışı şimdi de “CADI AVI” başlatmış bulunuyor. Parkına sahip çıkan, taleplerinde ısrarlı olan ve daha fazla özgürlük talep eden yüzlerce yurttaşımız yine sabahın kör karanlığında evlerinden gözaltına alınmaya başlandı. Demokratik haklarını kullanan yurttaşlarımıza polis şiddeti, şimdi de gözaltı ve tutuklamalarla devam ettirilmek isteniyor. Meslek Odalarına ve partilere yönelik tutuklamalar artarak devam ediyor. Korku ve baskıdan medet umuluyor.

Bugün itibariye tespit edilebildiği kadarıyla her an artmakla birlikte İstanbul’da 253, Ankara’da 142 kişi gözaltına alınmış durumda. Ülkenin her tarafında bu yönlü uygulamalar devam ediyor. Gözaltına alınan herkesin bir an önce serbest bırakılmasını ve bu anti demokratik tutuma son verilmesini istiyoruz.
Bu ülkeyi yönetenlerin, öncelikle bugün itibariyle, ülke çapında 59’u ağır, 7 bin 822 yaralı yurttaşımızın sağlık durumuna dair açıklama yapmalarını, bu ağır tabloya ve 4 yurttaşımızın ölümüne yol açan sorumlulardan hesap sorulmasını, görevden alınmalarını ve adli mercilere sevk edilmelerini bekliyoruz.

Bilinmelidir ki, yurttaşlarının demokratik taleplerine karşı polis şiddeti ve ardından kitlesel gözaltı ve tutuklama yönteminin devreye sokulması bu ülke halklarının çok iyi tanıdığı bir devlet geleneğidir. Bu Hükümet de bunu görülmemiş düzeyde bugün sürdürmektedir. Bu ülkenin yaşadığı her darbe dönemi, her otoriterleşme çabası bu tür kitlesel tutuklamalarla yaşandı. Gezi Parkı direnişinin kitleselliği, meşruluğu, barışçılığı ve yaratıcı zekâsı bu demode olmuş otoriter yöntemleri bertaraf etme yeteneğine sahip olduğunu gösterdi ve hala göstermeye devam ediyor. Yürüyen yüz binlerden, “duran insanları”na, tencere tava çalanından, insan zinciri kuranına kadar her yeri, her anı demokratik tepkilerinin gösterildiği zeminlere dönüştürebildi.

Bugün itibariyle Taksim’den başlayıp ülkenin dört bir yanına yayılan taleplerin yurttaşlarımızın talepleri haline geldiği ve bundan vazgeçmeyecekleri görülmelidir. Ağaçları kesenler bugün belediye aracılığıyla parka yeniden ağaç ve çiçek dikerek özeleştiri mi yapıyor? Oysa bu tutumun halka açıklanması ve özür dilenmesi daha yararlı olacaktır. “İsteseniz de istemeseniz de bu parkı yıkarız, ağaçları keseriz, size mi soracağız” diyenler bu halka sorulmadan parkı yıkamayacaklarını, halkın taleplerini görmezden gelemeyeceğini anlamış durumda. Şimdi Topçu Kışlası Projesinin iptal edildiğinin açıklanması, sorumluların görevden alınması ve gaz bombası gibi insan sağlığına zarar veren madde kullanımından vazgeçilerek, gözaltına alınanların serbest bırakılması toplumsal barış için çok önemlidir.

Taksim dayanışması milyonların bu talep ve beklentilerini yansıtmayı sürdürürken, gözaltındaki ve hastanelerde yatan yaralı yurttaşları yalnız bırakmayacak, yaralılar iyileşinceye gözaltılar serbest bırakılıncaya kadar bütün gücüyle ses çıkarmaya devam edecektir.

TAKSİM DAYANIŞMASI


Taksim Dayanışmasının 19 Haziran tarihli duyurusu:

dyadyYurdumuzun dört bir yanından, meydanlarımızdan, parklarımızdan, evlerimizden, odalarımızdan, sendikalarımızdan, partilerimizden, kısacası her neredeysek oradan sesleniyoruz.

Bizi biz yapan bütün değer ve renklerimizle, sarsılmaz bir sağduyu, direnme gücü, kararlılık ve inanılmaz bir yaratıcılıkla, yaşamın olduğu her alanda bir aradayız. Taleplerimizden ve kazanımlarımızdan vazgeçmiş değiliz.

Unutturmak isteyenler ve varsa hala duymayanlar için bir kez daha kez daha hatırlatalım.

• Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda, toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini; ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını,
• Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak, halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan; binlerce, insanın yaralanmasına, beş yurttaşımızın ölmesine neden olan sorumluların, başta İstanbul, Ankara, Hatay ve Adana Valileri ve Emniyet Müdürleri olmak üzere tüm sorumluların görevden alınmasını,
• Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanmasını,
• Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılması, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını,
• Afet zamanlarında da toplanma ve korunma yerlerimiz olan Gezi Park’ı başta olmak üzere halkın kullanımına kapalı bütün parklarımızın bir an önce kullanıma açılmasını, önemle ve acilen talep ediyoruz.
Siz, yetkili ve ilgili makamları bizlerin adına işgal edenler biliniz ki bu talepleri yerine getirmekten ve dünyanın gözü önünde işlediğiniz insanlık suçu şiddetin hesabını vermekten; bazı siyasi grupları, taraftar gruplarını ve kişileri hedef göstererek kaçamazsınız. Bu talepler artık sadece bizlerin değil, dünyanın tüm duyarlı insanlarının da talepleridir.

Evrensel hukuka aykırı bir şekilde ev baskınlarıyla yüzlerce arkadaşımız gözaltına alınmıştır. Gözaltındaki ve hastanelerde tedavi altındaki dostlarımızın her türlü hukuki ve insani gereksinimlerinin karşılanabilmesi ve hepimizin desteğinin sunulması için ilgili bileşenlerimiz tarafından yapılan ziyaretler ve hizmetler sürdürülmektedir.

Acımasız, hukuksuz, akıl ve vicdan tanımaz şiddet uygulaması nedeniyle hastaneler, ulaşabilen binlerce kişi tedavi altındadır. Ayrıca, son günlerde İstanbul sokaklarında çantalar aranmakta ve sağlıklarını, yaşamlarını korumak amacıyla insanların taşımak zorunda kaldıkları basit toz maskeleri ve gözlüklere, emniyet güçleri tarafından el konulmaktadır. Bazen de bu korunma malzemelerini taşıyanlar gözaltına alınmaktadırlar. Bu uygulama insanların en temel hakkı olan yaşam, beden ve ruh sağlığını koruma hakkını tehlikeye atmaktadır. Bu uygulamaya derhal son verilmeli, uygulayanlar hakkında işlem yapılmalıdır.

Bizler şimdilik afet halini alan ve tıpkı deprem gibi ne zaman, nereden ve neyin tetiklediği belli olmayan bu şiddete karşı, afet toplanma alanlarımız olan parklarımızda her gece saat 21.00’de kendi kararlarımızı verip bu kararlarımızı yaptığımız dayanışma toplantılarında ortaklaştırıyoruz. Ülkemizde demokrasinin yaralarını sarıyor ve barışıyoruz…

Bizi korkutmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya çalışanlar bilsinler ki hiç birimiz yalnız değiliz. Sokakta, yolda, işte, meydanlarda, mahallelerde birbirimizi korumaya kollamaya ve anlamaya devam ediyoruz.

Yaşasın dayanışmamız…

Her yer Taksim her yer direniş…

TAKSİM DAYANIŞMASI

, , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir