İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı kutlamaya hazırlanıyoruz. Ülkemizde, 1 Mayıs bir yanıyla da devletin yasak, baskı, tutuklama terörü ve katliamlarıyla anılır. 1977 1 Mayısı’nda kontrgerilla katliamıyla 34 insanımızı yitirmiştik. Bu katliamın sorumluları bugüne kadar ortaya çıkarılmamış, hesap sorulmamıştır. Bugün 1 Mayıs 1977’de düşen 34 şehidimizi bağlılıkla anıyoruz. ’77 1 Mayıs katliamının hesabını sormak için mücadele ediyoruz.
1977’de katliam gerçekleştiren devlet 1979 yılından itibaren 32 yıl boyunca Taksim alanını kutlamalara kapattı. Bir yandan 1 Mayıs’ın kutlanması yasaklanırken, diğer yandan emekçilerin kanlarıyla sulanan Taksim işçi ve emekçilere kapatıldı. Bu yasağı uygulayabilmek için de her türlü baskı ve katliamı uygulamaya devam etti.
Ancak tarihi direnenler yazar. Uzun yıllar boyunca 1 Mayıs’ı kazanma ve Taksim alanını zapt etme mücadelesi devam etti. Bu mücadele boyunca 1989′da Şişhane’de ölümsüzleşen Mehmet Akif Dalcı’yı, 1996′da Kadıköy’de şehit düşen Dursun Odabaş, Hasan Albayrak ve Yalçın Levent’i bağlılıkla anıyoruz.
1 Mayıs’ın, Taksim’in kazanılması yolunda çetin bir mücadele sergilendi ve nice bedeller ödendi. 2010 1 Mayısı’nda Taksim’in emekçilere açılması asıl olarak bu mücadelenin sonucudur. Taksim kazanımını kimse bahşetmemiştir, yıllardır sergilenen ısrar sonucunda işçi ve emekçiler tarafından kazanılmıştır. Bu soluklu mücadele, ülkemizde demokrasi ve hak kazanımı mücadelesinin nasıl verileceğini de öğretiyor bize. Bugün sömürüye, güvencesiz çalıştırmaya, taşeronlaştırmaya, bir bütün olarak sosyal yıkım saldırılarına karşı 1 Mayıs şehitlerinin azmi ve direngen ruhuyla mücadele etmeliyiz.
Ancak böyle bir mücadele ruhuyla kapitalist-emperyalist sistemin dünya ölçeğindeki saldırılarına karşı durabiliriz. Ancak böyle bir mücadele ruhuyla Kürt halkına yönelik imha ve inkar politikalarının önüne geçebiliriz.
Kazanımları hazmedemeyen devlet, 1 Mayıs kutlamasının içini boşaltmak için elinden geleni yapıyor. Bir mücadele günü olan 1 Mayıs’ı bayram havasına sokmaya çalışıyor. Yani bu konuda da işçi ve emekçilerin düşmanlarıyla savaşı devam ediyor. Bu savaşı kazanmak için 2010 1 Mayısı’nı birleşik, kitlesel ve devrimci bir tarzda kutlamalıyız.
1 Mayıs’ın devrimci bir tarzda kutlanmasının önüne hiçbir güç geçemeyecek. Kitleselliğimiz, coşkumuz ve şehitlerimizin iradesiyle Taksim’de olacağız.
Her türlü devlet terörüne, provokasyona, baskılara, yasaklara bir de Taksim’de dur diyeceğiz.
Güvencesiz çalışmaya, geleceksiz yaşamaya karşı 1 Mayıs’ta Taksim’de olalım!
1 Mayıs şehitlerimizin hesabını sormak için 1 Mayıs’ta Taksim’de olalım!
1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür!
Yaşasın 1 Mayıs