19 ARALIK KATLİAMINI UNUTMA, UNUTTURMA!

Dokuz yıl önce 19-22 Aralık tarihlerinde devrimci tutsakları teslim almak, sindirme politikalarını hayata geçirmek, F tipi tecrit sistemine geçişi sağlamak için,“Hayata Dönüş” adı altında 20 hapishaneye birden saldırıda bulunan devlet, onlarca devrimci tutsağı kurşunlarla, bombalarla, coplarla katletmiştir.

1999’da Ulucanlar’da provasını yaptıkları katliamı bir yıl arayla 19 Aralık 2000’de yaklaşık 8.500 kişilik silahlı güçle, dozerler, lav silahları, binlerce gaz ve biber bombalarıyla gerçekleştirmiş, 30 devrimci tutsağı katletmiş, 237 tutsağı ağır yaralamıştır.

Adına hayat kurtarma operasyonu dedikleri operasyonla hayatları karartanlar, aradan geçen yıllarda bir bir aklanmışlardır..

F tipi hapishanelerinin mimarlarından olan ve 19 Aralık katliamı sırasında Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Ali Suat Ertosun’a 2004 yılında AKP hükümeti kararıyla dönemin Devlet Bakanı tarafından ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ verilmiş, katliamı yapanlar resmen ödüllendirilmiştir.

Devrimcileri F tiplerine ancak katlederek yerleştirebilen devlet; devrimcilerin, uygulanan insanlık dışı tüm uygulamalara, işkence, baskı ve zulme karşı baş eğmeyen tutumunun karşında her zamanki yöntemini uygulamaya bugün de devam etmektedir. Saldırılarını sistematik bir şekilde sürdürmektedir. Bugün yüzlerce devrimci tutsak F tiplerinde tecrit altında tutulmakta, hayattan koparılmaya çalışılmaktadır.

19-22 Aralık katliamı açıkça göstermiştir ki amaç sadece devrimci tutsakları teslim almak değildir. Asıl hedef devrimci tutsaklar üzerinden toplumun, yaşamın hücreleştirilmesidir.

Mücadele yolu seçilmedikçe sömürü, baskı ve katliamlar devam edecektir. 19 Aralık 2000’de “Ölürüz, ama asla teslim olmayız!” yanıtıyla devrimci tutsaklar unutulmaz bir direniş ortaya koymuşlardır. Bu yanıt her türlü fiziki güce sahip olan sömürü düzenine karşı sömürünün, işkencenin, katliamların olmadığı bir ülke ve dünya için mücadele eden devrimci tutsakların tüm F tiplerinde sürdürdükleri direnişin en somut ifadesi olmuştur.

Bugün gelinen aşamada, yaşanan süreç iyi tahlil edilmeli, bütün olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan katliamların önüne geçmek, yenilerine izin vermemek için devrimci hareketin çıkarlarını göz önüne almalı ve o doğrultuda karşı duruşu örgütlemeli, mücadelenin devamı için çaba sarf etmeliyiz.

Kategori: 'Güncel, Türkiye



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site