Kış, Bahar, Yaz demeden; yağmur, çamur, kavurucu sıcak vb hiçbir mazerete sığınmadan aylardır her cumartesi Adana’da Devrimci bir Güç Birliği niteliği kazanarak tüm ülkeye ilham kaynağı olacak şekilde Hasta Tutsaklarla Dayanışma sergileyen Adana İnisiyatifi ; 14 Ağustos Günü yine ve yeniden Eylem gerçekleştirdi. 65 kişinin katılımı ve büyük coşku ile hayata geçirilen Eylem’de, Erol Zavar’a Yaşama Hakkı Koordinasyonu’ndan Nejat Okay Arkadaşımızın okuduğu Basın Açıklaması Metni şöyle idi:
BASINA VE KAMUOYUNA
Küreselleşme yaftası ile (Emperyalizm tarafından) sınıfsal çelişki ve sömürünün en yoğun yaşatıldığı ülkemiz cezaevlerinde yıllardır uygulanan hak ihlalleri ve faşist 12 Eylül Yönetimi’nin tutsaklara yönelik sessiz, kuralsız ve teslim almaya dönük politikası; daha sonraki tüm iktidarların da ortak paydası olageldi. Siyasal iktidarlarını pekiştirmek adına gerçekleştirmekte oldukları Referandum öncesi sözüm ona duygu yoğunluğu içinde devrim şehitlerini manipülasyon aracı olarak kullananlar mevcut trajediyi ise görmezden gelmektedir.
Gerçekten de bu gün ülkemiz cezaevlerinde 325 hasta tutsak bulunmakta. Devrimci hasta tutsaklar içersinde 55’nin durumu çok acildir. Ölümün kıyısına gelmiş tutsaklar inatla, ölümü randevu yerinde ekmeye devam etmektedirler. Güler Zere örneğinde görüldüğü gibi geç kalınmış tahliyeler toplumun vicdanını kanatmaya devam etmektedir. Cansız bedenleri ailelerine teslim edilen Osman Yiğit, Mehmet Kılıç ve adli tutuklu 17 yaşındaki lösemi hastası Abdullah Akçay örneklerinde de olduğu gibi.
DEĞERLİ KAMUOYU,
Cezaevlerindeki hasta tutsaklara örnek olarak 4 tutsağı birer simge olarak vermek isteriz.
19 yıldır Bolu Cezaevi’nde müebbet hükümlüsü şair tutsak, mesane kanseri ve tüberküloz hastası Ümit İLTER. 10 yıldır Sincan F tipi Cezaevi’nde müebbet hükümlüsü, mesane kanseri, defalarca ameliyat olmasına rağmen durumu giderek ağırlaşan Erol ZAVAR.
Yine 23 yıldır tutsak olan ve özelliği hafıza ve bellek kaybı olan Wernicke Korsakoff Hastalığı nedeni ile şartlı tahliye edilen, tedavi gününü unutarak 3 gün geç geldiği bahanesiyle tekrar cezaevine gönderilen, infazı yakılarak kalan cezası için Adana F tip Cezaevi’ne gönderilmiş olan Kemal ÖZELMALI. Diyarbakır D tipi Cezaevi’nde ve 3 Ağustos’tan bu yana Yoğun Bakım’da yaşama mücadelesi veren lenf kanseri hastası Nurettin SOYSAL.
DEĞERLİ BASIN,
Yaşamları devletin güvencesinde olduğu iddia edilen tutukluların cezaevi koşulları sistematik bir şekilde gün geçtikçe zorlaştırılmaktadır. Son olarak 70 kişilik Karataş Kadın Cezaevi’nde 320 tutsak kalmasına rağmen su kesintisi devam etmektedir. Benzer uygulama Ermenek Cezaevi’nde de yaşanmaktadır. Tecrit ortamının daha artırılması beraberinde tutsakların ölümcül hastalıklara yakalanmasına neden olabilecektir.
Bizler sivil toplum örgütleri, aydınlar, insan hakları savunucuları ve demokratik kitle örgütleri olarak bu güne kadar hasta tutsaklarla ilgili yapmış olduğumuz çağrılar ve çalışmalarla sesimizi yetkililere duyurmaya çalıştık. Tüm bu çabalarımıza rağmen Hükümet başta olmak üzere tüm yetkililer adeta kör ve sağırları oynayarak olan biteni görmezden, anlamazdan gelmeyi sürdürseler de; yaşanan olumsuzlukların ve ölümlerin sorumluluğundan kurtulamazlar. Bu duyarsızlık ve vurdumduymazlık AKP Hükümeti’nin ve diğer yetkililerin vicdanlarını rahatsız etmeyebilir ama bizlerin vicdanlarımızı kanatmaktadır.
Tüm vicdanlara seslenme nedenimiz cezaevlerinden bir ağıt daha yükselmemesi içindir.
Kazanan örgütlü mücadelemiz ve insanlık olacaktır, 14.08.2010.
Hasta tutsaklarla dayanışma platformu
İHD, EÖ, Erol Zavar’a Yaşama Hakkı
Koordinasyonu, BDSP, DP, ESP, Tuhayder.
Destek Veren Kurumlar: Halkevi, ÖDP