TALEBİMİZ AYNI: “G-8 SONLANDIRILSIN!”

G-8 SonlandırılsınL’Aquila Kenti’ni duymuşsunuzdur. Geçtiğimiz Nisan ayında yaşanan depremde 300 kişinin öldüğü, 50 bin kişinin de evsiz kaldığı İtalya’nın tarihi bir kenti.

L’Aquila bu kez adını 8-10 Temmuz tarihleri arasında yapılan G-8 Toplantısı’na ev sahipliği ile duyurdu.

Maddalena Adası’nda düşünülen toplantı “depremzedelerle dayanışma” adına L’Aquila’aya alındı. Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesine gelen bu yer değişikliği nedeniyle Maddalena’dan Berlusconi’nin partisine oy çıkmadı.

L’Aquila’daki depremle evleri yıkılanlar çadırlarda barınmaya başlamışlardı. Eziyet ve zorluk içinde yaşamlarını sürdürenler için, “çadırlarda tatil yaptıklarını varsaysınlar” diyen Berlusconi’nin bölgeyle “dayanışması” da ona uygun oldu.

G-8 toplantısına katılacak liderlerin ineceği havaalanı, ağırlanacakları kentin polis akademisi geceli gündüzlü çalışma ile yenilendi. Obama’ya basket sahası, Sarkozy’e jogging alanı hazırlanması gibi “ayrıntılar” da unutulmadı.

Berlusconi, işte bunlar için ayrılan yaklaşık 300 milyon dolarlık harcamanın deprem bölgesinin ekonomisine hareketlilik getireceğini umuyordu.

1973’te yaşanan petrol krizi sonrası dünyanın gelişmiş yedi ekonomisi (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Kanada, Japonya) bu soruna ‘çözüm’ için bir araya geldiler. O yılki bu görüşme, emperyalistlerin dünya ekonomisine yön veren periyodik toplantılarından birine dönüştü. G-7 olarak adlandırılan bu grup, Sovyetler Birliği’nin çözülmesinin ardından Rusya’nın da bu gruba katılmasıyla birlikte G-8 olarak anıldı.sayfaa-2

G-8’in yıllık toplantılarının son dönemde gündeminden eksik etmediği konuların başında küresel ısınma var. Enerji, gıda, su, sağlık, eğitim ve Afrika’ya yardım da diğer gündem maddeleri.

G-8’lerin toplantısının ikinci gününe Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika ve Güney Afrika devletleri de davetlilerdi.
Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) verileri, küresel ısınmanın başlıca sebebi olan dünya atmosferindeki karbondioksit salınımının yüzde 62’sinden G-8’lerin sorumlu olduğunu gösteriyor.

“Şiddetli işsizliğin, su, gıda, enerji tedarikindeki daralmanın, küresel ısınmanın birikimli etkileri ile birleşmesi sonucunda, gelecek on yılda dünya nüfusunun yarısı şiddet olaylarından ve toplumsal kargaşalardan etkilenecek” (UNESCO, Dünya Bankası, ABD Ordusu ve Rockefeller Foundation’un destekleriyle hazırlanan rapordan aktaran E. Yıldızoğlu 15/07/2009)

Raporlar durumu böylesine açıkca ortaya koyarken, sorunun faillerinin çözüm arayışları inandırıcı olabilir mi?

İnsanlığın biriken sorunlarına, artan küresel endişelerin giderilmesine dair bu toplantılardan bir çözüm çıkabileceği beklentileri iyice azalmasına karşın, neo-liberal küreselleşme karşıtı hareketlilikte de bir durgunluk yaşanıyor. L’Aquila’daki protesto gösterilerinde bu da gözlendi.

Her şeye karşın insanlığın geleceğinin ipotek altına alınmasına seyirci kalmayan sesler sokaklardan eksilmedi.

Emperyalistlerin İtalya’daki buluşmasını protesto gösterilerinin ilki, ABD askeri üssünün bulunduğu Vicenza’da gerçekleştirildi. 4 Temmuz’daki gösteriye 10 bin kişi katıldı. Polisin göz yaşartıcı gaz kullanarak dağıtmaya çalıştığı kitle direnişle karşı koydu.

Neo-liberal karşıtlarının başkent Roma’da düzenledikleri değişik gösterilere de polis müdahaleleri oldu. Avrupa’nın değişik ülkelerinden katılımcılarının da aralarında olduğu 36 kişi gözaltına alındı.

Küresel ısınmaya dikkat çekme eylemlerinden biri de, Greenpeace üyelerince, Seine Nehri üzerine 16 metre yüksekliğinde plastik buzdağı oturtulması eylemiydi.

,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir