Yeni İnsan Öyküleri: Nasıl Yapmalı?

1860 sonlarında Rusya’da toplumsal mücadelenin yükseldiği yıllar… Çernişevski ve arkadaşları, Çarlık’a karşı başlatılan savaşta hem eylemsel hem de fikirsel olarak en öndeydiler. Bir süre sonra Çernisevski’nin ve arkadaşlarının toplumsal ve düşünsel eylemleri Çarlık için tehlike oluşturmaya başladı.
Bir yıl sonra Çarlık, karşı saldırısını başlattı. Çernişevski’nin Sovromenik (Çağdaş) isimli dergisi kapatıldı ve aradan çok geçmeden Çernişevski tutuklanarak Petropavlovsk zindanına kapatıldı. Çernişevski “Nasıl Yapmalı?”yı işte bu sürgünde, 4 Aralık- 4 Nisan 1863 tarihlerinde, dört ay gibi kısa bir sürede yazmıştır.
“Nasıl Yapmalı?”nın içeriği son derece kapsamlıdır. “Kitap ne anlatıyor, içeriği nedir?” sorusuna verilecek en doğru yanıt ise, “Yeni insanları anlatıyor.” olur. Çernişevski egemen sınıfa ve eski topluma ait eski insanlarla, o sırada Rusya’da ve dünyada belirmekte olan yeni niteliklere sahip insanlar arasındaki çatışmanın özünü kavramış ve bunu “Nasıl Yapmalı?”ya aktarmıştır.
Yazarın yeni insanları, roman kahramanları Rahmetov, Lopuhov, Kirsanov ve Vera Pavlovna’dır. Bu insanların en dikkat çeken özellikleri ise ahlaki üstünlüklere ve güçlü iradeye sahip olmalarıdır. Çalışkan ve emeğe saygılı bu insanlar yalnız kendileri için değil, herkesin güzel yaşaması ve mutluluğu için ve sömürenlerin olmadığı bir hayat için çaba harcayan canlı, aktif ve mücadeleci insanlardır. Bu insanların öğrenme, araştırma ve eleştirel düşünme yetenekleri ile gelecek konusundaki kuvvetli iyimserlikleri dikkat çekmektedir.
Romanda öne çıkan bir başka konu ise kadın ve kadının toplumsal rolüdür. Yeni insan için kadın ikincil değil, önde gelen roldedir; hayatın bütün alanlarında verimli etkinliklerde bulunacak bir bütünün diğer yarısıdır. Kitaba konu olan aşk sıradan bir aşk değil, tarafların zihinsel, sosyal ve ahlaki yanlarını geliştiren bir aşktır. Kitap geleneksel kadın erkek ilişkilerini derinlemesine sorgular. Gayet dürüst ve vicdanlı insanların da evliliklerinin başarısızlıkla sonuçlanabileceğini hesaba katar. Bu noktaya yoğunlaşan yazar, yeni insan özelliklerine sahip erkeklerin sorumlu davranmaları ve dürüst olmaları üzerinde durur.
Yazarın kadına bakışı, geleneksel erkek egemen bakıştan da feminist bakıştan da köklü bir şekilde ayrılmaktadır. Kitapta Lopuhov-Vera-Kirsanov arasında geçen duygusal ilişki, bugün bile ilerici olduklarını düşenen erkek ve kadınların önyargılarını sorgulayabilecek bir ilişkidir. Yazar bu ilişkiyi egemen erkek anlayışını aşan yeni bir ahlak anlayışı ile tartışır ve çözümü kadına bırakır. Başka bir yerde Kirsanov, bir hayat kadını ile hiç bir önyargıya kapılmaksızın derin bir aşk yaşar.
Yazar güvenilir ve çok olumlu erkek örnekleri ortaya koymasıyla, feminizmden kökten ayrılır. Toplumda kadının öteki cins olarak görülmesine itiraz eden feminizmin özünde erkeği öteki cins görmek bulunmaktadır. Bu anlamda feminizm ezilen ulus milliyetçiliğini andırır. Kitap, kadının kurtuluşunu kadınla erkeğin birlikte düşünmesi ve eylemi yoluyla arar.
Çernişevski Vera Pavlovna ile özgürleşmeyi erkekle birlikte toplumsal mücadelede arayan kadın tipini yaratmıştır. Küçük burjuva bir ailenin kızı olan Vera’nın devrimci kişiliğine kavuşması kolay olmamıştır. Ailesinden kurtulmak, Lopuhov’u sevmek ve onunla hayatını birleştirme hakkına sahip olmak için epeyce acı çekmiştir. Vera Pavlovna’ya göre kadının mutluluğu duygularını dile getirmesinde, aşkta eşit olmasında değildir. Erkekle her bakımdan toplumsal eşitliği sağlamadıkça kadın mutlu olamaz. Eşitliğin olmadığı yerde gerçek sevgi ve mutluluk da yoktur.
Yazar, yirmili yaşlardaki Vera Pavlovna’ya yeni toplumun nüvesi niteliğinde bir atelye kurdurmakla, gençliğin yaratıcı gücüne ve insiyatifine dikkat çekmiştir. Çernişevski Vera Pavlovna ile toplumun devrimci dönüşümünde aktif rol alan kadını gösterir. Çünkü Vera Pavlovna diğer “yeni insanlar” ile giriştiği siyasi ve sosyal mücadele ile (eğitimci Paulo Freire’nin diyalog dediği şey) aklının gücünü, enerjisinin yaratıcılığını ve duygularının zenginliğini açığa çıkarır. Ve Çernişevski bu insanların masal kahramanı olmadığını, sıradan, her gün yolda karşılaşabileceğimiz insanlar olduğunu vurgular.
Çernişevski romanda bizlere bir de “özel insanı”ı sunar: Rahmetov. Yazar, “Rahmetov hakkında söylediklerimden daha fazlasını biliyorum.” diyerek, kitaptaki bazı imalarla Rahmetov’un son derece meşgul olduğunu, “korkunç zor ve çetin bir iş” ile uğraşmakta olduğunu ve bunların özel meseleler olmadığını belirtiyor. Bu özel insanın sürekli bir yerlere gidip gelmesi, her gün yeni insanlarla bağlar kurması, onun kitle içinde çalışan aktif bir devrimci olduğunu göstermektedir.
Rahmetov atılgan, kararlı, özverili, zorluklar karşısında yılmayan ve eleştirel düşünen biridir. Yaşamını devrime adamış, mücadelesi yaşamının merkezinde olmuştur. Tüm hayatını mücadelesine göre planlar ve kendisini bir halk adamı olarak yetiştirir. Rahmetov, geldiği üst sınıfa özgü ayrıcalıklarını samimi ve kararlı bir tutumla terk eder.
Rahmetov okura bazı bakımlardan kendisini amaçları için araç haline getirmiş görünebilir. Ancak Rahmetov profesyonel devrimcinin muhtemelen ilk tarifidir. Kaldı ki Rahmetov, kendisini riske atarak bir kadının hayatını kurtaracak denli duygulu ve insan sevgisi dolu bir insandır. Yazar, Rahmetov’un kadına sonradan aşık olduğu halde onunla evlenmeyip ayrılması ile, sanıyoruz bir devrimcinin yaşamını mücadeleye göre ayarlaması gerektiğini göstermek istemiştir. Bu ayrılığı kurgulamaktaki bir amaç da Rahmetov’un hiç bir özel amaç gütmeden kendini başkalarına feda etme özelliğini göstermek olabilir.
Sosyalist geleceğin temelini oluşturan yeni insan başkaları için mücadele etmeyi kendine vazgeçilmez bir görev bilir. Tıpkı Lopohov’un Vera’ya yardım etmesi, Kirsanov’un Kryukova ve Katerina Polozova’nın hayatları için mücadele etmesi ve Vera Pavlovna’nın atölyede genç kızlarla beraber mücadele etmeyi görev bilmesi gibi.
Kitapta Vera Pavlovna’nın kurduğu atölye, yazarın hem örgütçü dehasını hem de sosyalist topluma ilişkin güçlü öngörülerini ortaya koymaktadır.
“Nasıl Yapmalı?” hem çağının ortaya çıkmakta olan yeni insanını iyi çözümlemiş hem de onun şekillenmesine ciddi katkıda bulunarak birçok ilerici kuşağın yetişmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Yazarın öngördüğü ve yetişmesine katkıda bulunduğu yeni insan, Yirminci Yüzyıl’da dünyayı sarstı ve Rusya’da devrim yaptı. Kitap bugün bile devrimcilerin siyasi eğitimine yardımcı olmak için önemli bir kaynaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir