YOK OLSUN!
Ayaz KAYA
12 Eylül faşist darbesinin üniversitelerimize armağanı olan YÖK, askeri darbenin bir kurumudur.
YÖK; Türkiye halklarının kardeşliğini savunanlara karşı militarizmi-şovenizmi yükseltiyor, Kürt düşmanlığını destekliyor. Okulları polislerin denetimine sokarak, gençlik üzerinde düzenin baskısını kurumsallaştırıyor. Faşist kitlelerin, üniversitelere saldırmalarına ön ayak oluyor.
YÖK; üniversite gençliğini baskı altına alıp, sindirmek, apolitikleştirmek, duyarsızlaştırmak amacındadır.
Parasız okumayı imkânsız hale getiren, toplumdan tamamen yalıtılmış, bilimsellikten uzak üniversiteler kuruluyor.
Buna karşın YÖK başkanı ne diyor; “…Üniversitelerin her türlü bağımsızlığa kavuşması için bu gereklidir. Özellikle mali bağımsızlığa kavuşması için gereklidir. Devlet parayı üniversiteye veriyor. Üniversitenin bütçesini zenginleştiriyor. Üniversitelilere verilen para, burs olarak öğrencilere verilse, ihtiyacı olan her öğrenci bu burstan yararlansa, parası olan öğrenci okul parasını kendisi karşılasa daha iyi olur. Bu nedenlerden dolayı bana çok pratik geliyor.”
Devletin maddi sıkıntılar altında eğitim gören üniversite öğrencilerine zaten burs verdiğini söyleyen YÖK başkanı, “Burs konusunda neden sıkıntı olsun? Devlet zaten burs veriyor” diyor!
Bu gün “ihtiyacı” olan öğrenciye yeme–içme, barınma gereksinimini karşılamak için 300 TL para vermektedir. Öncelikle bu burs mudur? Bu yeterli midir? Devletten ayda 300 TL burs alanlar 14 bin liralık borç senedi imzalıyor. Buna paralı üniversite bedelini eklediğimizde, burs alacak öğrencinin 55-60 bin liralık borç senedine imza atması gerekmektedir. Öğrenciler bu borç senedine imza atmayacaklardır. Onların yapmak istediği üniversiteleri emekçi çocuklarının yüzüne kapatmaktan başka bir şey değildir. Paralı üniversitenin, yoksulun önünü açacak demokratikleşme hamlesi, söylemleri gülünçtür. Onlar gençlerin üniversiteye gitmelerini “gösteriş yapma “ olarak yorumlamaktadırlar.
YÖK’ün kuruluşu ile birlikte özel üniversiteler kurulmuş, kamu üniversiteleri ise gerek üniversite öncesi dershane harcamaları, gerekse yüksek har(a)ç, kayıt, barınma, beslenme masrafları ile neredeyse tümüyle paralı hale getirilmiştir.
Onlar; öğrencileri müşteri, okulları ise ticarethane olarak görmektedirler. Devlet eğitime para vermek istememektedir.
Yüksek öğretimdeki yurt durumu ise perişan haldedir. Öğrencilerin önemli bir bölümü cemaat yurtlarında, “ağabeylerinin ve ablalarının” yanında yaşamak, onların dayatmalarına katlanmak zorunda kalıyor.
YÖK; ilerici, devrimci düşünceleri üniversitelerden tamamen yok edip, yerine kendi anlayışına uygun bir “eğitim”, yani gerici, faşist eğitim politikasını yerleştirmektedir. Ayrıca YÖK, gençliğin örgütlenmesini, her türlü hak arama mücadelesini engellemektedir. Amacı tek tip öğrenci yetiştirmek, öğrencilerin söz söyleme ve karar alma haklarını engellemektir.
Şüphesiz bu anlayış yıkılacaktır.
Kapitalist sistemin amansız saldırılarına karşı daha kitlesel, direngen süreçler örmek, buna uygun yol ve yöntemleri geliştirmek görevi devrimci gençlerin önünde durmaktadır.
Geleceğimizi emekçilerin kanını emenlere bırakmayacağız!
Ferman Devletinse
Üniversiteler Bizimdir
Kategori: Türkiye
Yorumlar
Yorum yok
Yorum Yapın