Tarık Akan: Mücadele Hiç Bitmeyecek!

tarik-akan-hicbir-darbe-demokrasinin-d-sini-dahi-getiremez-186318-5Tarık Akan 7 Eyül’de Yılmaz Güney’in anma gecesine hasta yatağında telefonla bağlandığında yukarıdaki sözü söylemişti: Mücadele hiç bitmeyecek! 

Sinemamızın unutulmaz oyuncularından Tarık Akan akciğer kanserine yenik düştü ve bugün, 16 Eylül 2016, öldü.13 Aralık 1949 tarihinde İstanbul’da doğmuştu.

Sevilen, akılda kalan ve kuşaklar boyu izlenen Hababam Sınıfı’nın oyuncularındandı. Uzun dönem “yakışıklı oğlan” rollerinde oynayan Tarık Akan giderek Yılmaz Güney ile yakınlaşarak politik sinemaya ilgi göstermeye başladı. 1977 yılında Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz ile birlikte Sürü filminde oynadı (Proje Yılmaz Güney’indi, yönetmen, Zeki Öktem). 1978 yılında Yavuz Özkan’ın yazıp yönettiği ve işçi direnişleri yanlısı Maden adlı filmde Cüneyt Arkın ile birlikte oynadı. 1982 yılında Yol filminde (Yılmaz Güney ve Şerif Gören yönettiler) dünya çapında başarı kazandı. 1990 yılında ise Rıfat Ilgaz’ın yazmış olduğu romanından (1974)sahneye uyarlanmış olan Karatma Geceleri adlı filmde oynadı. Film sıkıyönetimi eleştiriyordu. 

Tarık Akan 12 Eylül askeri cuntası döneminde Almanya dönüşü tutuklandı ve bir süre hapis yattı. Bu süreci “Anne Kafamda Bit Var” adında 2002 yılında yayınlanan kitabında anlattı. 

1990 sonrası Tarık Akan’da umutsuzluk gelişmeye başladı. Bu yüzden o resmi Atatürkçü görüşe yakınlaşmaya başlamış ve hatta 28 Şubat darbesine olumlu bakmıştı. 

Tarık Akan ordudan boş yere umut beklemiş olmasına rağmen AKP gericiliğine karşı durmayı başardı ve Gezi Direnişi’ini kuvvetle destekledi.

Aydınlanmadan, direnen emekçilerden ve ezilenlerden yana tutumuyla kalplerde yer edindi.

Tarık Akan baskı ve zulüm karşısında teslim olmayan direnişçi sanatçı kişiliğiyle yaşayacaktır.

Odak Dergisi

5 comments on “Tarık Akan: Mücadele Hiç Bitmeyecek!
  1. Türkiye’nin bütün sağcıları ölen insan cesetlerini ve ölüleri bile s..ker’lerken, buranın bütün solcuları da bu ceset bakire ve namuslu, bu ceset de mındar ve namussuz diye hep ölü sayar dururlar sürekli olarak … (!)

    Şahin Kanbur & ( 17 Eylül 2016 )

    **(!)**

  2. HER ÖLÜMDE DURAN BİR GERÇEK YAŞAM VAR

    Şafağın koynunda asıldı güneş…
    Gecelerin en derin karanlığında boğuldu rüzgâr…
    Sabahın en ulu şavkın da duruldu deniz…
    Günün ilk ışığında kalktı yerinde ateş…
    Bütün ve her geçen zamanların hiç bitmeyen tarih uykusunda vuruldu yıldızlar…
    Bana bir dert söyle ki hiç yaşanmamış demde duran dermanı olsun…
    Ey aşk tüten ruhumda şimdi dingin nefesimle tuttuğum ve büyüttüğüm hüznümün hicran yarası…
    Korkuya yürek patlatan ve ruh çatlatan zait…
    Şarabı ül muhabbetle yar deyü deyü
    Nefsi nefeste dağ gülü kokan ozan…
    Bu toprakta yeri saklı duran kökü…
    Sen suya tohum verdin, su sana can şimdi…
    Gel ey kabrimin kabristanında yalnızlığıma açan gururumun sessizlik ve sensizlik alemine lal olan dili…
    Anlamınla gülistan kadimde dert dest anlıma yazılan an…
    Oku onu gerçeğin adıyla…
    Söyle şimdi sen şair, hüzne gamlı ve yaslı duran öfkemi…
    O SEVDALI YÜREKTE TUTAN RENK NE Kİ…
    Umuda gam ve yas tutan, düşlerime sessizce yağan sensin…
    Bütün zamanlarımın gerçek serüvenine,
    Sırtı yeleleriyle sarılan atlarıyla ve atlılarıyla çıkan
    Bir sonsuzluk zaferine ışık hızıyla koşan,
    Hem yiğitlik ve dürüstlük hem gerçek davamın
    Şimdi göğün ve bu evrenin yüzünde aslı kalan resmisin sen…

    Şahin Kanbur & ( 29 Mayıs 2015 ) & ( 04 Haziran 2015 ), Yeniden : ( 17 Eylül 2016 )

    **(!)**

  3. Şiiri, sanatı, yazmayı, okumayı, demeyi, söylemeyi, edebiyatı kendi gerçek sahibine yaranmak için yapan bütün soytarılar ile, bunları sırf kendisinin zehirini kusmak, zahirini atmak, zahiresini toplamak ve kemiğini yemek olarak bilen ve yapan bütün liberal kul’lardan, köle’lerden ve insan köpek’leriden, hiç kimse için ve bilhassa da kendi adına hiç bir hayır gelmez, hiç bir hayırat ve hatırat çıkmaz bütün bu ve öbür dünya’da ve her iki cihanın hak ve hakikat olan gerçek hayat ve tarih payından!…

    Şahin Kanbur & ( 16 -17 Eylül 2016 )

    **(!)**

  4. Bütün gerçek yalanınla
    Yalanlarınla gel üstüme
    Dövüş benimle ey tanrı
    Zorun bana vız gelir…
    Sen bilir misin ki
    Hayat vicdanımın içinde
    Ne tanrılar doğurdu şimdi,
    Doğurur bu tarihe inat…
    Bu kavga yalnızlık değil,
    Bu dava hiç lik davasıdır…

    **(!)**

    ” Şimdi bizim aramıza
    Yola boyun veren gelsin
    Sevdasıyla, kavgasıyla
    Hakikati bilen gelsin … ” & ( Pir Sultan ABDAL )

    BÜTÜN TARİH KENDİ İÇİNDE EN AZ KÖTÜLÜKLER KADAR İYİLİKLERİ, ÇİRKİNLİKLER KADAR GÜZELLİKLERİ, YANLIŞLIKLAR KADAR DOĞRULUKLARI, YALANLAR KADAR GERÇEKLERİ VE HAKİKATLERİ TAŞIR VE GETİRİR, SONSUZ BİR EZELDEN VE YÜKLENİR VE GÖTÜRÜR, SONSUZ BİR EBEDE, EBEDİYETE KADAR!

    Şahin Kanbur & ( 12 – 17 Eylül 2016 )

    **(!)**

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir